Ana Sayfa › Mevzuat › Türk Ceza Kanunu › Madde 125
5237 Sayılı Kanun Şerefe Karşı Suçlar
TCK Madde 125: Şerefe Karşı Suçlar – Hakaret
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · Madde 125 · Son kontrol: 18 Ekim 2026
Madde Metni
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)[58] veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
Değişiklik ve Yürürlük Notları
[58] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan "ya da yakıştırmalarda bulunmak" ibaresi madde metinden çıkarılmıştır.
Metin, Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi'nde (mevzuat.gov.tr) yayımlanan yürürlükteki metinden aynen alınmıştır. Resmî metin için Mevzuat Bilgi Sistemi'ne bakınız.
Madde Gerekçesi
Bu bölümde, maddenin kanunlaşma sürecine ait resmî TBMM belgesinden (TBMM 22. Dönem, S. Sayısı: 664 – Türk Ceza Kanunu Tasarısı (1/593)) ilgili kısımlar, yalnız sayfa düzeni sadeleştirilerek metni değiştirilmeden aktarılmıştır. Maddede 5377 sayılı Kanun (29/6/2005) ile yapılan değişikliklerin gerekçesi bu sayfada yer almamaktadır (resmî gerekçe metni okunabilir biçimde bulunamadı, eşleşme doğrulanamadı veya değişiklik kanun hükmünde kararnameyle yapıldı). Madde sonradan değiştirildiği için gerekçe yürürlükteki metinle farklılık gösterebilir (bkz. Değişiklik ve Yürürlük Notları). Uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni esastır.
Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metnin Gerekçesi
GEREKÇE (MADDE 125) :
Madde metninde hakaret suçu tanımlanmıştır. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukukî değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığıdır.
Bu düzenlemede 765 sayılı Türk Ceza Kanununda benimsenen hakaret ve sövme suçu ayırımı kaldırılmıştır.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, kişiye somut bir fiil veya olgu isnat edilmelidir. Örneğin, kamu görevlisinin bir kişiden bir iş karşılığında belli bir miktar rüşvet aldığı yönünde isnatta bulunulması durumunda hakaret söz konusudur. Kişiye isnad olunan somut fiilin gerçek olup olmamasının, hakaret suçunun oluşması bakımından bir önemi yoktur. Ancak, iddia olunan hususun gerçek olduğunun ispat edildiği durumlarda, fail cezalandırılmayacaktır.
Keza, kişiye herhangi bir olayla irtibatlandırmadan, soyut olarak yakıştırmalarda bulunulması hâlinde de, hakaret suçu oluşur. Kötü bir niteliği veya huyu ifade eden sözler, somut bir fiil veya olguyla irtibatlandırılmadıkları hâlde, yine de hakaret suçunu oluştururlar. Örneğin, bir kimseye "serseri", "alçak", "hayvan" denmesi hâlinde, somut fiil isnadı söz konusu değildir. Aynı şekilde kişiye soyut olarak "hırsız", "rüşvetçi", "sahtekâr", "fahişe" gibi yakıştırmalarda bulunulması hâlinde de hakaret suçu oluşmaktadır. Kişinin bedenî arızasını ifade etmekle veya kişiye bir hastalık izafe etmekle de hakaret suçu işlenmiş olur. Örneğin, kişiye "kör", "şaşı", "topal", "kambur", "kel" vs. demekle; kişiye "psikopat", "frengili" veya "aidsli" demekle, hakaret suçu işlenmiş olur.
Dikkat edilmelidir ki; davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amacına yönelik olarak belli bir siyasî kanaatin isnad edilmesi hâlinde de hakaret suçu oluşur. Örneğin, bir kişiye "faşist", "komünist" veya "mürteci" demekle, hakaret suçu işlenmiş olur. Bir kişiye izafeten söylenen sözün veya bulunulan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, toplumda hâkim olan telâkkileri, örf ve âdetleri göz önünde bulundurmak gerekir.
Hakaret suçu, kişi muhatap alınarak işlenebilir. Bu durumda huzurda hakaret söz konusudur.
Hakaret suçu, kişinin gıyabında da işlenebilir. Kişiye hazır bulunmadığı bir ortamda veya doğrudan muttali olamayacağı bir surette hakaret edilmesi durumunda, gıyapta hakaret söz konusudur. Ancak, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, fiilin mağdurun gıyabında ve fakat en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Bu kişilerin toplu veya dağınık olmalarının suçun oluşumu üzerinde bir etkisi yoktur. Bir veya iki kişiyle ihtilat ederek de mağdura hakaret edilebilir. Bu gibi durumlarda da esasında bir haksızlık gerçekleşmektedir. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun gıyabında en az üç kişiyle ihtilat edilerek, yani en az üç kişi muhatap alınarak hakaretin yapılması şart olarak aranmıştır.
Maddenin ikinci fıkrasında, hakaretin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir mesajla yapılması hâlinde, birinci fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmedileceği kabul edilmiştir. Buna göre, kişiyi muhatap alan mektup, telgraf, telefon ve benzerî araçlarla yapılan hakaret de, huzurda hakaret olarak cezalandırılmalıdır.
Maddenin üçüncü fıkrasında, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi, bu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. Keza, hakaret suçunun dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı ya da kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hâlinde, verilecek cezanın bir yıldan az olamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Maddenin dördüncü fıkrası hakaret suçunun alenen işlenmesi, bu suçun bir nitelikli şekli olarak kabul edilmiştir. Aleniyet için aranan temel ölçüt, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olmasıdır.
Keza, aleniyetin basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi durumunda artırma oranı ayrıca düzenlenmektedir.
Maddenin son fıkrasında, kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde, suçun kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu Maddeyle İlgili İçtihatlar
Sitedeki içtihat arşivinde bu maddeye dayanan 20 karar var; en önemli 10 tanesi aşağıda.
- Kamera Tespit Tutanağındaki Slogan İddiası Görüntülerle Doğrulanmayınca Hakaret Sabit Değil
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/486 · K. 2026/220 · 08.04.2026 - Kamu Görevlisine Fevren Söylenen Hainsiniz Sözü Somut Olayda Hakaret Suçu Oluşturmadı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/87 · K. 2026/115 · 25.02.2026 - Savcıya “İnsan Ol” ve “Dengesiz” Sözleri Hakaret, Ancak SEGBİS Kaydı Getirtilmeliydi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/88 · K. 2025/421 · 22.10.2025 - Karşılıklı Hakarette Ceza Verilmemesi, Boşanmada Hakaret Kusurunu Ortadan Kaldırmaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/682 · K. 2023/752 · 12.07.2023 - Delil Yetersizliği ve Sokağa Çıkma Yasağında Aleniyet Yokluğu Nedeniyle Hakaret Kararı Bozuldu
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/10582 · K. 2026/12538 · 02.07.2026 - Acil Servis Sarı Alanındaki Hakarette Aleniyet Artırımı Tartışılmadan Uygulanamaz
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/11493 · K. 2026/12446 · 01.07.2026 - Telefonda Başkasına Söylenen Sözleri Katılanın Duyması Hakaret Mahkûmiyetine Yetmedi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2026/6732 · K. 2026/12404 · 01.07.2026 - Kesinleşmiş Hakaret Mahkûmiyetinde Önödeme Talebinin Reddini Kaldıran Karar Bozulmadı
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2026/6735 · K. 2026/12406 · 01.07.2026 - Ön Ödeme Kapsamındaki Hakaret Suçunda Temyizdeki Hüküm Yeniden Değerlendirme İçin Bozulur
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/10009 · K. 2026/12423 · 01.07.2026 - Duruşmada İşlenen Hakaret Aleni Sayıldı, Aynı Mağdurlara Açılan Davalar da Araştırılmalı
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/8156 · K. 2026/12447 · 01.07.2026
Sitede Bu Maddeye Değinen Sayfalar
Rehberler
Blog Yazıları
- Ceza Soruşturmasında İfade, Susma ve Müdafi Yardımı
- Uzlaşma Kapsamındaki Suçlar 2026: Liste, İstisnalar ve Süreç
Hukuk Sözlüğünde İlgili Terimler
Madde Künyesi
- Kanun5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- MaddeMadde 125
- Bölümİkinci Kitap – Özel Hükümler › İkinci Kısım – Kişilere Karşı Suçlar › Sekizinci Bölüm – Şerefe Karşı Suçlar
- Kanundaki BaşlıkHakaret
- DurumYürürlükte
- Resmî KaynakMevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Resmî GerekçeBu sayfada (TBMM S. Sayısı 664)
- Son Kontrol18 Ekim 2026
Kanunda Gezinme
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat metinleri her ay resmî kaynakla karşılaştırılarak güncellenir; uyuşmazlık hâlinde Resmî Gazete'de yayımlanan metin esastır. Somut olayınız için bir avukata danışınız.