Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Hizmet Tespiti
Hukuk Genel Kurulu Direnme Uygun Bulundu İş Hukuku
Fiili Çalışma İspatlanamazsa İşe Giriş Bildirgesi Sigorta Başlangıcı için Yetmez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/179 · K. 2026/86 · T. 18.02.2026
Karar Özeti
Davacı, 1983 yılında dava dışı bir şirketin işyerinde çalışmaya başladığını ve işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini ileri sürerek sigorta başlangıç tarihinin tespitini ve yaşlılık aylığı bağlanmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi fiili çalışmanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işe giriş bildirgesinin fiili çalışmayı tek başına kanıtlamadığını, dönem bordrolarında davacının adına rastlanmadığını ve bordro tanıklarının davacıyı tanımadığını belirterek direnme kararını onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Süresinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi işe girişi gösterse de fiili çalışmayı tek başına kanıtlamaz; diğer yasal belgeler yoksa çalışma inandırıcı ve yeterli kanıtlarla ispatlanmalıdır.
Soru: İşe giriş bildirgesi verilmesi sigorta başlangıç tarihinin tespiti için yeterli mi?
Sonuç: İlk derece mahkemesinin direnme kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- KurulHukuk Genel Kurulu
- Esas No2025/179
- Karar No2026/86
- Karar Tarihi18.02.2026
- Karar TürüHukuk Genel Kurulu Kararı
- SonuçDirenme Uygun Bulundu
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. geçici 7/1
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (mülga) m. 79/10
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (mülga) m. 6
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (mülga) m. 108
Kararın Önemli Bölümleri
“Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe girdiğini göstermekte ise de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez.”
“Fiili ve gerçek bir çalışmanın varlığı tespit edilmediği sürece sigortalılıktan söz edilemez.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/855 E., 2024/308 K.
ÖZEL DAİRE KARARI: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.09.2023 tarihli ve
2023/9359 Esas, 2023/8418 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 27.06.1983 tarihinde dava dışı ...Gemi Endüstri Anonim Şirketine ait işyerinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesine rağmen primlerinin ödenmediğini, sigorta başlangıç tarihinin 27.06.1983 olarak kabul edilmesi için Kuruma yapılan başvurunun dönem bordrolarında ismine rastlanılmadığından bahisle reddedildiğini, tahsis talebinin de gerekli şartları taşımadığı belirtilerek reddedildiğini ileri sürerek müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 27.06.1983 olarak tespiti ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve birikmiş aylıkların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... (.../Kurum) vekili; işe giriş bildirgesinin işe alınmayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden tek başına yeterli kabul edilemeyeceğini, eylemli çalışma ispatlanmadıkça hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2017/357 Esas, 2020/619 Karar sayılı kararı ile; dinlenen tanık beyanları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde fiili ve gerçek çalışmanın ispatlanamadığı, salt işe giriş bildirgesi yahut sigorta sicil kartı verilmesinin fiili çalışmaya delil teşkil etmeyeceği, aylığa hak kazanma şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ve 2021/682 Esas, 2022/2650 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...İlgili Kanunlarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece re'sen araştırma yapılmalıdır.
Dosya kapsamında davacıya kimlerle çalıştığı sorularak beyanı alınmalı, gerekirse talimat ile dinlenilen tanıklara davacının talep konusu dönem fotoğrafı da, eklenmek suretiyle, yüz yüzelik ilkesi de dikkate alınarak gerekirse karşılaştırma da yapılmak suretiyle tanıklar yeniden dinlenilmeli, tanık beyanları hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı öncesinde davacı tarafa kimlerle çalıştığı sorularak dinlenmesini talep ettiği bordro tanıklarının ismini bildirmek üzere süre verildiği, verilen süreye istinaden davacı tarafından bildirilen tanıkların gerek istinabe yoluyla gerekse huzurda beyanlarının alındığı, istinabe evrakı ekine davacının fotoğrafını içeren sigorta sicil kartının da eklendiği, dolayısıyla davacıya birlikte çalıştığı kişilerin sorulması ve fotoğraf gösterilmek suretiyle tanıkların dinlenmesi hususunun bozma kararı öncesinde yerine getirildiği, davacı tarafından bildirilen tanıklar ile resen seçilen tanıkların davacıyı tanımadığını beyan ettikleri, davacı tarafından bildirilen tanık ...'in ise resmî kayıtlarda ...Gemi Endüstri Anonim Şirketine ait işyerinde çalışması görünmediğinden beyanının dikkate alınmadığı, dinlenen tanık beyanları ve celbedilen diğer belgeler ile davacının fiili ve gerçek çalışmasının ispatlanamadığı ve aylığa hak kazanma şartlarını da sağlamadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; her ne kadar kararın gerekçesinde davacı asılın fotoğrafını havi sicil kartının da talimat dosyalarına eklendiği belirtilmiş ise de dosyada bu hususa ilişkin tanık beyanının bulunmadığını, duruşmalarda dinlenen tanıklara davacının fotoğrafının gösterildiğine ilişkin bir ibarenin de karar içerisinde yer almadığını, tanık ...'in anlatımının hatalı değerlendirildiğini, tanığın dava dışı ...Gemi Endüstri Anonim Şirketinin boru işlerini yapan ... isimli firmanın çalışanı olduğunu, müvekkilini de ...Gemi Endüstri Anonim Şirketinde çalışması nedeniyle tanıdığını açık bir şekilde ifade ettiğini ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tanığın dava dışı ...Gemi Endüstri Anonim Şirketinde herhangi bir kaydı olmadığından bahisle anlatımlarının dikkate alınmadığının belirtildiğini, bu bağlamda müvekkili ile fotoğrafı bulunan ve müvekkilinin çalışmasına bizzat tanıklık etmiş olan tanığın beyanının hatalı değerlendirilmesi sonucu verilen kararın bozulması gerektiğini, müvekkilinin işyerinde çırak olarak çalışmayıp, çalışmasının tam zamanlı ve sürekli olduğunu, mahkemece resen araştırma ilkesinin gereği yerine getirilmeden karar verildiğini ileri sürerek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; sigorta başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkin eldeki davada, davacının fiili ve gerçek çalışmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre bozma kararında belirtilen araştırmalar yapılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) geçici 7/1. maddesi.
2. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun (506 sayılı Kanun) 2, 6, 79/ 10... . maddeleri.
2. Değerlendirme
1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir." düzenlemesinin yer alması ve genel olarak kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Kanun'dur.
2. Mülga 506 sayılı Kanun'un 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden aynı Kanun’un 79. maddesinin 10. fıkrasına dayalı olan ve hizmet tespiti davası olarak nitelendirilen bir görünüm arz etmekte olup bunun doğal sonucu olarak da söz konusu (1) bir günlük çalışmanın belirlenmesi talepli davada, hizmet tespiti davalarındaki ispat yöntemi ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla sigortalılıktan söz edilebilmesi için çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında haksız ve adaletsiz bir durumun oluşmasına yol açabilecektir.
3. Mülga 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ise "Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır." şeklinde düzenlenmiş olup 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesindeki düzenleme de aynı doğrultudadır.
4. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6. maddelerinde öngörülen koşulların oluşmasıyla birlikte çalıştırılanlar, kendiliğinden sigortalı sayılırlar. Ancak bu kimselerin ayrıca aynı Kanun'un 3. maddesinde sayılan istisnalara girmemesi gerekir. Çalıştırılanların, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın sigortalı niteliğini kazanmaları 506 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan açık hüküm gereğidir.
5. Ne var ki 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6. maddelerindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde sigortalılığın oluşumu için fiili çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Fiili ve gerçek bir çalışmanın varlığı tespit edilmediği sürece sigortalılıktan söz edilemez.
6. Gelinen bu noktada fiili çalışmanın varlığının hangi kanıt ve olgularla belirleneceği konusu üzerinde durulmalıdır.
7. Hemen belirtilmelidir ki, fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinde belirtilen ve sigortalının çalışma gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 17. maddesinde belirtilen dört aylık dönem bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe girdiğini göstermekte ise de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Bu nedenle işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda hâkim görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu davalarda da işyerinde tutulması gerekli dosyalar ile Kurumdaki belge ve kanıtlardan yararlanılmalı, ücret bordroları getirtilmeli, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, aynı dönemde işyerinde çalışanlar saptanmalı, sigortalının hangi işte hangi süre ile çalıştığı açıklanmalı, gerektiğinde komşu işyeri çalışanlarının da bilgilerine başvurularak gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanmalıdır.
8. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2020 tarihli ve 2018/21-1021 Esas, 2020/743 Karar, 21.12.2021 tarihli ve 2019/(21)10-147 Esas, 2021/1733 Karar, 09.11.2022 tarihli ve 2021/(21)10-553 Esas, 2022/1475 Karar, 23.10.2024 tarihli ve 2023/10-609 Esas, 2024/525 Karar ile 21.01.2026 tarihli ve 2025/10-11 Esas, 2026/14 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
9. Somut olayda, sigorta başlangıç tarihinin 27.06.1983 olarak tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi ile açılan eldeki davada ... sicil numaralı dava dışı ...Gemi Endüstri Anonim Şirketi adına tescilli işyerinden davacı adına 27.06.1983 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlenerek süresinde Kuruma verilmekle birlikte 1983/2. ve 3. dönem bordrolarında davacının ismine rastlanmadığı, çalışmanın ispatı bakımından aynı zamanda bordro tanığı olan davacı tanıklarının dinlendiği anlaşılmıştır.
10. İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... alınan yeminli beyanlarında davacıyı tanımadıklarını, davacının dava konusu edilen tarihte dava dışı şirkete ait işyerinde çalışıp çalışmadığını bilmediklerini belirtmişlerdir. Tanıklardan sadece ... "Ben davacıyı ...gemi endüstri aş de birlikte çalışmamız ve davacının ustamın oğlu olması sebebiyle bilirim." şeklinde beyanda bulunmuş ise de tanığın hizmet cetvelinde ...Gemi Endüstri Anonim Şirketine ait işyerinden çalışmasının görünmediği ve bu hâli ile bordro tanığı olmadığı anlaşılmıştır.
11. Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ile somut olaya ilişkin maddi ve hukuki olgulara göre dava dışı işyerinden davacı adına 27.06.1983 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlenerek süresinde Kuruma verilmiş ise de toplanan deliller kapsamında davacının anılan tarihte dava dışı işyerindeki fiili çalışma iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
12. Hâl böyle olunca usul ve yasaya uygun olan direnme kararı onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan direnme kararının ONANMASINA,
Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 10. HD 27.06.2024
Üretimi Durmuş Maden Ocağına Arada Sırada Kontrole Gelmek Fiili Çalışma Sayılmadı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/4899 · K. 2024/7248
Somut olayda üretimi durmuş iş yerine yalnızca arada sırada kontrol için gelinmesi eylemli çalışma sayılmamış ve Kurumun sahte sigortalılık iptali yerinde bulunmuş; karar Yargıtay'ca onanmıştır.
Onama Hizmet Tespiti
Hukuk Genel Kurulu 28.01.2026
Vergi Denetiminde Adı Geçmeyen İşçinin Hizmet Tespitinde Bordro Tanıkları da Dinlenmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/16 · K. 2026/35
Somut olayda taraf tanıklarıyla yetinilmeyip bordro tanıkları ve denetim tutanağında adı geçenler dinlenmeli, çelişkiler giderilerek çalışma kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Hizmet Tespiti
Hukuk Genel Kurulu 05.02.2025
Blok Çalışmada Bildirim Öncesi Dönem için Hak Düşürücü Süre Ne Zaman Başlar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/202 · K. 2025/1
Bildirim öncesi dönemi bildirilen dönemle kesintisiz birleşen blok çalışmada, bildirilmeyen süre için 5 yıllık hak düşürücü süre kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlar.
Direnme Kararının Bozulması Hizmet Tespiti
Yargıtay 10. HD 01.07.2025
Hizmet Tespitinde Bildirimden Sonra Kesintisiz Süren Çalışma Hak Düşürücü Süreye Uğramaz
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/4059 · K. 2025/11000
Çalışması işe giriş bildirgesi gibi belgelerle Kurumca öğrenilen sigortalının sonrasında kesintisiz devam eden çalışmaları yönünden hizmet tespitinde hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Bozma Hizmet Tespiti
Hizmet Tespiti konusundaki 41 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.