Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Velayet ve Ortak Velayet
Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Çocukların Fiilen Yaşadığı Evdeki İstismar İddiası Araştırılmadan Velayet Belirlenemedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/9730 · K. 2026/5995 · T. 03.06.2026
Karar Özeti
Bölge adliye mahkemesi, çocukların anneleriyle kalmak istemediklerine ilişkin beyanlarını ve soruşturma dosyasını gerekçe göstererek ortak çocukların velayetini babaya vermişti. Yargıtay, babanın yurt dışında yaşadığını, çocukların fiilen babanın anne ve babasıyla kaldığını ve dedenin ortak çocuklardan birini istismar ettiği ve ona şiddet uyguladığı iddiasının soruşturma dosyasında bulunduğunu belirtti. Dede yönünden soruşturma dosyasının getirtilmesi, bilirkişi heyetince yeniden inceleme yapılması ve çocukların uzman aracılığıyla tekrar dinlenmesi gerektiğinden velayet bölümünü resen bozdu; babanın temyiz itirazlarını reddedip diğer bölümleri onadı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Çocukların anneyle kalmak istemediklerine ilişkin beyanları, velayet babaya verilirse birlikte olacakları dede hakkındaki istismar iddiası araştırılmadan velayetin babaya verilmesine yeterli sayılmamıştır.
Soru: Çocuklar anneyle kalmak istemiyorsa, evdeki istismar iddiası araştırılmadan velayet babaya verilebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı velayet düzenlemesi yönünden resen bozuldu, babanın temyiz itirazları reddedilerek velayet dışındaki bölümler onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/9730
- Karar No2026/5995
- Karar Tarihi03.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKısmen Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“velayetin babaya verilmesi durumunda fiilen çocuklarla birlikte olacağı anlaşılan dede ... yönünden soruşturma dosyasını celbi”
“eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/9730 E. , 2026/5995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2292 E., 2025/2318 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/6 E., 2025/248 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Davacı vekili Avukat ...'un mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2 Ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın velayet düzenlemesi yönünden re'sen yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra ... Çocuk ... Merkezi Müdürlüğünce düzenlenen 04/08/2025 tarihli rapor sırasında alınan beyanlarında 2009 doğumlu ..., 2010 doğumlu ... ve 2011 doğumlu ... isimli çocukların anneleri ile kalmak istemedikleri yönündeki görüşleri, Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/1127 Soruşturma sayılı dosyasının içeriği gerekçe gösterilerek ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın velayetinin babaya verilmesine karar verilmiş ise de;
Velâyet düzenlemesi yapılırken; gözönünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararı”dır. (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 3 üncü maddesinin Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi 1 inci maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 339 uncu maddesinin birinci fıkrası, 343 üncü maddesinin birinci ve 346 ncı maddesinin birinci fıkraları; 5395 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (b) bendi) Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 inci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Somut olayda, baba ...'ın yurt dışında yaşadığı, ortak çocukların ise fiilen ...'ın babası ve annesi ile birlikte yaşadıkları, Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/1107 Soruşturma sayılı dosyasında annenin 14.09.2025 tarihli ifadesinde, eşinin babası olan ... tarafından ortak çocuk ... ...'nın istismar edildiğinin iddia edildiği, bu kapsamda aynı tarihte beyanlarına başvurulan ...'nın dedesi tarafından istismara uğradığı, bazen fiziksel şiddet gördüğünü söylediği, aynı soruşturma kapsamında tanık olarak dinelen ortak çocuk ...'ın da, ...'nın beyanlarını doğrular nitelikte anlatımlarda bulunduğu, bu kapsamda velayetin babaya verilmesi durumunda fiilen çocuklarla birlikte olacağı anlaşılan dede ... yönünden soruşturma dosyasını celbi, dosyanın tekrar bilirkişi heyetine tevdii, ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın yeniden beyanlarının uzman vasıtası ile tespiti ve alınacak rapor sonucunda ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın velayeti hususunda hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere velâyet düzenlemesi yönünden re'sen BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın velayet düzenlemesi dışında kalan diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Bu Bozma, Velayetin Anneye Verildiği Anlamına Gelir mi?
Hayır. Yargıtay, soruşturma dosyasının getirtilmesi, yeniden uzman heyeti incelemesi ve çocukların uzman aracılığıyla tekrar dinlenmesi sonrasında velayet hakkında yeniden hüküm kurulmasını istedi; velayeti kendisi düzenlemedi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 14.12.2021
Velayet Babaya Verilmeden Önce Çocuğun Güncel Durumu Uzmanlarca İncelenmeliydi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2021/8413 · K. 2021/9546
Velayet kamu düzenine ilişkin olup yargılama sırasındaki gelişmeler de gözetilir; çocuğun anneyle yaşadığı bildirilmişken uzman incelemesi yaptırılmadan velayetin babaya verilmesi eksik inceleme sayılmıştır.
Kısmen Bozma Velayet ve Ortak Velayet
AYM 2. Bölüm 28.05.2025
Annenin Çocuğa Kendi Soyadını Verme Davasının Reddi Ayrımcılık Yasağının İhlali Sayıldı
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm · Başvuru No 2022/4717
Velayet sahibi annenin soyadı değiştirme davasının velayetin dava hakkı vermediği gerekçesiyle ve çocuğun üstün yararına ilişkin yeterli gerekçe olmadan reddi, ayrımcılık yasağının ihlali sayılmıştır.
İhlal Velayet ve Ortak Velayet
Yargıtay 2. HD 07.04.2026
Çocuğun Yurda Yerleştirildiği İddiası Araştırılmadan Velayet Düzenlemesi Yapılamadı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/8669 · K. 2026/3763
Annenin çocuğu yurda yerleştirdiği iddiası fiilî bakım ve gözetimin araştırılmasını gerektirdiğinden, velayet yeniden sosyal inceleme raporuyla ve kardeşlerin ayrılmaması ilkesi gözetilerek belirlenmelidir.
Kısmen Bozma Velayet ve Ortak Velayet
Yargıtay 2. HD 17.06.2026
Çocukların Baba Yanında Yaşamaya Başladığı İddiası Velayette Yeniden Araştırma Gerektirdi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/10882 · K. 2026/6772
Temyizde çocukların baba yanında yaşamaya başladığı bildirilen dosyada, yaşam yerinin araştırılması ile idrak çağındaki çocukların ve ebeveynlerin görüşünün alınması gerektiği kabul edilmiştir.
Kısmen Bozma Velayet ve Ortak Velayet
Velayet ve Ortak Velayet Konusundaki 18 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Velayet Davası
- Velayet ve Çocuğun Üstün Yararı
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Velayet Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Ortak Velayet Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.