top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Etkin Pişmanlık

Yargıtay 2. CD Bozma Ceza Hukuku

Zararın Tamamını Diğer Sanık Ödeyince Etkin Pişmanlık İçin İkinci Ödeme Aranmadı

Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2025/15495 · K. 2026/10200 · T. 03.06.2026

Karar Özeti

Hırsızlık dosyasında katılanın bütün zararı kovuşturma aşamasında inceleme dışı sanık tarafından tazmin edilmişti. Yargıtay, Ceza Genel Kurulu kararına atıfla, suç ortaklarından biri zararı tamamen giderdiğinde diğerleri için iade ve tazmin şartının aranmayacağını, ancak bunların en azından pişmanlık veya rızayı gösteren söz ya da davranışta bulunmaları gerektiğini belirtti. Sanığın etkin pişmanlığa karşı bir duruş sergilemediği anlaşıldığından hakkında TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanması zorunlu görüldü ve hüküm bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Suç ortaklarından biri zararı tamamen giderdiğinde, etkin pişmanlığa karşı duruş sergilemeyen diğer sanık hakkında da iade ve tazmin şartı aranmadan TCK'nın 168/2 maddesi uygulanmalıdır.

Soru: Suç ortağı zararın tamamını ödediyse diğer sanık da etkin pişmanlıktan yararlanabilir mi?

Sonuç: Hüküm, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları gerekmektedir.”

Kararın Tam Metni

2. Ceza Dairesi 2025/15495 E. , 2026/10200 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/837 E., 2025/413 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3.maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1.maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, beraat kararı verilmesi veya bu mümkün değil ise takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Katılanın tüm zararının kovuşturma aşamasında inceleme dışı sanık ...tarafından tazmin edilmek sureti ile giderildiği, başkaca iade ya da tazmin gereken zarar kalmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2016 tarih, 2013/13-482 Esas ve 2016/1242 Karar sayılı ilamında “Bu bağlamda, iştirak halinde işlenmiş suçlarda fail, yardım eden veya azmettiren suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi hâlinde, artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığından zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık müessesesinin uygulanması için "İade ve tazmin" şartı aranmayacak ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi tazminden çok pişmanlık esasına dayandığından zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları gerekmektedir." şeklinde birlikte suç işleyenler yönünden etkin pişmanlık uygulamasına açıklık getirildiği, inceleme konusu dosyada da sanığın etkin pişmanlığa karşı duruş sergilemediğinin anlaşılması karşısında; sanığın da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılarak, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Zarar Kalmadığında Diğer Suç Ortağından Yeniden Ödeme İstenir mi?

Hayır. Kararda, giderilmesi gereken zarar kalmadığında diğer suç ortağı için iade ve tazmin şartının aranmayacağı, ancak pişmanlık ya da rızayı gösteren söz veya davranışın gerektiği belirtildi.

Benzer Kararlar

Etkin Pişmanlık Konusundaki 24 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page