top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargıtay 11. CD Kanun Yararına Bozma Ceza Hukuku

Sahte İmza İddialı Çek Olayı Yalnız Karşılıksız Çek Sayılarak Kapatılamadı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/259 · K. 2026/5804 · T. 01.06.2026

Karar Özeti

Seracılık yapan şikâyetçi, sattığı mallar karşılığında aldığı 96.000 TL bedelli çekin karşılıksız çıktığını, icra hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna göre keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürdü. Cumhuriyet başsavcılığı olayı karşılıksız çek suçu olarak niteleyip kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi, itiraz da reddedildi. Yargıtay, şüphelilerin yazı ve imza örnekleriyle yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını, tanıkların dinlenmesini ve şüphelinin şirket çalışanı olup olmadığının araştırılmasını gerekli gördü. Soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazı reddeden sulh ceza hâkimliği kararı kanun yararına bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Sahte keşideci imzalı çek verildiği iddiasında, imza incelemesi ve şüphelinin şirketle ilişkisi araştırılmadan olayın karşılıksız çek suçu sayılarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Soru: Sahte imzalı çek verildiği iddiasında soruşturma karşılıksız çek suçu gerekçesiyle kapatılabilir mi?

Sonuç: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazı reddeden sulh ceza hâkimliği kararı kanun yararına bozuldu.

Kararın Önemli Bölümleri

“hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı”

Kararın Tam Metni

11. Ceza Dairesi 2026/259 E. , 2026/5804 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2023/2165 Değişik İş

SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

İNCELEME KONUSU

KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan

itirazın reddi

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.08.2023 tarihli ve 2022/3255 Soruşturma, 2023/2543 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... Sulh Ceza Hakimliğinin, 29.09.2023 tarihli ve 2023/2165 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.09.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.12.2025 tarihli ve 2024/13174 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155497 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155497 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, sera işi yapan müvekkilinin, satmış domateslere karşılık şüpheliler ... ve ...'nın ..... Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ... ... Şubesine ait ....... sayılı, 25/07/2020 keşide tarihli ve 96.000,00 Türk lirası bedelli çeki aldığı, çekin karşılıksız çıkması üzerine .... İcra Müdürlüğünün 2020/1219 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçlu şirket yetkilisi tarafından imzaya itiraz edilmesi üzerine ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/67 esas sayılı dosyası ile icra takibinin durmasına karar verildiğini beyan ederek şüphelilerin müştekiye karşı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerini iddia etmesi üzerine yapılan soruşturma sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, müştekinin iddiasına konu suçun karşılıksız çek yazılmasına sebebiyet verme suçu olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;

Müşteki vekilinin, şüpheli ...'nın çek sahibi şirket ile ticari ilişkisinin olduğunu, çekin ilgili şirket tarafından kendisine verildiğini beyan etmesi karşısında, şirket yetkilisi şüpheli ...'a şirket adına çek tanzimi hususunda şifahi yetki verilip verilmediğinin, şüphelinin başkaca bu şekilde şirket adına çek ya da sözleşme imzalayıp imzalamadığının araştırılması, suça konu çekin şüpheli ... tarafından imzalanıp imzalanmadığının tespit edilmesini müteakip şüphelilerin hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;

“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

...“

Şeklinde düzenlenmiştir.

3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

...“

Hükümleri yer almaktadır.

4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; seracılık faaliyetiyle uğraşan şikâyetçinin, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden sattığı mallara karşılık kendilerini .... ...Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin ortakları olarak tanıtan şüpheliler ... ve ...'dan, şikâyetçinin oğlu olan ... namına keşide edilmiş, keşidecisi adı geçen şirket olan, 25.07.2020 keşide tarihli, 96.000,00 TL bedelli çeki aldığının, çekin bankaya ibrazı neticesinde karşılıksız çıkması üzerine ... İcra Müdürlüğünün 2020/1219 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sırasında, şirketin yetkilisi olduğu tespit edilen şüpheli ... imza itirazında bulunduğunun ve ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/67 Esas sayılı dosyası kapsamında yürütülen yargılamada temin edilen bilirkişi raporuna göre keşideci imzasının şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğinin, bu şekilde şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek şikâyetçiye sahte keşideci imzalı çek vermek suretiyle dolandırdıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; her ne kadar ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliler hakkında, "...müştekinin iddiasına konu olayın karşılıksız çek yapılmasına sebebiyet verme suçunu oluşturduğu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. Maddesinde düzenlenen suçun karşılıksız çek keşide etme suçu olmayıp çekin karşılıksız kalma suçuna sebebiyet verme suçu olduğu, suçun manevi unsurunu, kanunu ibraz süresi içinde çekin karşılığının bankada olmadığını bilmek ve karşılığı bankada bulundurmamak yönündeki kasıt olduğu, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 27/01/2020 tarih ve 2019/35817 Esas, 2020/415 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1. Maddesinde düzenlenen ''çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme'' suçunun işlenmesi için maddi unsur olan fiilin, çekin karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet verme yönündeki davranış olduğu, çekin TTK'nın 796. Maddesinde belirtilen kanuni ibraz süresi içinde ödenmek üzere muhatap bankaya ibraz edilmesi ve usulüne uygun şekilde karşılıksızdır işleminin yapılması gerektiği, bu itibarla müştekinin şüphelilerden aldığı satım ücretine karşılık gelen çekin ödeme aracı olduğu, müştekice ücretin tahsil edilmesi amacıyla çekin icraya konulduğu, karşılıksız çek düzenlenmesine sebebiyet verme suçunda yetkili ve görevli mahkemelerin İcra Ceza Mahkemeleri olduğu..." gerekçesiyle 01.08.2023 tarihli ve 2022/3255 Soruşturma, 2023/2543 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelilerden ... ...... ifadesine başvurulması, ... Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.07.2023 tarihli uzmanlık raporunda belirtildiği üzere, şüphelilere ait imza ve yazı örnekleri temin edilerek suça konu çek üzerindeki yazı ve imzaların şüphelilerin eli ürünü olup olmadığı yönünde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, şikâyet dilekçesinde isimleri bildirilen .... ve .... olayla ilgili tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulması, şüpheli ...'ın suç tarihinde keşideci şirketin çalışanı olup olmadığının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından sorulmak suretiyle tespit edilmesi, taraflar arasındaki hukuk dava ve icra dosyalarının akıbetlerinin araştırılması, şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra, sonucuna göre eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f maddesi kapsamında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve aynı Kanun'un 204/1. maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçlarına vücut verip vermeyeceği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. ... Sulh Ceza Hakimliğinin, 29.09.2023 tarihli ve 2023/2165 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Çekteki İmzanın Sahte Olduğu İddiasında Savcılık Hangi Araştırmaları Yapmalıydı?

Yargıtaya göre şüphelilerin yazı ve imza örnekleriyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, tanıklar dinlenmeli, şüphelinin suç tarihinde şirket çalışanı olup olmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmalı ve ilgili dava ile icra dosyaları araştırılmalıydı.

Benzer Kararlar

Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Konusundaki 30 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page