top of page

Ceza Soruşturmasında İfade, Susma ve Müdafi Yardımı

Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
Av. Mete ŞAHİN
11 Eyl
8 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 saat önce

Bu yazıdaki mevzuat ve yargı kararları en son 13 Eylül 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir.

Kısa cevap: Şüphelinin ifadesi alınırken kimliği saptanır, yüklenen suç açıkça anlatılır, müdafi seçme hakkı ile susma hakkı hatırlatılır ve şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği bildirilir. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Ceza soruşturmasında ifade, susma hakkı ve müdafi yardımını anlatan kapak görseli

Aşağıda ifade ve sorgu usulü, susma hakkının sonuçları, zorunlu müdafilik hâlleri, dosya inceleme yetkisi, gözaltı süreleri ve uzlaştırma kapsamındaki güncel değişiklik açıklanmaktadır. Genel çerçeve Ceza Hukuku Rehberi sayfasında yer almaktadır.

İfade Alma ve Sorguda Hangi Haklar Hatırlatılır?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147, ifade alma ve sorguda uyulması zorunlu usulü sayar:

İfade alınırken hatırlatılması zorunlu haklar ile yasak sorgu usullerini gösteren karşılaştırma

İfade ve sorguda haklar ile yasak usuller.

  • Kimlik saptaması. Şüpheli, kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür.

  • İsnadın bildirilmesi. Kendisine yüklenen suç anlatılır.

  • Müdafi hakkı. Müdafi seçme hakkı ve hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorguda hazır bulunabileceği bildirilir; müdafi seçecek durumda değilse ve istiyorsa baro tarafından müdafi görevlendirilir.

  • Yakınlarına haber verme. Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir.

  • Susma hakkı. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir.

  • Delil toplanmasını isteme. Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır; aleyhindeki şüphe nedenlerini ortadan kaldırma ve lehine hususları ileri sürme olanağı tanınır.

  • Kişisel ve ekonomik durum. Bu konuda bilgi alınır.

  • Tutanak. İşlemler tutanağa bağlanır.

Bu hatırlatmaların yapılıp yapılmadığı, tutanaktan denetlenir. Nitekim tutanakta, yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, getirilmemişse nedenleri açıkça gösterilmelidir.

Susma Hakkı Aleyhe Delil Olur mu?

Hayır. Susma hakkı, Anayasa m. 38/5'teki kendisini suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamama güvencesinin ceza muhakemesindeki görünümüdür. Şüphelinin veya sanığın susması, aleyhine bir karine oluşturmaz ve suçun ispatı bakımından delil olarak kullanılamaz.

Kimlik bilgileri bakımından durum farklıdır: kişi kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür. Susma hakkı, isnat edilen suça ilişkin açıklamaları kapsar.

Susma hakkının kullanılması, sonradan açıklama yapılmasına engel değildir. Soruşturmanın ileri aşamasında, dosya incelendikten sonra ayrıntılı savunma yapılması yaygın bir tercihtir.

Müdafi Yardımından Yararlanma Hakkı

CMK m. 149 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanuni temsilcisi de müdafi seçebilir. Kovuşturmada suçun hukuki niteliği değişirse sanık, bundan önceden haberdar edilip savunmasını yapabilecek hâle getirilmedikçe başka bir kanun hükmüyle mahkûm edilemez (CMK m. 226/1). Sanığa bildirim yapılamaması veya sanığın duruşmaya gelmemesi hâlinde müdafie yapılan bildirimi yeterli sayan CMK m. 226/4 üçüncü cümlesi, Anayasa Mahkemesinin E. 2025/18, K. 2026/66 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; iptal hükmü 16 Nisan 2027'de yürürlüğe girecektir.

Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. Kanun ayrıca açık bir güvence getirmiştir: avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.

Bu hakkın ihlali, yalnızca usul sorunu değildir. Anayasa Mahkemesi, Özgür Uyanık başvurusunda (B. No: 2020/9524, karar tarihi 15 Haziran 2022) ve Ruşen Bayar başvurusunda (B. No: 2020/33709, aynı tarih), soruşturmada müdafi olmaksızın alınan beyanların mahkûmiyet hükmünde kullanılmasının müdafi yardımından yararlanma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir.

Zorunlu Müdafilik Hangi Hâllerde Vardır?

CMK m. 150 uyarınca müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.

Aynı kural, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada da uygulanır.

Bunların dışında kalan hâllerde kişiye müdafi seçmesi istenir; seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse istemi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilir.

Müdafi Olmadan Kollukta Alınan İfadenin Değeri

Bu, uygulamanın en belirleyici kurallarından biridir. CMK m. 148/4'e göre müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22 Aralık 2022 tarihli kararında (E. 2022/388, K. 2022/824), kolluğun, üzerinde şüphe somutlaşmış kişiye CMK m. 147'deki hakları hatırlatmadan aldığı beyanın ikrar sayılamayacağı, en fazla emare değeri taşıyacağı; savcılıkta geri alınmışsa beyanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Aynı olayla ilgili yeniden ifade alma ihtiyacı doğarsa, bu işlem yalnızca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir. Kolluğun kendiliğinden yeniden ifade alması kanuna aykırıdır.

Yasak Sorgu Usulleri

CMK m. 148, beyanın özgür iradeye dayanması gerektiğini belirterek şu usulleri yasaklar: kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit ile bazı araçların kullanılması gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler. Kanuna aykırı bir yarar vaat edilmesi de yasaktır.

Yaptırım ağırdır: yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa dahi delil olarak değerlendirilemez. Bu kural, Anayasa m. 38/6'daki "kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez" hükmünün somutlaşmış hâlidir.

İfade Tutanağı ve Şerh Düşme

Tutanakta yer alması gereken hususlar CMK m. 147'de sayılmıştır: işlemin yapıldığı yer ve tarih, hazır bulunanların isim ve sıfatları ile ifade verenin açık kimliği, kanuni hatırlatmaların yapılıp yapılmadığı, tutanak içeriğinin ifade veren ve hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı, imzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.

Buradan çıkan pratik sonuç şudur: tutanakta beyanınızla uyuşmayan bir ifade varsa, imzalamadan önce düzeltme talep edilmeli, kabul edilmezse tutanağa şerh düşülmelidir. İmzadan kaçınılması hâlinde de bunun nedeni tutanağa geçirilir. Sonradan "öyle söylemedim" denilmesi, tutanakta bir kayıt yoksa ispat bakımından zorluk doğurur.

Dosya İnceleme Yetkisi ve Kısıtlama Kararı

CMK m. 153 uyarınca müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız alabilir. Bu haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.

Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Kısıtlama kararı ancak kanunda sayılan katalog suçlar bakımından verilebilir; bunlar arasında kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile kaçakçılık suçları yer alır.

Kısıtlama kararı bulunsa bile şu belgelere uygulanmaz: yakalanan kişinin veya şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve ilgililerin hazır bulunmaya yetkili oldukları adli işlemlere ilişkin tutanaklar.

İddianamenin kabulünden itibaren müdafi, dosya içeriğini ve muhafaza altındaki delilleri inceleyebilir; tüm belgelerin örneğini harçsız alabilir.

Ayrıca CMK m. 154/2 uyarınca belirli suç grupları bakımından, gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla yirmi dört saat kısıtlanabilir; bu süre zarfında ifade alınamaz.

İfadeye Çağrı, Zorla Getirme ve Gözaltı Süreleri

Çağrı. CMK m. 145 uyarınca ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır.

Gözaltı sürelerini ve hâkim önüne çıkarma sınırlarını gösteren tablo

Gözaltı sürelerinde kanuni sınırlar.

Zorla getirme. Hakkında tutuklama kararı veya yakalama emri için yeterli nedenler bulunan ya da usulüne uygun çağrıldığı hâlde gelmeyen kişi hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Zorla getirilen kişi derhâl, olanak yoksa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran makam önüne götürülür ve ifadesi alınır. Aynı usul tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi bakımından da uygulanabilir.

Gözaltı. CMK m. 91 uyarınca gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre bu sürenin dışındadır ve on iki saatten fazla olamaz. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle gözaltı süresini her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir.

Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi veya birinci ya da ikinci derece kan hısımı, gözaltına alma işlemine karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir; hâkim evrak üzerinden derhâl ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır.

Serbest bırakılan kişi, yeni ve yeterli delil olmadıkça ve Cumhuriyet savcısının kararı bulunmadıkça aynı nedenle yeniden yakalanamaz.

Soruşturmanın Yürütülmesi

CMK m. 160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar. Kanunun açık ifadesiyle savcı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.

Bu hüküm, savunma tarafının lehe delil toplanması talebini dayandırdığı temel kuraldır; talebin dilekçeyle ve somut biçimde ileri sürülmesi önem taşır.

Mağdur ve Şikâyetçinin Hakları

CMK m. 234 uyarınca mağdur ve şikâyetçi, soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteme, gizliliği ve amacı bozmamak koşuluyla belge örneği isteme, vekili yoksa baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteme, soruşturma belgelerini vekili aracılığıyla inceletme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz haklarına sahiptir.

Belirli suçlarda vekil görevlendirilmesi güçlendirilmiştir: cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesi istenebilir. Mağdur on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul ise ve vekili yoksa istemi aranmaksızın vekil görevlendirilir.

Kanun ayrıca, bu hakların mağdur ve şikâyetçiye anlatılıp açıklanmasını ve bu hususun tutanağa yazılmasını zorunlu kılar.

Uzlaştırma Kapsamında 2025 Değişikliği

Uzlaştırma, CMK m. 253 kapsamındaki suçlarda soruşturma ve kovuşturmanın sona ermesini sağlayan bir kurumdur. Kapsamda şikâyete bağlı suçlar ile kanunda ayrıca sayılan suçlar (kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdidin temel şekli, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, dolandırıcılık gibi) yer alır.

2024 ve 2025 değişiklikleri birbirinden ayrılmalıdır. 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle 2024'te uzlaştırma dışına alınan düzenleme, TCK m. 125/2'deki mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakarettir; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hükmü olan m. 125/3-a değildir. Daha sonra 7571 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle CMK m. 253/3'teki kapsam TCK m. 125'in tamamını içerecek şekilde değiştirilmiştir.

Güncel CMK m. 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip ve hakaret suçlarında uzlaştırma yoluna gidilemez. Ancak CMK geçici m. 8 uyarınca, 7571 sayılı Kanun'un ilgili değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma evresinde olup uzlaşmanın zaten sağlandığı dosyalarda önceki hükümler uygulanır. Uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışındaki başka bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlendiğinde de kural olarak uzlaşma hükümleri uygulanmaz; önödeme kapsamındaki bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde ise uzlaştırma kapsamındaki suç için uzlaşma hükümleri uygulanır.

Usul bakımından uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaştırmacı, görevlendirildiği tarihten itibaren otuz gün içinde süreci sonuçlandırır; büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir. Müzakereler gizlidir.

Kısa Kontrol Listesi

  • İfadeye çağrı davetiyesinde çağrılma nedeninin yazılı olup olmadığını kontrol edin.

  • İfade öncesinde müdafi talep edin; zorunlu müdafilik hâllerinden birine giriyorsanız istem aranmaz.

  • Susma hakkınızı kullanmanın aleyhinize sonuç doğurmayacağını bilin; kimlik sorularını doğru yanıtlayın.

  • Tutanağı imzalamadan önce okuyun; uyuşmayan kayıt varsa düzeltme isteyin veya şerh düşün.

  • Lehinize delillerin toplanmasını somut biçimde talep edin.

  • Dosyada kısıtlama kararı varsa bile ifade tutanağı ve bilirkişi raporlarını inceleyebileceğinizi hatırlayın.

  • Gözaltı süresinin aşıldığını düşünüyorsanız sulh ceza hâkimine başvurulabileceğini bilin.

Ankara ve Yenimahalle'de Başvuru

Ankara'da soruşturma işlemleri Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki ilgili bürolarca yürütülür; zorunlu müdafi görevlendirmeleri Ankara Barosu CMK servisi üzerinden yapılır. Uzlaştırma dosyaları ise adliye bünyesindeki uzlaştırma bürosuna gönderilir.

Yenimahalle'de gerçekleşen olaylarda soruşturmanın yürütüleceği başsavcılık, suçun işlendiği yere göre belirlenir. Yerel başvuru hazırlığı için Ankara Hukuk Rehberi ve Yenimahalle Hukuk Rehberi sayfaları incelenebilir.

Sözlükten İlgili Terimler

Sık Sorulan Sorular

İfade Verirken Susma Hakkım Var mı?

Evet. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamak kanuni bir haktır ve ifade alınmadan önce bu hakkın hatırlatılması zorunludur. Susmak aleyhe delil olarak kullanılamaz; ancak kimliğe ilişkin sorular doğru cevaplandırılmalıdır.

Müdafi Olmadan Kollukta Verilen İfade Hükme Esas Alınır mı?

Alınmaz. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Hangi Hâllerde İstemim Olmadan Müdafi Görevlendirilir?

Şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Aynı kural, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da uygulanır.

Soruşturma Dosyasını İnceleyebilir miyim?

Müdafi soruşturma evresinde dosyayı inceleyebilir ve belgelerin örneğini harçsız alabilir. Kısıtlama kararı verilmiş olsa bile ifade tutanağı ve bilirkişi raporları incelenebilir.

Gözaltı Süresi En Fazla Ne Kadardır?

Kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saattir; hâkime gönderilme için zorunlu yol süresi bu sürenin dışında olup on iki saati aşamaz. Toplu suçlarda süre, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatılabilir.

Hakaret Suçunda Uzlaştırma Yapılır mı?

Güncel CMK m. 253/3 uyarınca TCK m. 125 kapsamındaki hakaret suçlarında uzlaştırma yoluna gidilemez. Bununla birlikte, 7571 sayılı Kanun'daki değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma evresinde olup uzlaşmanın sağlanmış olduğu dosyalar için CMK geçici m. 8'deki önceki hükümlerin uygulanması kuralı saklıdır. Eski bir dosya değerlendirilirken bu geçiş düzenlemesi kontrol edilmelidir.

Uzlaşma Teklifine Cevap Vermezsem Ne Olur?

Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır ve soruşturma olağan biçimde sürer.

Resmî Kaynaklar

İletişim: Somut durumunuzun değerlendirilmesi için 0552 725 25 18 numaralı telefondan arayabilir, WhatsApp üzerinden yazabilir veya İletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz.

Bu yazı, Ankara Barosuna kayıtlı (sicil no: 42455) Av. Mete ŞAHİN tarafından hazırlanmış olup genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Yorumlar


bottom of page