Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD Onama Aile ve Boşanma Hukuku
İki Aylık Dönüş Süresinde Haklı Sebeple Dava Açılınca Terk İhtarı Sonuç Doğurmadı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/8707 · K. 2024/4632 · T. 12.06.2024
Karar Özeti
Kadın eş, kıskançlık, hakaret ve aldatma suçlamaları nedeniyle boşanma davası açmış; erkek ise kadının evi terk ettiğini ve kadına terk ihtarı gönderildiğini belirterek önce terk, olmazsa evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle karşı dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, evi kimin terk ettiğinin ispatlanamadığını, ihtarın tebliğinden itibaren iki aylık dönüş süresi içinde haklı sebebe dayalı boşanma davası açıldığından ihtarın sonuç doğurmadığını ve ihtarla kadının önceki davranışlarının hoşgörüyle karşılandığını belirterek erkeğin davasını reddetmiş, kadının davasını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiş, Yargıtay da kararı onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Onanan karara göre, ihtar tebliğinden itibaren iki aylık dönüş süresinde haklı sebebe dayalı boşanma davası açılırsa terk ihtarı sonuç doğurmaz; ihtar gönderen eş önceki davranışları hoşgörüyle karşılamış sayılır.
Soru: Terk ihtarının tebliğinden sonraki iki ay içinde haklı sebebe dayalı boşanma davası açılırsa ihtar sonuç doğurur mu?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2023/8707
- Karar No2024/4632
- Karar Tarihi12.06.2024
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“davalının ihtar tebliğinden itibaren iki aylık dönüş süresi içerisinde haklı bir sebebe dayalı boşanma davası açtığı, bu nedenle ihtar isteminin sonuç doğurmadığı”
“terk ihtarıyla davalının önceki davranışlarının hoşgörüyle karşılandığı kabul edildiğinden, karşı tarafa kusur yüklenemeyeceği”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1635 E., 2023/1232 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Hatay 3. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2019/1087 E., 2021/372 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı erkek vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; erkeğin aşırı kıskanç olduğunu, hakaret ettiğini, aldatmakla suçladığını iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, doğacak ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesi halinde nafakanın iştirak nafakası olarak devamına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesi halinde nafakanını yoksulluk nafakası olarak devamına, 50.000,00 TL maddî tazminat ile 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçelerinde özetle; kadının, 03.03.2019 tarihinde ortak konutu terk ettiğini, Hatay 1. Aile Mahkemesinin 18.11.2019 tarih 2019/441 Değişik İş sayılı dosyası ile ihtarname gönderdiğini, iddiaların asılsız olduğunu, doğmamış çocuğu ile tehdit ettiğini savunarak ve iddia ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların öncelikle 4721 sayılı Kanun'un 164 üncü uyarınca boşanmalarına, kabul edilmediği takdirde ise aynı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca boşanmalarına, doğacak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, erkek yararına 50.000,00 TL maddî tazminat ile 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, erkeğin kadını aldatmakla suçladığı, yaşanan tartışma üzerine tarafların ayrı yaşamaya başladıkları, davacı karşı davalı tanıklarının davalı karşı davalının evi terk ettiğine yönelik söylemleri karşısında; tarafların ayrı yaşadıkları sabit olmakla birlikte evi terk edenin kim olduğu hususu sabit olmadığından ispatlanamayan bu fiil kusur değerlendirmesinde hükme esas alınmadığı, davalının Hatay 1. Aile Mahkemesinin 2019/441-447 Değişik İş sayılı dosyası ile kadına terk ihtarı gönderdiği, karar tarihinin 22.11.2019 olduğu; kadının erkeğe 16.12.2019 tarihinde boşanma davası açtığı; erkeğin 26.02.2020 havale tarihli dilekçesi ile karşı dava açtığı, davalının ihtar tebliğinden itibaren iki aylık dönüş süresi içerisinde haklı bir sebebe dayalı boşanma davası açtığı, bu nedenle ihtar isteminin sonuç doğurmadığı, ayrı yaşamanın hangi taraf tarafından kaynaklandığı sabit olmamakla birlikte; davalı karşı davacının haklı sebebe dayalı boşanma davası açtığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, 4721 sayılı Kanun'un 164 üncü ve 166 ncı maddelerine dayanan boşanma davaları birlikte açılmışsa davanın reddinin gerektiği, terk ihtarıyla davalının önceki davranışlarının hoşgörüyle karşılandığı kabul edildiğinden, karşı tarafa kusur yüklenemeyeceği gerekçesi ile karşı davanın reddine, asıl davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk yararına aylık 350,00 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine, kararın kesinleşmesi halinde nafakanın iştirak nafakası olarak devamına, kadın yararına aylık 350,00 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine, kararın kesinleşmesi halinde nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, 3.000,00 TL maddî tazminat ile 3.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresinde davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadının kabul edilen davası ve fer'îleri, velâyet düzenlemesi, reddedilen karşı dava ve fer'îleri yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararlarında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davaların esası ile ilgili hükme etki edecek sunulan tüm delillerin dava dosyası içerisine toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararların usul ve esas yönünden hukuka uygun, kusur belirlemesinin doğru olduğu, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı, boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı ile günün ekonomik şartlarına göre İlk Derece Mahkemesince, kadın ve çocuk yararına taktir edilen nafaka, tazminat ile miktarlarının uygun ve yerinde olduğu, çocuğun yaşı, alıştığı ortam anne şefkatine muhtaç olması ve üstün yararı gereği velâyetin anneye verilmesinin doğru olduğu yine mahkemenin karşı dava ile ilgili gerekçesi ile erkeğin, karşı boşanma ve tazminat taleplerinin reddi kararınında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile erkek vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz başvurusunda özetle; kadının kabul edilen davası ve fer'îleri, velâyet düzenlemesi, reddedilen karşı dava ve ferileri yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davalarında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesinin yerinde olup olmadığı, erkeğin davasının kabulü için gerekli şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, kadın yararına tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, ortak çocuk yararına hükmedilen nafakaların miktarlarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı, velâyet düzenlemesinin ortak çocuğun üstün yararına ve dosya kapsamına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 6 ıncı maddesi, 164 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 175 inci maddesi, 182 inci maddesi, 327 inci maddesi, 328 inci maddesi, 330 uncu maddesi, 335 inci maddesi, 336 ncı maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 07.10.2024
Terk İhtarı Gönderen Eş, Diğer Eşin İhtardan Önceki Kusurlarını Affetmiş Sayıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/10012 · K. 2024/6956
Onanan karara göre, terk ihtarı gönderen eş diğer eşin ihtardan önceki kusurlarını affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır; ihtardan sonra yeni kusur ispatlanamazsa o eşe kusur yüklenemez.
Onama Terk Nedeniyle Boşanma
Hukuk Genel Kurulu 24.05.2023
Eşini Ortak Konutu Terke Zorlayan Eş Terk Sebebiyle Boşanma Davası Açamaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/400 · K. 2023/514
Diğerini ortak konutu terke zorlayan eş gerçekte terk eden eş olduğundan terke dayalı boşanma davası açamaz; barışmadan sonra da süren kusurlar yönünden af kabul edilemez.
Direnme Kararının Bozulması Terk Nedeniyle Boşanma
Hukuk Genel Kurulu 25.11.2020
Eşini Terke Zorlayan Taraf Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açamaz: Çelişkili Karar Bozuldu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2289 · K. 2020/939
Eşini ortak konutu terke zorlayan eş gerçekte terk eden eş sayıldığından terk nedeniyle boşanma davası açamaz; gerekçede bu kabul edilip davanın kabul edilmesi HMK 297/2'ye aykırı gerekçe-hüküm çelişkisidir.
Direnme Kararının Bozulması Terk Nedeniyle Boşanma
Yargıtay 2. HD 09.10.2024
Eşler Birbirinin Kusurunu İspatlayamayınca Karşılıklı Boşanma Davaları Reddedildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/8132 · K. 2024/7098
Onanan karara göre, taraflardan aktarılan ya da sebep ve saiki açıklanmayan soyut tanık beyanlarına dayanılarak kusur belirlenemez; eşin dava dilekçesinde affettiğini belirttiği vakıa da kusur sayılmaz.
Onama Terk Nedeniyle Boşanma
Terk Nedeniyle Boşanma konusundaki 14 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.