top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Yağma

Ceza Genel Kurulu Direnme Uygun Bulundu Ceza Hukuku

Tehditle Parayı Alıp Kaçarken Yakalanan Failin Yağma Suçu Teşebbüste Kalmaz

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/577 · K. 2026/273 · T. 29.04.2026

Karar Özeti

Markete maskeyle giren suça sürüklenen çocuklardan biri kuru sıkı silah göstererek kasadaki 105 TL'yi almış; içerideki çocuklar çıkarken çalışanın bağırması üzerine gelen vatandaşlarca yakalanmıştır. Özel Daire paranın mağdurun hâkimiyet alanından çıkmadığını belirterek teşebbüs yönünden bozmuş, ilk derece mahkemesi direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, yağmada tamamlanma ölçütünün malın failin hâkimiyet alanına girmesi değil mağdurun tasarruf olanağının ortadan kalkması olduğunu, hırsızlığa özgü kriterin yağmaya kıyasen uygulanamayacağını belirtmiştir. Parayı alıp kaçarken yakalanmanın eylemi teşebbüs aşamasında bırakmayacağı gerekçesiyle direnme oy çokluğuyla isabetli bulunmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Yağmada suç, cebir veya tehdidin etkisiyle malın teslim edilmesi ya da alınmasıyla tamamlanır; failin malı alıp kaçarken yakalanması eylemi teşebbüs aşamasında bırakmaz.

Soru: Yağmada parayı alıp kaçarken yakalanan kişi teşebbüsten mi yoksa tamamlanmış suçtan mı ceza alır?

Sonuç: Direnme gerekçesi isabetli bulunarak dosya uygulamanın denetlenmesi için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Bu nedenle sanığın malı alıp kaçarken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır.”

“suç konusu taşınır malın sanığın hakimiyet alanına sokulup sokulmaması değil, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelip gelmemesi olduğu”

Kararın Tam Metni

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ: 6. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ: Çocuk Ağır Ceza

SAYISI: 248-457

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Nitelikli yağma suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-b-c-d-h, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 11... gün; suça sürüklenen çocuklar ... ve ...’ın TCK’nın 149/1-a-b-c-d-h, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.04.2018 tarihli ve 140-167 sayılı hükümlerin, suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 16.10.2018 tarih ve 2328-2334 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 24.05.2023 tarih ve 25349-10876 sayı ile; "22.03.2017 tarihli yakalama tutanağı ile 23.03.2017 tarihli görüntü inceleme tutanaklarının içeriklerine göre; mağdurun bağırması üzerine markete gelen vatandaşların suça sürüklenen çocukları yağmaladıkları para ile birlikte yakaladıkları anlaşılmakla suça konu para mağdurun hâkimiyet alanından çıkmadığından suça sürüklenen çocuklar hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden tamamlanmış suçtan hükümler kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi 16.10.2023 tarih ve 248-457 sayı ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi suça sürüklenen çocukların nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetlerine karar vermiştir.

Direnme kararına konu bu hükümlerin de suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2023 tarihli ve 124199 sayılı "bozma" istemli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 04.12.2024 tarih ve 20822-12905 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU

Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme, suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; nitelikli yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

Olay günü saat 21.00 sıralarında suça sürüklenen çocuk ...'ın marketin dışında beklediği, suça sürüklenen çocuk ...'ın ise elinde kuru sıkı silah olduğu hâlde diğer suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte yüzleri maskeli olarak markete girdikleri, suça sürüklenen çocuklardan ...'ın kasaya yaklaşarak iş yeri çalışanı olan katılana silahı doğrultup "Sana zarar vermeyeceğiz, kasadaki paraları ver." şeklinde tehditte bulunarak paraları istediği, katılanın da kasada bulunan 105 TL'yi suça sürüklenen çocuk ...'a verdiği, suça sürüklenen çocukların almış oldukları parayla kapıdan çıkmak isterlerken katılanın bağırması üzerine markete gelen vatandaşlar tarafından yakalandıkları, dışarıda bekleyen suça sürüklenen çocuk ...'ın ise kaçtığı, İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuklar hakkında tamamlanmış nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, bu hükümlerin suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, bu kararın suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince; suça konu paranın katılanın hâkimiyet alanından çıkmaması nedeniyle suça sürüklenen çocukların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince ise paranın alınmasıyla nitelikli yağma suçunun tamamlandığı görüşüyle direnme kararı verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE

A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.12.2025 tarihli ve 248-557 sayılı kararında da açıklandığı üzere;

TCK'nın 148. maddesinin gerekçesinde de vurgulandığı üzere yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Görüldüğü gibi korunan hukuki değerlerden de hareketle suçun unsurları ile tamamlanıp tamamlanmadığı hususu sanık değil ve fakat mağdur merkezli olarak belirlenmiştir. Böylece suçun tamamlanıp tamamlanmadığı yönünden belirleyici kriterin, suç konusu taşınır malın sanığın hakimiyet alanına sokulup sokulmaması değil, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelip gelmemesi olduğu anlaşılmaktadır.

Keza, "Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak" şeklinde tanımlanan hırsızlık bakımından suçun tamamlanmış sayılmasının, yarar sağlamak saikine atfen uygulamada geliştirilen, yarar sağlamanın asgari zorunluluğu bağlamında failin malı egemenlik alanına sokması şartına bağlanması, anılan suça özgü, istisnai bir durumdur. Bu kriterin kıyasen yağma suçu yönünden de uygulanmasına hukuki bir dayanak olmadığı gibi istikrar kazanmış uygulamaların değiştirilmesini gerektirir haklı bir neden de görülmemiştir.

Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle sanığın malı alıp kaçarken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (Nur Centel - Hamide Zafer - Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406). Madde gerekçesinde verilen örneğe göre de, evin içindeki eşyayı alıp kapıdan çıkarken mal sahibi ile karşılaşan hırsız, ona karşı cebir veya tehdit kullanacak olursa, yağma suçu oluşur. Yüksek Ceza Genel Kurulunun 01.03.2016 tarihli ve 263-1 07... .04.2023 tarihli ve 64-204 sayılı kararlarında da aynı sonuçlara ulaşılmıştır.

B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme

Suça sürüklenen çocuk ...'ın silah göstermek suretiyle katılandan 105 TL'yi alması üzerine tipe uygun hareketle yağma suçundaki malın alınması unsurunun gerçekleşmesi ve katılanın mal üzerindeki tasarruf olanağının ortadan kalkması nedeniyle müsnet yağma suçunun tamamlandığı, sonrasında suça sürüklenen çocukların marketten çıkmak isterken katılanın bağırması üzerine markete gelen kişilerce yakalanmalarının ise eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını göstermeyeceği kabul edilmelidir.

Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olduğuna ve dosyanın uygulanmanın denetlenmesi amacıyla Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan yedi Ceza Genel Kurulu Üyesi; nitelikli yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

V. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1- Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2023 tarihli ve 248-457 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA,

2- Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi amacıyla Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Yağma konusundaki 26 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page