top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Fazla Çalışma Ücreti

Yargıtay 10. HD Düzelterek Onama İş Hukuku

Yersiz Alınan SGK Primi İadesinde Faiz Ödemeyi Takip Eden Aybaşından İşler

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2026/8831 · K. 2026/6377 · T. 06.05.2026

Karar Özeti

Davacı banka, iş teftiş raporunda tespit edilen fazla çalışma ücretleri nedeniyle yapılan resen prim tahakkukunun iptalini ve ihtirazi kayıtla ödediği tutarın faiziyle iadesini istemiş; dava kabul edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay, 5510 sayılı Kanun'un 89/3. maddesi uyarınca yersiz alınan primlerde kanuni faizin primin yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapılacağı ayın başına kadar işleyeceğini belirtmiştir. Kurum işleminin iptali davasında Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi gereğince maktu vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini de vurgulamıştır. Yeniden yargılama gerekmediğinden ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek onanmıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Yersiz alınan primler kanuni faiziyle iade edilirken faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar hesaplanır.

Soru: SGK'ya yersiz ödenen prim iade edilirken faiz hangi tarihten itibaren işler?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı faiz ve vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.”

“Kurum işleminin iptali istemli davada, öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/3105 E., 2026/439 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/34 E., 2024/410 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili Bankaya ... İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığınca başlatılan teftiş kapsamında 24.02.2015 tarihli............ numaralı AŞA/2 sayılı denetim raporu ile Ankara Sincan Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından söz konusu çalışanların kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle 2011/1 ile 2013/9 aylarına ilişkin resen prim tahakkuk edileceğinin belirtildiğini, işleme 06.12.2022 tarihinde itiraz edildiğini, davalı Kurumca itirazın reddedildiğini, kararın iptali için işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, müvekkili Banka ile çalışan tüm personel arasında iş sözleşmeleri ile kararlaştırılıp yasal mevzuata uygun şekilde ödenmemiş hiçbir ücret bulunmadığını, çalışanların bordrolarda hesaplamaların eksik yapıldığı yönünde bir itirazlarının olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla uygulanan prim borcu ve gecikme zammına ilişkin kısmın zamanaşımına uğradığını, dava konusu prim borcuna dayanak gösterilen noksanlık ve mevzuata aykırılık olarak yapılan tespitlerin 4857 sayılı İş Kanunu ve İş Teftiş Tüzüğü ile bağdaşmayacak şekilde usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili Bankada çalışanlara ücretlerinin ücret bordolarına göre brüt üzerinden hesaplanmak sureti ile net ücret olarak süresinde banka hesaplarına ödendiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nda açık bir şekilde kasten ücreti ödemeyen ve eksik ödeyenler için prim borcu tahakkuk edileceğinin ve idari para cezasının öngörüldüğünü, davalı Kurum tarafından kıyas ve yorum yolu ile değerlendirme yapıldığını, söz konusu prim borcuna hukuki dayanak olarak gösterilen 24.02.20 15... PRG-2 sayılı raporun iptaline ilişkin olarak İstanbul 2. İş Mahkemesinin 2015/527 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, söz konusu davada Mahkemece fazla mesai yapıldığı ve bu tutarların ödenmediği yönünde bir hüküm oluşturulmaksızın maddi olaylara dayalı tespit içeren raporun iptalinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, raporun gerçekleri yansıtıp yansıtmadığına ilişkin işin esasına girilip inceleme yapılmadığını, eksik incelemeyle hatalı tespitler içeren raporun dayanak alınarak kıyasen borç tahakkuk edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davalı Kurum tarafından teftiş raporu sonrasında öngörülemez sonuçlara sebep olan aksiyon alındığını ve bu durumun tutarsızlık oluşturup davalı Kuruma karşı güvenin sarsılmasına neden olduğunu, iş müfettişleri tarafından herhangi bir somut belgeye dayanan yıllık 270 saati aşan fazla çalışmalara ilişkin ödenmemiş ücret alacağı tespit edilemediğini, 270 saati aşan fazla çalışma yaptırılmadığını, fazla çalışma olmuş ise de tüm fazla çalışma ücretlerinin yasal yükümlülüklere uygun olarak personele ödendiğini, tespitlerin müvekkili Bankanın personellere yapılan prim ödemesinin gözardı edilmesi açısından da usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek açıklanan nedenlerle prim borç tahakkukuna neden olan Kurum işleminin iptaline, müvekkili Banka'nın borçlu olmadığının tespiti ve cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtlı olarak davalı Kuruma 30.11.20 22... .11.2022 tarihlerinde ödenen toplam 256,194.50-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsil edilerek müvekkili Bankaya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum Çankaya’da bulunduğundan davanın Ankara Mahkemelerinde açılması gerektiğini, Ankara Batı Mahkemesinin yetkisiz olduğunu, müvekkili Kurumca 6183 hükümlerinin tatbikatına geçilmeden önceki aşama olan borç bildirim sürecinin işletildiğini, yetkili mahkeme hususunun 6183 sayılı Kanun'a göre değil 5510 sayılı Kanun ile 7036 sayılı Kanun'a göre belirleneceğini, anılan Kanunlarda yetkili Mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olarak gösterildiğini, bu hususta Yargıtay 10.HD 2006/3686 Esas, 2006/11161 Karar sayılı ve Yargıtay 21.HD 2011/1328 Esas, 2011/965 Karar sayılı ilamlarının emsal nitelikte bulunduğunu, müvekkili Kurum tarafından tahakkuk ettirilen borcun sebebinin ... İş Teftiş Başkanlığının 24.02.2015 tarihli 7154 PRG-2 sayılı raporu olduğunu, müvekkili Kurumca bu rapora dayalı olarak işlem yapıldığından davada husumetin müvekkili Kuruma değil Bakanlığa yöneltilmesi gerektiğini, anılan rapor sonucu müvekkili Kuruma konu hakkında bildirim düzenlendiğini, 2011/01-2013/09 dönemleri arasında belirli pozisyonlarda çalışan sigortalıların hizmetlerine ilgili müfettiş raporunda tespiti yapılan fazla çalışma ücretlerinin resen kazandırılmasının talimatlandırıldığını, müvekkili Kurum tarafından 5510 sayılı Kanun ve yönetmelikler gereği olarak resen tahakkuk işlemi gerçekleştirildiğini, müvekkili Kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyan ederek açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle davanın öncelikle yetki kuralları ve husumet itirazları göz önüne alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın ...'na ihbar edilmesine ve esastan reddine, dava harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, davanın kabulü cihetine gidilecek olur ise davanın açılmasında müvekkili Kurumun herhangi bir kusuru bulunmadığından davada yasal hasım olan müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar olunan ... vekili Mahkemeye sunduğu beyan dilekçesinde özetle, müvekkili Bakanlığın taraf sıfatın haiz olmaması ve davanın mahiyeti itibariyle de müvekkili Bakanlığa yöneltilebilecek bir husumetin bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, Bakanlığın ilgili kuruluşu olan ve tamamen Bakanlıktan ayrı bir tüzel kişiliği haiz Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını ilgilendiren davada husumet itirazında bulunduklarını, davanın niteliği gereği dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili Kuruma arabuluculuk teklifi yöneltilmediğini, ihbarın bu yönüyle de usule aykırı olduğunu, davacının iddia ve talep ettiği işçilik alacağına ilişkin kalemlerin zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alınarak davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığının tetkiki ile süresinde açılmadığının tespiti halinde reddini talep ettiklerini, dava konusu borcun kaynağının müvekkili Bakanlık tarafından teftişler kapsamında düzenlenen 24.02.2015 tarihli 7154 PRG-2 sayılı raporu olduğunu, söz konusu zararın tazmini, ödenmesi gereken ücretlerin karşılanması konusunda bir sorumluluklarının bulunmadığını, teftiş raporlarıyla yalnızca durum tespitinin yapıldığını, hukuki sorumluluklarının bulunmadığını beyan ederek açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle davanın reddine, dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı Kurumun 22.11.2022 Tarihli E-32259976-202.01.01-56480832 sayılı yazı ile davacıya tahakkuk ettirilen prim borcu ve gecikme zammının iptaline davacı tarafından davalıya ödenmiş olan 256.194,50 TL prim ödemesinin 252.371,30 TL'lik kısmının 22.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 3.823,20 TL'lik kısmının 30.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde:

a.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,

b.Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.5510 sayılı Yasa’nın 89/3. maddesi “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu'nun 65. maddesi hükmü saklıdır.” hükmüne amir olup, Mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

3.1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde, “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle:16.06.2009 - 5904 S.K./35.mad) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.

Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” düzenlemesi yer almakta olup; açık yasal düzenleme karşısında,Kurum işleminin iptali istemli davada, öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin silinerek yerine "3-Davacı tarafından davalıya ödenmiş olan toplam 256.194,50 TL'nin 5510 sayılı Yasa'nın 89/3 maddesi uyarınca ödeme tarihini takip eden ay başı olan 01.12.2022 tarihinden iadenin yapılacağı aybaşına kadar geçen süre için işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,” ibaresinin yazılmasına,

Hüküm fıkrasının (7) nolu bendinin silinerek yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, "ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Fazla Çalışma Ücreti konusundaki 21 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page