Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 2. CD Kanun Yararına Bozma Ceza Hukuku
Yanlış Adrese Uzlaşma Teklifi ve Hükümlüye Hiç Bildirim Yapılmaması Kanun Yararına Bozuldu
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2026/3639 · K. 2026/11322 · T. 16.06.2026
Karar Özeti
Hırsızlık suçundan hükümlünün dosyası uzlaştırmaya gönderilmiş, telefonlara ulaşılamayınca uzlaşma teklifi şikâyetçinin bildirdiği Diyarbakır adresi yerine Mardin adresine çıkarılmış, hükümlüye ise hiç teklif yapılmamıştı. Uzlaşma talebi ve itiraz reddedilmişti. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, teklifin önce bilinen son adrese, iade hâlinde adres kayıt sistemindeki adrese tebliğ edilmesi gerektiğini belirterek şikâyetçiye yapılan tebligatı geçersiz buldu. Hükümlüye de teklif yapılmadığından usulüne uygun uzlaştırma yapılması için itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Telefonla yapılamayan uzlaşma teklifinin önce bilinen son adrese tebliği gerektiği, şikâyetçiye farklı adrese yapılan tebligatın geçersiz ve hükümlüye hiç teklif yapılmamasının hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir.
Soru: Telefonlara ulaşılamaması ve başka adreste tebligat yapılması uzlaştırmayı tamamlamaya yeterli görüldü mü?
Sonuç: Uzlaşma talebinin reddine yönelik itirazı reddeden karar kanun yararına bozuldu, dosya itiraz merciine gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdi edildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Ceza Dairesi
- Esas No2026/3639
- Karar No2026/11322
- Karar Tarihi16.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKanun Yararına Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“şikâyetçiye yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve hükümlüye uzlaşma teklifini içeren herhangi bir tebligat yapılmadığı dikkate alınarak”
“usûlüne uygun şekilde uzlaştırma işlemlerinin yapılması ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun değerlendirilmesi”
Kararın Tam Metni
2. Ceza Dairesi 2026/3639 E. , 2026/11322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/480 D. İş
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2026 tarihli ve KYB-2026/17728 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 13.10.2011 tarihli kararını takiben, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi üzerine, uzlaştırmacı tarafından tanzim edilen raporda "tarafların dosyada yer alan telefon numaralarının arandığı, ancak telefonlarının kapalı olduğu, müştekiye gönderilen tebligatın da iade geldiği" gerekçesiyle tarafların uzlaşamadığı bildirilmiş ise de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve 2018/2503 esas, 2018/9186 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşıldığından, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebliğ yapılmalı, tebliğin iade edilmesi halinde adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine tebliğ işleminin yapılması gerektiği,
Dosya kapsamına göre, kovuşturma aşamasında müştekinin 13.07.2011 tarihli oturumda adresini "... Mahallesi ... üzeri ... Sitesi ... .../Diyarbakır" olarak bildirmesine rağmen, uzlaşma teklif formunu içerir tebligatın ilk olarak "... Mah. ... .../Mardin" adresine çıkartıldığı, anılan tebligatın muhatabın tanınmadığından bahisle iade gelmesi sonrasında, bu kez de aynı adrese mernis şerhi düşülmek suretiyle, sadece tebliğ adresinin kapalı olduğuna ilişkin bir açıklamaya yer verilerek muhtara teslim edilmek suretiyle tebliğ işleminin tamamlandığının anlaşılması karşısında, öncelikle sanığın en son bildirdiği adrese tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiği, söz konusu tebligatın iade gelmesi halinde ise bu kez sanığın adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresi tespit edilerek tebliğ işleminin yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya içerisinde yer alan 27.11.2018 tarihli uzlaştırma raporunda; tarafların dosyada yer alan telefon numaralarının arandığı, ancak telefonlarının kapalı olduğu, şikâyetçiye gönderilen tebligatın da iade geldiği gerekçe gösterilerek taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirtilmiş ise de;
02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki,
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez.” şeklindeki,
Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, “Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.” şeklindeki,
Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, “uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır.” şeklindeki,
Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/3. maddesinde yer alan, “Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.” şeklindeki ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde;
Uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere kendisine dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaştırma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın MERNİS adresinin bulunması hâlinde 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince işlem yapılması, mernis adresinin bulunmaması hâlinde ise önceden usûlüne uygun olarak tebliğ yapılmış adresi var ise o adrese anılan Kanun’un 35. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği,
Somut olayda, kovuşturma aşamasında şikâyetçinin 13.07.2011 tarihli oturumda adresini "... Mahallesi ... üzeri ... Sitesi ... .../Diyarbakır" olarak bildirmesine rağmen, uzlaşma teklif formunu içerir tebligatın ilk olarak "... Mah..... ... .../Mardin" adresine çıkartıldığı, anılan tebligatın muhatabın tanınmadığından bahisle iade gelmesi sonrasında, bu kez de aynı adrese mernis şerhi düşülmek suretiyle, sadece tebliğ adresinin kapalı olduğuna ilişkin bir açıklamaya yer verilerek muhtara teslim edilmek suretiyle tebliğ işleminin tamamlandığı ve hükümlüye uzlaşma teklifini içeren herhangi bir tebligatın yapılmadığı anlaşılmkla; şikâyetçiye yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve hükümlüye uzlaşma teklifini içeren herhangi bir tebligat yapılmadığı dikkate alınarak, usûlüne uygun şekilde uzlaştırma işlemlerinin yapılması ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun değerlendirilmesi için hükümlünün Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli -taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından bahisle hükümlünün uzlaşma talebinin reddine dair verilen- ek kararına yönelik itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2018/480 Değişik İş sayılı (Uzlaşma sağlanamadığından bahisle hükümlünün uzlaşma talebinin reddine dair Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesince verilen 11.12.2018 tarihli ek karara yönelik itirazın reddine ilişkin) kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Kanun Yararına Bozma ile Tarafların Uzlaştığı Kabul Edildi mi?
Hayır. Daire, bildirim eksikliklerinin giderilerek usulüne uygun uzlaştırma yapılmasını ve sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun değerlendirilmesini istedi.
Telefonla Yapılan Çağrı Uzlaşma Teklifi Sayılır mı?
Hayır. Kararda aktarılan Yönetmelik hükmüne göre telefon gibi araçlarla yapılan çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.
Benzer Kararlar
Ceza Genel Kurulu 18.02.2026
Sanık Uzlaşma Teklifini Reddederse Mağdura Ayrıca Teklif Yapılması Gerekir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/42 · K. 2026/108
Taraflardan biri uzlaşma teklifini reddederse CMK'nın 255. maddesi saklı kalmak üzere diğerlerine ayrıca teklif yapılmaz; sanığın teklifi reddetmesi üzerine uzlaştırma teklif aşamasında sonuçsuz kalmıştır.
İtirazın Reddi Ceza Hukuku
Ceza Genel Kurulu 11.10.2022
Uzlaştırmada Dava Zamanaşımı İlk Teklifin Ulaştığı Tarihte Durur, Ret Tarihinde Yeniden İşler
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/15 · K. 2022/627
Uzlaştırmada dava zamanaşımı ilk uzlaşma teklifinin tarafa ulaştığı tarihte durur; teklif reddedilirse ret tarihinde, müzakereye geçilmişse uzlaştırmacı raporunun büroya verildiği tarihte yeniden işler.
İtirazın Kabulü Ceza Hukuku
Yargıtay 1. CD 06.04.2026
Israrlı Takipten Beraat Edilince Basit Yaralama İçin Uzlaştırma Yapılmalı
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2026/1271 · K. 2026/2549
Uzlaştırmaya engel suçtan beraat edilmesi hâlinde, şikâyete bağlı basit yaralama suçu için dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmeden mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Bozma Ceza Hukuku
Yargıtay 6. CD 10.06.2024
3359 Sayılı Kanun Ek 12 ile Birlikte İşlenen Basit Tehdit Uzlaşmaya Tabi Değil
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2024/2371 · K. 2024/7344
Basit tehdit, 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesinin ikinci fıkrasıyla birlikte işlendiğinde, sanık aynı davada yargılandığı hakaret suçundan beraat etse bile uzlaşma kapsamına girmez.
Kanun Yararına Bozma İsteminin Reddi Tehdit ve Hakaret
Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.