top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Tehdit ve Hakaret

Yargıtay 4. CD Kanun Yararına Bozma Ceza Hukuku

Telefonda Başkasına Söylenen Sözleri Katılanın Duyması Hakaret Mahkûmiyetine Yetmedi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2026/6732 · K. 2026/12404 · T. 01.07.2026

Karar Özeti

Sanık, tanıkla telefonda konuşurken yanında bulunduğunu bilmediği katılan hakkında sarf ettiği sözler nedeniyle hakaret suçundan mahkûm edilmiş, karar kanun yararına bozma istemiyle Yargıtaya gelmiştir. Yargıtay, ileti yoluyla hakaretin huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için iletilme kastının gerektiğini, sözleri duyan katılana yönelik böyle bir kast bulunmadığından eylemin gıyapta hakaret niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Gıyapta hakarette aranan en az üç kişiyle ihtilat unsuru da oluşmadığından mahkûmiyet kanun yararına bozulmuş, Yargıtay CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca doğrudan beraat kararı vermiştir.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Başkasıyla yapılan telefon görüşmesini duyan katılana sözleri iletme kastı bulunmadığından eylem gıyapta hakaret sayılmış, üç kişiyle ihtilat da olmadığından suçun oluşmadığı kabul edilmiştir.

Soru: Başkasıyla telefonda konuşulurken söylenen sözleri mağdur duyarsa hakaret suçu oluşur mu?

Sonuç: Mahkûmiyet kanun yararına bozuldu, sanığın beraatine ve hükmolunan cezanın çektirilmemesine karar verildi.

Kararın Önemli Bölümleri

“İleti yoluyla hakaretin, huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için sanığın iletilme kastı ile hareket etmesi gerekir.”

Kararın Tam Metni

4. Ceza Dairesi 2026/6732 E. , 2026/12404 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/464 E., 2025/232 K.

SUÇ :Hakaret

İNCELEME KONUSU

KARAR : Mahkumiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.05.2026 tarihli ve KYB-2026/61771 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;

"5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinde yer alan "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.", şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, sanığın, kızı olan ...'i telefonla arayarak telefonda eşi olan katılan ...'e gıyapta hakarette bulunduğunun, hakaret sözlerini sarf ettiği sırada, katılanın ...'in

yanında olduğunu da bilmeden sözleri sarfettiğinin anlaşılması karşısında; gıyapta hakaretin cezalandırılması için aranan, fiilin en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi şartının gerçekleşmediği ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı cihetle, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır.

Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. TCK’nın 125/2. maddesinde, “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup, telefon konuşması veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır.

İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu oluşmayacaktır. Zira, fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir. Bu durumda fail ancak ihtilat kastıyla hareket etmiş ve şartları oluşmuş ise, gıyapta hareket suçundan cezalandırılabilecektir.

İleti yoluyla hakaretin, huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için sanığın iletilme kastı ile hareket etmesi gerekir.

Somut olayda; katılanın sanığın telefonla tanık ... ile yaptığı görüşmesini duyduğunu belirtmiş ise de sanığın sözleri katılana yönelik söyleme kastının bulunmaması nedeniyle eylemin gıyapta hakaret niteliğinde olduğu ve gıyapta hakaret suçunda olayın üç kişi ile ihtilat unsurunun da oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,

2. Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin Bafra 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2025 tarihli ve 2024/464 esas, 2025/232 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden sanığın hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE,

4. Sanığın beraat etmesi nedeni ile bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,

5. Hükmolunan cezanın çektirilmemesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Yargıtay Dosyayı Yeniden Yargılama İçin mi Gönderdi?

Hayır. Daire, CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca hukuka aykırılığı kendisi düzelterek sanığın beraatine, yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına ve cezanın çektirilmemesine karar verdi.

Benzer Kararlar

Tehdit ve Hakaret Konusundaki 30 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page