Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular
Ceza Genel Kurulu İtirazın Reddi Ceza Hukuku
Sanık Uzlaşma Teklifini Reddederse Mağdura Ayrıca Teklif Yapılması Gerekir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/42 · K. 2026/108 · T. 18.02.2026
Karar Özeti
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılanan avukat sanık ile şikâyetçiye kovuşturma evresinde yapılan uzlaşma teklifi kabul edilmeyince mahkûmiyet hükmü kurulmuş ve hüküm Özel Dairece düzeltilerek onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, teklifin suçun gerçek mağduruna yapılmadığını ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, taraflardan biri teklifi reddedince kural olarak diğerlerine ayrıca teklif yapılmayacağını belirtmiştir. Usulüne uygun teklifi reddeden ve hükme kadar aksi yönde irade açıklamayan sanık bakımından uzlaştırmanın teklif aşamasında sonuçsuz kaldığı kabul edilerek itiraz oy birliğiyle reddedilmiştir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Taraflardan biri uzlaşma teklifini reddederse CMK'nın 255. maddesi saklı kalmak üzere diğerlerine ayrıca teklif yapılmaz; somut olayda sanığın reddiyle uzlaştırma teklif aşamasında sonuçsuz kalmıştır.
Soru: Ceza davasında sanık uzlaşma teklifini reddederse uzlaştırma süreci nasıl sonuçlanır?
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı oy birliğiyle reddedildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- KurulCeza Genel Kurulu
- Esas No2024/42
- Karar No2026/108
- Karar Tarihi18.02.2026
- Karar TürüCeza Genel Kurulu Kararı
- Sonuçİtirazın Reddi
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 155/2
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 254
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 255
- Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği m. 30
Kararın Önemli Bölümleri
“Taraflardan birinin uzlaşma teklifini reddetmesi veya reddetmiş sayılması durumunda CMK’nın 255. maddesinde öngörülen hâl saklı kalmak kaydıyla diğer taraflara ayrıca uzlaşma teklifinde bulunulmaz”
“müşahhas olayın özelliğine nazaran uzlaştırma girişiminin teklif aşamasında zaten akim kaldığı ve bu suretle uzlaştırma sürecinin olumsuz sonuçlandığı kabul edilmelidir.”
Kararın Tam Metni
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ: 11. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ: Ağır Ceza
SAYISI: 304-119
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan sanığın 6086 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.02.2012 tarihli ve 2-36 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 07.04.2014 tarih ve 3240-3863 sayı ile "...Avukat olan sanığın, takibi ile yetkilendirildiği işin Avukatlık Kanununun 35/A maddesinde belirtilen ve münhasıran avukatlar tarafından üstlenilerek yürütülecek işlerden olmadığı da gözetildiğinde, müştekinin annesi ...'ın emeklilik işlemlerinin yapılması amacı ile kendisine vekaletname ile prim borcu olarak ödenmek üzere 7.000 TL verilmesine karşın, SGK nezdinde parayı yatırmayıp sahibine de iade etmeyerek uhdesinde tutmak biçiminde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,'' isabetsizliğinden 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı tutulmak üzere bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesince 05.11.2014 tarih ve 97-148 sayı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın, TCK'nın 155/2, 62, 52/2, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/5. maddeleri uyarınca 6.000 TL ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gereğince 1.500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve bir kamu kurumunu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten cezanın infazından sonra işlenmek üzere 1 ay 7 gün süre ile yoksun bırakılmasına, bu hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 18.11.2019 tarih ve 32846-11947 sayı ile "...Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" gerekçesiyle sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesince 30.06.2020 tarih ve 304-119 sayı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın, TCK'nın 155/2, 62, 52/2, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 6.000 TL ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gereğince 1.500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 11.07.2023 tarih ve 27460- 5813 sayı ile; hüküm fıkrasında yer alan "5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi" ilişkin ibarenin çıkartılarak yerine; "1412 sayılı Kanunu'nun 326/son maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 18.10.2023 tarih ve 70218 sayı ile; "...Mağdure ...'ın, 18.01.2004 tarihinde ölmüş olan eşi ...'ın çiftçilik mesleği nedeniyle kendisinin emeklilik işlemlerini takip etmesi amacıyla Seydişehir Noterliği'nin 25.02.20 09... yevmiye nolu genel vekâletnamesi ile Avukat olan sanık ...'nu vekil tayin ettiği, Mağdure ...'ın temin ettiği 7.000 TL parasını oğlu olan ... vasıtasıyla emeklilik işlemlerini yürütmesi ve prim borcunu ilgili kuruma ödemesi için sanık ...'na 2009 yılı Mart veya Mayıs ayında elden verdirdiği hâlde sanığın gerekli işlemleri tamamlamadığı gibi parayı da iade etmemek suretiyle işlediği 'Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunun gerçek mağdurunun ... olduğu, ...'ın ise bu suçun mağduru olmadığı gözetilmeden, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 18.11.2019 tarihli ve 2017/328 46... /11947 Karar sayılı bozma ilamı üzerine, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/304 esas sayılı dosyasında görevlendirilen uzlaştırmacı tarafından 'Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunun gerçek mağduru olan ...'a uzlaşma teklifinde bulunulmadığı, bu suçun mağduru olmayan ...'a 05.03.2020 tarihinde yapılan uzlaşma teklifi üzerine ...'ın uzlaşmak istememesi üzerine uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2019/3 04... /119 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün kurulmuş olması (uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle) kanuna aykırı olduğundan; Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30.06.2020 tarihli ve 2019/3 04... /119 Karar sayılı mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebi üzerine, uzlaştırma işleminin kanuna aykırı yapılmış olması nedeniyle Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nce hükmün bozulmasına karar verilmesi yerine hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş olması hukuka aykırılık oluşturmaktadır." düşüncesiyle itiraz yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesince 07.12.2023 tarih ve 5766-9690 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KONUSU
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; güveni kötüye kullanma suçundan yargılanan sanık hakkında yapılan uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
Suç tarihinde serbest avukat olarak mesleki faaliyetini icra eden sanık hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı ve yargılama sürecinin "Hukuki Süreç" başlığı altında belirtildiği şekilde gerçekleştiği,
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin müsnet güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle verdiği 18.11.2019 tarihli ve 32846-11947 sayılı bozma kararı sonrası dosyanın gönderildiği Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, şikâyetçi ...’in karşı tarafın talep etmesi hâlinde uzlaşmak istediğini beyan ettiği, verilen ara kararla dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verildiği,
Mahkemenin 03.02.2020 tarihli müzekkeresi ile Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna, dava dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderildiği belirtilerek sanık ile şikâyetçiye uzlaştırma önerisinde bulunulması, düzenlenecek evrakın 12.03.2020 tarihli duruşmadan önce gönderilmesinin istenildiği,
Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca 06.02.2020 tarihli ve 2020/76 sayılı tutanak ile uzlaştırmacının görevlendirildiği,
05.03.2020 tarihinde saat 16.40'ta, düzenlenen uzlaşma teklif formuna göre; sanık ve şikâyetçiye uzlaştırmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçları anlatılarak uzlaşma teklifinde bulunulduğu, formun "Üç gün içinde beyanda bulunmak istiyorum ve kabul etmiyorum." kısımlarının sanık ve şikâyetçi tarafından ayrı ayrı imzalandığı,
06.03.2020 tarihli yazıyla, uzlaştırmacı tarafından uzlaşmanın sağlanamadığı belirtilerek teklif formlarının Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna sunulduğu,
Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunun 19.03.2020 tarihli müzekkeresi ile de uzlaşma sağlanamadığının mahkemeye bildirildiği,
12.03.2020 tarihli duruşma zaptında şikâyetçi ...'in sanıkla uzlaşamadıklarını beyan ettiğinin belirtildiği,
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarih ve 27460- 5813 sayılı düzeltilerek onama kararı sonrasında, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesince 14.07.2023 tarihli müzekkere ekinde sanık ..., müşteki ... ve mağdur ...'nin birlikte imzaladıkları 10.07.2023 tarihli uzlaştırma tutanağı ve raporunun gönderildiği,
Anlaşılmaktadır.
V. GEREKÇE
Uzlaştırma kurumu, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 17.09.1987 tarihli 410. toplantısında alınan Ceza Adaletinin Sadeleştirilmesi Hakkında Üye Devletlere Yönelik 18 Sayılı Tavsiye Kararında;
"Ceza adaletinin işleyişini hızlandırma ve sadeleştirme işleminde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin özellikle 5. ve 6. maddelerinde öngörülen şartların dikkate alınması gerektiği göz önüne alınarak; Mahkemelere intikal eden ceza davalarının kabarıklığı ve özellikle hafif cezaları gerektirenler ile ceza yargılamasındaki uzunluğun neden olduğu sıkıntılara bakılarak ...yetkili makamlarca ceza işlerinde savcılık ve mahkeme dışı anlaşmalar sağlanması, bu tür ihtilafların uzlaşma yolu ile halledilmesinin tavsiye edilmesi" kabul edilmiştir.
Benzer düşünce ve ihtiyaçlar sonucu Türk ceza hukuku sistemine dâhil edilen ve 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle yapılan değişikliğe kadar "uzlaşma" başlığı altında düzenlenen uzlaştırma kurumu, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Uzlaştırma; bu kapsama giren suçlarda, fail ve mağdurun suçtan doğan zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarına bağlı olarak devletin de ceza soruşturması veya kovuşturmasından vazgeçmesi ve suçun işlenmesiyle bozulan toplumsal düzenin barış yoluyla yeniden tesisini sağlayıcı nitelikte bir hukuksal kurumdur.
TCK'nın 73. maddesinin sekizinci fıkrasında, "Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir." hükmü ile uzlaşma kurumuna, aynı tarihte yürürlüğe giren CMK'nın 253, 2 54... . maddelerinde ise uzlaşmanın şartları, yöntemi, sonuçları, kovuşturma aşamasında uzlaşma ile birden fazla failin bulunması hâlinde uzlaşmanın nasıl gerçekleşeceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle, TCK'nın 73. maddesinin başlığında yer alan "uzlaşma" ibaresi metinden çıkarılmış, 45. maddesiyle de aynı maddenin 8. fıkrası yürürlükten kaldırılmış, yine 24... . maddeleri ile CMK'nın 2 53... . maddeleri değiştirilmiştir.
09.07.2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle CMK'nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasına "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." cümlesi eklenmiştir.
02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile yapılan değişiklikle madde başlığı "Uzlaştırma" olarak değiştirilmiş ve kapsamı genişletilmiştir.
24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile uzlaştırma kapsamına giren suçların sayısı bir kez daha artırılarak, TCK'nın 155. maddesindeki güveni kötüye kullanma, aynı Kanun'un 165. maddesindeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu ve 117. maddesinin ilk fıkrasındaki iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçu ile bu suçun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi nitelikli hâline ilişkin 119. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsam içerisine alınmış. CMK'nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "birlikte" ibaresinden sonra gelmek üzere "aynı mağdura karşı" ibaresi eklenmiş ve onikinci fıkrasında yer alan "en çok yirmi gün daha" ibaresi "her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez", 27.05.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile de; 253. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "suçlarda," ibaresinin "suçlarda ve ısrarlı takip suçunda (madde 123/A)," şeklinde değiştirilmiştir.
Bu cümleden olarak;
14.11.2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16, 17... . maddeleriyle; soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olan ve daha öncesinde uzlaştırma kapsamında bulunan TCK'nın 125. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçu ile 125. maddesinin 3. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde düzenlenen hakaret suçunun ileti yoluyla ve/veya alenen işlenmesi hâlleri uzlaştırma kapsamından çıkartılarak, önödeme kapsamına alınmış; şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren kararını bildirmesi gereken üç günlük süre yedi güne çıkartılmış; uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı hüküm altına alınmış; daha önce yapılan uzlaştırmacı sınavlarında başarılı olanların hakları saklı kalmak kaydıyla uzlaştırmacı olabilmek için hukuk fakültesi mezunu olma şartı ihdas edilmiştir.
Son olarak 25.12.2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24. maddesi ile TCK'nın 155. maddesinin üçüncü fıkrasında ihdas edilen suçun uzlaştırma kapsamında olmayacağı, daha önce uzlaştırma kapsamında bulunan ve TCK'nın 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunda uzlaştırma hükümlerinin uygulanmayacağı, ön ödeme kapsamında bulunan suç ile uzlaştırma kapsamında bulunan bir suçun aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Bu kapsamda yapılan değişiklikler sonrası CMK'nın 253. maddesinin ilgili kısımları;
"(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;...
7. Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),...suçları....
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır...
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir...
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır...
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. Uzlaştırma bürosu soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler...
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez...
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda öngörülen kanun yollarına başvurulabilir..." şeklinde mevcut hâlini almıştır.
CMK'nın "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesi;
"(1) Kamu davasının açılması halinde, uzlaşmaya tâbi bir suç söz konusu ise, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen usule göre, mahkeme tarafından da yapılır.
(2) Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde davanın düşmesine karar verilir." şeklinde iken, 19.12.2006 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile;
"(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre, mahkeme tarafından yapılır.
(2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def'aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." biçiminde değiştirilmiştir.
02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile CMK'nın 254. maddesinin birinci fıkrası; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir." biçiminde, 14.11.2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesi ile de maddenin ikinci fıkrası; "Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi hâlinde durma kararı verilir. Durma süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunur.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Bu hükümler göz önüne alındığında, uzlaştırma gerek 5560 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce gerekse 55 60... sayılı Kanun'larla yapılan değişiklikler sonrası asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem ise de her ne suretle olursa olsun uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması hâlinde kovuşturma aşamasında da uzlaştırmanın mümkün olduğu kabul edilmelidir.
CMK'nın 253. maddesinin dördüncü fıkrasında soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde soruşturma dosyasının, aynı Kanun'un 254. maddesinin birinci fıkrasında da kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması hâlinde kovuşturma dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderileceği öngörülmüştür.
Her iki durumda da CMK'nın 253. maddesinin dördüncü fıkrasının 2 ve 4. cümlelerine göre uzlaştırma bürosu tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene ya da sanığa uzlaşma teklifinde bulunacak olup uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilecektir.
CMK'nın 253. maddesine dayanılarak çıkarılıp 05.08.2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin ''Temel İlkeler'' başlıklı 5. maddesinde;
"...(1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile kabul etmeleri ve karar vermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler...
(5) Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları, uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî sonuçları hakkında bilgilendirilir.
(6) Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin yaşı, olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi belirgin farklılıklar, uzlaştırma sürecinde göz önüne alınır...''
''Genel hükümler'' başlıklı 7. maddesinde;
"...(3) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir...''
''Kovuşturma Evresinde Uzlaştırma' başlıklı Dördüncü bölümünde, ''Uzlaştırma usulü'' başlıklı 22. maddesinde;
''(1) Kamu davası açıldıktan sonra aşağıdaki durumların varlığı hâlinde, uzlaştırma işlemleri mahkemenin talebi doğrultusunda Kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma bürosunca yerine getirilir:
a) Kovuşturma konusu suçun hukukî niteliğinin değişmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması,...
ç) Kovuşturma evresinde kanun değişikliği nedeniyle suçun uzlaşma kapsamına girmesi.
(2) Mahkeme tarafından gönderilen dosya büroya kaydedildikten sonra büro numarası alır.
(3) Uzlaştırma konusu suç ya da suçlara ilişkin belgelerden uzlaştırma için gerekli olup da hâkim tarafından uygun görülenler büroya gönderilir. Gönderme ara kararında uzlaştırma işlemlerinin yapılacağı kişiler ile uzlaştırmaya tabi suçlar açıkça belirtilir...
(5) Cumhuriyet savcısı mahkemenin gönderme ara kararında uzlaştırma işleminin yapılacağı kişilerin veya uzlaştırmaya tabi suçların açıkça belirtilmemesi durumunda bu eksikliklerin giderilmesini mahkemeden talep edebilir...''
''Belgelerin verilmesi'' başlıklı 23. maddesinde;
''(1) Mahkeme tarafından gönderilen dosya büro personelince uzlaştırmacıya tutanakla teslim edilir ve alındı belgesi dosyasına eklenir.
(2) Hangi belgelerin verildiği ve verilme tarihi büro personelinin ve uzlaştırmacının imzasını içeren bir tutanakla tespit edilir.''
"Uzlaşma belgesi" başlıklı 26. maddesinde;
"1) Kovuşturma evresinde uzlaştırmanın uygulanabileceği hâllerde, yapılan uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen hüküm verilinceye kadar sanık ile mağdur, katılan veya suçtan zarar görenin aralarında uzlaşmaları halinde; taraflarca niteliğine uygun düştüğü ölçüde Ek-3’te yer alan Uzlaştırma Raporu Örneği'ne uygun bir uzlaşma belgesi düzenlenir ve mahkemeye sunulursa, hâkim bu belgeyi 25 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen kıstaslara göre inceler ve değerlendirir."
"Ortak Hükümler" başlıklı Beşinci bölümün, "Uzlaşma teklifi" başlıklı 29. maddesinde;
''(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur...
(5) Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur."
"Uzlaşma teklifini kabul süresi'' başlıklı 30. maddesinde;
"(1) Uzlaşma teklifinde bulunulanlardan herhangi biri üç gün içinde teklifi yapan uzlaştırmacıya kararını bildirmediği takdirde, uzlaşma teklifi reddedilmiş sayılır. Bu durumda, Kanunun 255 inci maddesi hükmü saklı kalmak üzere, ayrıca diğerlerine uzlaşma teklifinde bulunulmaz.''
"Zamanaşımı" başlıklı 34. maddesinde;
''...(2) Uzlaşma teklifine süresi içerisinde cevap verilmemesi ya da teklifin reddedilmesi hâlinde uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalmış sayılır.
(3) Tarafların veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin uzlaştırma müzakerelerine katılmaktan imtina etmesi, müzakereler sırasında taraflardan birinin yazılı veya sözlü olarak uzlaşmadan vazgeçtiğini bildirmesi üzerine düzenlenen raporun büroya verildiği tarihten itibaren dava zamanaşımı ve kovuşturma koşulu olan dava süresi yeniden işlemeye başlar.'' düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yönetmelik hükümlerine göre kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından uzlaştırma bürosuna gönderilen dosyalarda, uzlaştırmaya konu suç veya suçlara ilişkin belgeler arasından yalnızca uzlaştırma işlemleri bakımından gerekli görülen ve hâkim tarafından uygun bulunan belgeler gönderilir. Gönderme kararında ayrıca uzlaştırma kapsamına giren suç ile uzlaştırma teklifinde bulunulacak kişiler açıkça gösterilir. Dosyanın uzlaştırma bürosuna ulaşmasının ardından yapılan kayıt işlemlerini takiben, bürodan sorumlu Cumhuriyet savcısı tarafından mahkemenin gönderme ara kararında belirtilen uzlaştırma kapsamındaki suç veya uzlaştırılacak kişiler yönünden bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde bu eksikliğin giderilmesini mahkemeden talep edebilir.
Görevlendirilen uzlaştırmacı ise uzlaşma teklifinde bulunduğu tarafa öncelikle uzlaştırmanın niteliğini, uzlaşmanın kabulü veya reddinin doğuracağı hukuki sonuçları açıklamakla yükümlüdür. Bu açıklamalar uzlaşma teklif formunda yer almakta olup teklifin yapılmasının ardından hazır bulunan taraflara söz konusu form imzalatılır. Uzlaşma teklif formunun imzalanmasıyla birlikte uzlaşma teklif aşaması tamamlanmış sayılır.
Uzlaşma teklifinde bulunulan tarafın uzlaşma teklifini açıkça kabul etmediğini beyan etmesi durumunda uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalacaktır. Taraflardan birinin uzlaşma teklifini reddetmesi veya reddetmiş sayılması durumunda CMK’nın 255. maddesinde öngörülen hâl saklı kalmak kaydıyla diğer taraflara ayrıca uzlaşma teklifinde bulunulmaz ve soruşturma ya da kovuşturma uzlaştırma yoluna gidilmeksizin sonuçlandırılır. Yönetmeliğin 34. maddesinde uzlaşma teklifine süresi içinde cevap verilmemesi ya da teklifin reddedilmesi hâlinde uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığının bir tutanakla tespit edilerek dosyasına konulacağı ve uzlaştırma işlemlerine bu suretle son verileceği düzenlenmiştir.
Taraflardan birine ulaşamama, uzlaşma teklifinin reddedilmiş sayılması veya reddedilmesi durumlarında teklif aşamasında uzlaştırma girişimi olumsuz sonuçlanmıştır ve bu husus bir tutanakla tespit edilip dosyasına konularak uzlaştırma işlemlerine son verilecektir.
Kovuşturma evresinde uzlaştırmanın uygulanabileceği durumlarda, daha önce yapılan uzlaşma teklifinin reddedilmiş olması durumunda hüküm verilinceye kadar sanık ile mağdur, katılan veya suçtan zarar görenin kendi aralarında uzlaşmaları hâlinde uzlaşma belgesi düzenlenmesi mümkündür (Yönetmelik 26/1. madde).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan yargılama neticesinde, suçun 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle kovuşturma evresinde dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırmacı tarafından sanık ile şikâyetçi ...’e uzlaşma teklifinde bulunulduğu, tarafların uzlaşmayı kabul etmemeleri üzerine uzlaşmanın sağlanamadığının bildirildiği, bu şekilde yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılan olayda;
Kovuşturma evresinde görevlendirilen uzlaştırmacının usule uygun şekilde ve ilk olarak şahsına yaptığı uzlaşma teklifini reddettiği gibi hüküm verilinceye kadar da aksine bir irade açıklamasında ve uzlaşma yönünde bir teşebbüste bulunmayıp avukat olarak mesleki faaliyetini sürdüren sanığın, kovuşturma evresinde 05.03.2020 tarihinde ilk olarak kendisine yapılan uzlaşma teklifini reddetmesi karşısında, müşahhas olayın özelliğine nazaran uzlaştırma girişiminin teklif aşamasında zaten akim kaldığı ve bu suretle uzlaştırma sürecinin olumsuz sonuçlandığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Ceza Genel Kurulu 11.10.2022
Uzlaştırmada Dava Zamanaşımı İlk Teklifin Ulaştığı Tarihte Durur, Ret Tarihinde Yeniden İşler
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/15 · K. 2022/627
Uzlaştırmada dava zamanaşımı ilk uzlaşma teklifinin tarafa ulaştığı tarihte durur; teklif reddedilirse ret tarihinde, müzakereye geçilmişse uzlaştırmacı raporunun büroya verildiği tarihte yeniden işler.
Diğer Israrlı Takip
Ceza Genel Kurulu 29.04.2026
Tehditle Parayı Alıp Kaçarken Yakalanan Failin Yağma Suçu Teşebbüste Kalmaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/577 · K. 2026/273
Yağmada suç, cebir veya tehdidin etkisiyle malın teslim edilmesi ya da alınmasıyla tamamlanır; failin malı alıp kaçarken yakalanması eylemi teşebbüs aşamasında bırakmaz.
Direnme Uygun Bulundu Yağma
Ceza Genel Kurulu 25.03.2026
Üst Sınırı İki Yıl Olan Suçta İstinaf Mahkemesinin Hükmü Açıklama Kararı Temyiz Edilemez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/527 · K. 2026/187
Somut olayda, suç tarihinde üst sınırı iki yıl olan suçtan bölge adliye mahkemesinin verdiği hükmün açıklanması kararı ilk defa kurulan mahkûmiyet olmadığından CMK 286/2-d uyarınca temyiz edilemez.
Diğer Uyuşturucu Suçları
Ceza Genel Kurulu 11.03.2026
Yargıtay İncelemesi Sürerken Dolan Dava Zamanaşımı Kamu Davasını Düşürdü
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/49 · K. 2026/145
Zamanaşımını kesen son işlemden itibaren asli dava zamanaşımı Yargıtay incelemesi sırasında dolmuşsa, derhâl beraati gerektiren bir durum ve daha ağır suç ihtimali bulunmadıkça kamu davası resen düşürülür.
Diğer Uyuşturucu Suçları
Ceza Hukukunda Diğer Konular konusundaki 30 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.