top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Konut Dokunulmazlığının İhlali

Yargıtay 2. CD Bozma Ceza Hukuku

Suça Sürüklenen Çocukta Sosyal İnceleme Raporu Alınmamasının Gerekçesi Gösterilmeli

Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2026/6487 · K. 2026/10171 · T. 03.06.2026

Karar Özeti

Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulmuş, karar Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay'a taşınmıştır. Yargıtay, sosyal inceleme raporu alınmadan ve alınmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulmasını 5395 sayılı Kanun'un 35. maddesine aykırı bulmuştur. Daire ayrıca, suç tarihinden önce hapis mahkûmiyeti bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük çocuğa verilen 6 ay 20 günlük hapsin TCK 50/3 uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğini ve hırsızlıkta indirim hesabı hatasıyla fazla ceza verildiğini belirterek kararı bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmayacaksa gerekçesi kararda gösterilmelidir; rapor alınmadan ve gerekçe gösterilmeden hüküm kurulması 5395 sayılı Kanun'un 35. maddesine aykırıdır.

Soru: Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan hüküm kurulabilir mi?

Sonuç: Asliye ceza mahkemesi kararı kanun yararına bozuldu.

Kararın Önemli Bölümleri

“Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir.”

“hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 6 ay 20 gün kısa süreli hapis cezasının”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/127 E., 2018/530 K.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...

SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2026 tarihli ve KYB-2026/43414 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Dosya kapsamına göre,

1- Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçları yönünden; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde "(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir." şeklinde düzenleme yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında,

Kabule göre de;

2- Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu yönünden adlî sicil kaydında suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 6 ay 20 gün kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,

3- Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 35. maddeleri uygulanmak suretiyle tespit edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim sonucunda 1 yıl 8 ay hapis cezası yerine 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim sonucunda 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası yerine 1 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayin edilmesinde; isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II- GEREKÇE

1. Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde "(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir." şeklinde düzenleme yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,

2. Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden adlî sicil kaydında suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 6 ay 20 gün kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3. Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 35. maddeleri uygulanmak suretiyle tespit edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim sonucunda 1 yıl 8 ay hapis cezası yerine 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim sonucunda 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası yerine 1 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III- KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/127 Esas, 2018/530 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Konut Dokunulmazlığının İhlali konusundaki 8 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page