Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Uyuşturucu Suçları
Yargıtay 10. CD Kanun Yararına Bozma Ceza Hukuku
İtiraz Süresi Gösterilmeyen Erteleme Kararına Dayalı Davada Durma Kararı Gerekirdi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2025/9886 · K. 2026/6782 · T. 12.05.2026
Karar Özeti
Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresi gösterilmemiş, karar ceza infaz kurumundaki şüpheliye usulsüz tebliğ edilmiştir. Kullanıma devam nedeniyle açılan davada 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Yargıtay, usulüne uygun kanun yolu bildirimi yapılmadığından erteleme kararının kesinleşmediğini, beş yıllık erteleme süresinin işlemeye başlamadığını ve TCK'nın 191/4. maddesindeki dava açma koşullarının oluşmadığını belirtmiştir. Mahkemenin zamanaşımını da gözeterek CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durma kararı vermesi gerektiği gerekçesiyle hüküm kanun yararına bozulmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Kanun yoluna başvuru süresi gösterilmeden ve usulüne uygun tebliğ edilmeden verilen erteleme kararı kesinleşmediğinden, ihlal gerekçesiyle açılan davada durma kararı verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Soru: Erteleme kararında itiraz süresi gösterilmemişse ihlal nedeniyle kamu davası açılabilir mi?
Sonuç: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kanun yararına bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire10. Ceza Dairesi
- Esas No2025/9886
- Karar No2026/6782
- Karar Tarihi12.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKanun Yararına Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 191/2 (resmî metin)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 191/4 (resmî metin)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 173 (resmî metin)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/8 (resmî metin)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309/4-a (resmî metin)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 40 (resmî metin)
Kararın Önemli Bölümleri
“dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı”
“şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı”
Kararın Tam Metni
10. Ceza Dairesi 2025/9886 E. , 2026/6782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/78 E., 2018/37 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 18.07.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.11.2025 tarihli ve 2024/40227 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/140757 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/140757 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği nazara alındığında, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin gösterilmemesi suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, dolayısıyla usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının bulunmadığı, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin infazına da başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 03.07.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2018 tarihli ve 2018/8452 Soruşturma, 2018/309 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun ve itiraz merciinin
gösterildiği, ancak itiraz süresinin gösterilmediği, kararın şüpheliye 09.04.2018 tarihinde bulunduğu ceza infaz kurumunda CMK'nın 35/3 ve 263. maddelerine aykırı şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin uyuşturucu madde kullanımına devam etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2018 tarihli ve 2018/8452 Soruşturma, 2018/3510 Esas, 2018/2617 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.07.2018 tarihli ve 2018/78 Esas, 2018/37 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Sanık hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.04.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yolunun ve itiraz merciinin gösterildiği, ancak itiraz süresinin ve sürenin başlangıcının gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yoluna başvuru
süresi ve itiraz merciinin gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı usûlüne uygun yasa yolu bildirimi yapılmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince, dava zamanaşımı süresi de gözetilmek suretiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2018/78 Esas, 2018/37 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Bu Kararla Sanık Beraat Etti veya Dava Düştü mü?
Hayır. Daire, kovuşturma şartı gerçekleşmediği için durma kararı verilmesi, erteleme kararının itiraz hakkı ihtarıyla usulüne uygun tebliğ edilmesi ve sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek hükmü kanun yararına bozdu.
Benzer Kararlar
Yargıtay 10. CD 12.05.2026
Sehven Verilip Kaldırılan Erteleme Kararındaki Usulsüzlük Doğrudan Açılan Davayı Etkilemedi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2025/9893 · K. 2026/6783
Sehven verildiği için kaldırılan erteleme kararındaki itiraz süresi eksikliği, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan dava bakımından hukuki önem taşımamıştır.
Kanun Yararına Bozma İsteminin Reddi Uyuşturucu Suçları
Yargıtay 8. CD 03.06.2025
Doğrudan Dava Açılan Kullanma Suçunda Önceki Erteleme Kararı Dosyaya Getirtilmelidir
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/3070 · K. 2025/4550
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşene kadar işlenen kullanmak için bulundurma suçları tek suç sayıldığından, doğrudan dava koşulu için bu karar dosyaya getirtilip incelenmelidir.
Kısmen Bozma Uyuşturucu Suçları
Ceza Genel Kurulu 30.10.2025
Evde Kenevir Yetiştirmek Satış Delili Yoksa Uyuşturucu Ticareti Sayılır mı?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/180 · K. 2025/445
Kullanma sınırları içindeki esrarı satma veya başkasına verme amacıyla bulundurduğuna dair kesin delil bulunmayan sanığın eylemi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olarak nitelendirilmiştir.
İtirazın Reddi Uyuşturucu Suçları
Yargıtay 8. CD 02.07.2026
Evde Hassas Terazi ve Kullanım Sınırını Aşan Uyuşturucu: Ticaret Cezası Onandı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/3373 · K. 2026/9813
Fiziki takip tutanağı ile nitelik, çeşit, paket sayısı ve miktar bakımından kişisel kullanım sınırını aşan uyuşturucu ve kalıntılı hassas terazi, ticaret suçunun kabulü için birlikte yeterli görülmüştür.
Onama Uyuşturucu Suçları
Uyuşturucu Suçları Konusundaki 50 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Ceza Hukuku Rehberi
- Ceza Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanma Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.