top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik

AYM 1. Bölüm Kabul Edilemezlik Ceza Hukuku

Tedbir Odasında Geçen Sürenin Hücre Cezasından Düşülmemesi Şikâyeti Kabul Edilemez Bulundu

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2022/18011 · T. 17.06.2026

Karar Özeti

Başka bir hükümlüyle kavga eden başvurucuya 6 gün hücreye koyma disiplin cezası verildi. Başvurucu, olaydan sonra tedbir amacıyla 10 gün tek kişilik odada tutulduğunu, cezayı peşinen çektiğini ve aynı eylem nedeniyle iki kez cezalandırıldığını ileri sürdü; infaz hâkimliği, bu sürede telefon ve ziyaret haklarından yararlandığı için mahsup hâlinde hücre cezasının tam anlamıyla infaz edilmiş olmayacağı gerekçesiyle talebi reddetti. Anayasa Mahkemesi, telefon görüşmesi kayıtlarını, başvurucunun bunlara karşı beyanda bulunmamasını ve tedbire karşı şikâyet yoluna gitmemesini dikkate alarak açık keyfîlik veya bariz takdir hatası görmedi ve şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun buldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Disiplin olayından sonra tedbiren tek kişilik odaya alınan hükümlünün telefon ve ziyaret haklarını kullanabildiği dosyada, bu sürenin hücre cezasından mahsup edilmemesinde açık keyfîlik görülmemiştir.

Soru: Disiplin olayından sonra tek kişilik odada tedbiren kalınan süre hücre cezasından düşülür mü?

Sonuç: Hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin iddia açıkça dayanaktan yoksun olduğu için kabul edilemez bulundu.

Kararın Önemli Bölümleri

“Başvurucunun tedbir amacıyla tekli koğuşa alındığı, bu tedbire karşı herhangi bir şikâyette bulunmadığı, telefon haklarını kullanabildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.”

Kararın Tam Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

... BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/18011)

Karar Tarihi: 17/6/2026

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

​

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Mutlu ALAF

Başvurucu

:

...

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, aynı olaydan dolayı iki kez hücre cezası uygulandığı iddiası nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Afyonkarahisar 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunmaktayken 9/7/2021 tarihinde bir başka hükümlü ile kavga etmiştir. Başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır. Disiplin soruşturması sonucunda İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığınca (Disiplin Kurulu) 30/7/2021 tarihli kararla 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendinde yer alan "Hükümlü ve tutukluları daha az cezayı gerektiren şekilde kasten yaralamak" eylemi nedeniyle başvurucunun 6 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Başvurucu, karara karşı 12/8/2021 tarihinde şikâyet yoluna başvurmuştur. Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 30/9/2021 tarihli kararla şikâyeti reddetmiştir. Karara yapılan itiraz Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 1/11/2021 tarihli kararla reddedilmiştir. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı, İnfaz Hâkimliğinden hücre cezasının onaylanmasını talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği 26/11/2021 tarihli kararla hücre cezasını onaylamıştır. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 30/01/2017 tarih ve 2016/4935 Esas ve 2017/150 Karar sayılı ilamına göre hükümlünün disiplin suçu işleyip tedbiren hücreye konulması halinde ve disiplin soruşturması sonucunda da hücre cezası alırsa tedbiren hücrede geçirdiği sürenin disiplin cezasından mahsup edilmesi gerektiğinden hükümlü hücre cezasının infazı sırasında disiplin suçuna konu nedenle daha önce tedbiren hücreye alınmışsa bu sürenin kesinleşen hücre cezasının infazı sırasında mahsup edilerek uygulanmasına, bu hususun cezaevi idare ve gözlem kurulu tarafından dikkatli bir şekilde yerine getirilmesine..."

4. Anılan karar başvurucuya 29/11/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu karara itiraz etmemiştir.

5. Başvurucu 1/12/2021 tarihli dilekçe ile İnfaz Hâkimliğine başvuruda bulunmuştur. Dilekçesinde kavga olayından sonra tek kişilik hücreye yerleştirildiğini ve burada 10 gün kaldığını, bu süreçte sadece insani ihtiyaçlarının karşılandığını, kaldığı 10 gün içinde hakkı olan bir telefon görüşmesini yapamadığını ileri sürmüştür. Bu kapsamda 6 günlük hücre cezasını 10 gün olarak infaz ettiğini, infaz edilecek bir hücre cezası kalmadığını, gereğinin yapılmasını talep etmiştir. İnfaz Kurumu tarafından konu ile ilgili olarak İnfaz Hâkimliğine yazılan 2/12/2021 tarihli yazıda başvurucunun tedbir amaçlı tekli odaya alındığı bildirilmiştir. Ayrıca bu odada başvurucunun günlük ve haftalık tüm ihtiyaçlarının bir engel ve yasaklama olmadan giderildiği, tekli odada kalmış olduğu süre içinde haftalık telefon görüşmelerinin ve haftalık ziyaretlerinin yaptırıldığı ifade edilmiştir. Yazı ekinde başvurucuya ait telefonla görüşme raporu sunulmuştur. Bu raporda başvurucunun 10/7/2021 tarihinde telefonla görüşme yaptığı görülmüştür.

6. İnfaz Hâkimliği 10/12/2021 tarihli kararı ile talebi reddetmiştir. Kararın gerekçesinde başvurucunun gözlem kısmında kaldığı süre boyunca herhangi bir kısıtlama getirilmeden mektup, telefonla görüşme, ziyaret gibi haklardan faydalandığına değinilmiştir. Bu nedenle başvurucunun gözlem kısmında tedbir amacıyla kalmış olduğu günlerin mahsup edilmesi hâlinde hücre cezasının tam anlamıyla infaz edilmiş olmayacağı sonucuna varılmıştır.

7. Başvurucu; İnfaz Hâkimliği kararına itiraz etmiştir. 13/12/2021 tarihli itiraz dilekçesinde özetle 10 gün tekli koğuşta kalarak disiplin cezasını infaz ettiğini, daha önce kaldığı koğuşun telefonla görüş gününün cumartesi gününe denk geldiğini, bunu bildirmesine rağmen telefon hakkının kullandırılmadığını ileri sürmüştür. Ayrıca aynı eylem nedeniyle iki kez ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 16/12/2021 tarihli kararla itirazı reddetmiştir.

8. Başvurucu, nihai kararı 11/1/2022 tarihinde öğrendikten sonra 10/2/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu, adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

10. Başvurucu; disiplin cezasına konu olaydan sonra 10 gün tekli koğuşa (hücreye) alındığını, dolayısıyla 6 günlük hücre cezasını peşinen infaz ettiğini bildirmiştir. Başvurucu, aynı eylemden dolayı iki kez cezalandırılmama ilkesinin ihlal edildiğinden yakınmıştır. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde başvuruya ilişkin olarak Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden (Genel Müdürlük) temin edilen görüş ve ilgili belgeleri sunmuştur. Ayrıca mevcut başvuruda başvurucunun aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Genel Müdürlüğün 1/11/2024 tarihli yazısında ise başvurucunun tedbir amacıyla 9/7/2021-19/7/2021 tarihleri arasında tekli odaya alındığı, bu süreçte günlük ve haftalık tüm haklarından faydalandırıldığı, 16/7/2021 tarihinde 09.15 ilâ 09.35 saatleri arasında haftalık telefon görüşmesini gerçekleştirdiği bildirilmiştir. Bu yazı ekinde başvurucuya ait "Arg Ses Kayıt Çağrı Raporu" sunulmuştur. Bu raporda başvurucunun 16/7/2021 tarihinde telefon görüşmesi yaptığı görülmüştür. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

11. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun iddiaları hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

12. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır (Ahmet Sağlam [2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 41).

13. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması, bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular açıkça keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz [1. B.], B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

14. 5275 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddi tehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde asayiş ve düzeni sağlamak için kanunda açıkça belirtilmeyen diğer tedbirlerin alınacağı, tedbirlerin uygulanmasının disiplin cezasının verilmesine engel olmayacağı düzenlenmiştir.

15. Bireysel başvuruya konu olayda başvurucu başka bir hükümlü ile kavga ettiği gerekçesiyle 6 gün hücre disiplin cezası almış ve bu cezaya ilişkin itirazları reddedilmiştir. Başvurucu, disiplin cezasına ilişkin yargılama devam ederken 9/7/2021 tarihinden itibaren tedbir amacıyla 10 gün boyunca tekli koğuşa alınmıştır. Başvurucu, tekli koğuşta kalmasının hücre disiplin cezasının yerine geçtiğini, aynı olay dolayısıyla iki kez cezalandırıldığını ileri sürmüştür.

16. İnfaz Kurumunun yargılama aşamasında sunduğu raporda başvurucunun 10/7/2021 tarihinde, Bakanlık görüşünün ekinde sunulan raporda 16/7/2021 tarihinde telefon görüşmesi yaptığı anlaşılmıştır. Başvurucunun ise bu raporlara yönelik bir beyanda bulunmadığı görülmüştür. Başvurucunun tedbir amacıyla tekli koğuşa alındığı, bu tedbire karşı herhangi bir şikâyette bulunmadığı, telefon haklarını kullanabildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla İnfaz Hâkimliğinin başvurucunun gözlem kısmında tedbir amacıyla kalmış olduğu günlerin mahsup edilmesi hâlinde hücre cezasının tam anlamıyla infaz edilmiş olmayacağı yönündeki değerlendirmesinde bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir hususun bulunmadığı, yargılamanın hakkaniyetinin zedelenmediği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmediği açıktır.

17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 17/6/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Tedbiren Tek Kişilik Odada Kalınan Süre Hiçbir Koşulda Hücre Cezasından Düşülmez mi?

Karar böyle genel bir kural koymadı. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bu sürede telefon ve ziyaret haklarını kullanabildiği dosyada infaz hâkimliğinin mahsup etmeme yönündeki değerlendirmesini açıkça keyfî bulmadı.

Benzer Kararlar

İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik Konusundaki 51 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page