top of page

Nafaka Artışı: Yoksulluk ve İştirak Nafakası Nasıl Artırılır veya Kaldırılır?

Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
Av. Mete ŞAHİN
11 Eyl
8 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 1 saat önce

Bu yazıdaki mevzuat ve yargı kararları en son 4 Ekim 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir.

Kısa cevap: Nafaka, kararda veya hâkimce onaylanmış protokolde artış kaydı yoksa kendiliğinden artmaz; artırım için dava açılması gerekir. Nafakanın azaltılması veya mahkeme kararıyla kaldırılması, kanundaki koşullara bağlıdır. Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175'teki “süresiz olarak” ibaresini 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla iptal etti (E. 2025/156, K. 2026/131; RG 30.09.2026, S. 33386); iptal hükmü, yayımdan başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecek ve o tarihe kadar yürürlükteki madde metni uygulanır.

Yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılmasını anlatan kapak görseli

Aşağıda yoksulluk ve iştirak nafakası arasındaki fark, artırım ve kaldırma davalarının koşulları, süresiz nafaka tartışmasının güncel hukuki durumu ve ödenmeyen nafakanın tahsili açıklanmaktadır. Genel çerçeve Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfasında yer almaktadır.

Yoksulluk Nafakası ile İştirak Nafakası Arasındaki Fark

Yoksulluk nafakası TMK m. 175'e dayanır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

İştirak nafakası ise çocuğa ilişkindir. Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür (TMK m. 182). TMK m. 328 uyarınca bakım borcu çocuğun erginliğe ulaşmasına kadar sürer; çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi sona erinceye kadar bakım borcunu sürdürmekle yükümlüdür.

İki nafaka türünün hukuki dayanağı ve tarafları farklıdır: yoksulluk nafakası eski eşe, iştirak nafakası çocuğa aittir. Bu nedenle iştirak nafakasından feragat edilemez; hak çocuğun menfaatine ilişkin olduğundan kamu düzeniyle bağlantılıdır.

Ayrıca boşanma davası süresince talep edilen tedbir nafakası üçüncü bir kategoridir ve TMK m. 169 uyarınca dava süresince geçerlidir.

Nafaka Kendiliğinden Artar mı?

Hayır. Nafakanın her yıl kendiliğinden artacağına ilişkin genel bir kanun hükmü yoktur. Artış ancak iki yoldan gerçekleşir:

  1. Kararda veya onaylanmış protokolde artış kaydı bulunması. TMK m. 176/5 ve m. 330/3 uyarınca hâkim, istem hâlinde, iradın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Uygulamada bu, "her yıl ÜFE veya TÜFE oranında artırılır" biçiminde bir kayıtla yapılır. 2025 ve 2026 TÜİK göstergeleri ve aylık tutar örneği için Nafaka Artış Oranı 2026 ve Hesaplama sayfasına bakabilirsiniz.

  2. Nafaka artırım davası açılması. Kararda artış kaydı yoksa, nafaka alacaklısının artırım davası açması gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15 Haziran 2026 tarihli kararında (E. 2025/8708, K. 2026/6569), TMK m. 4'teki hakkaniyet ilkesi, değişen ekonomik koşullar, artan masraflar, evlilik süresindeki yaşam standardı ve yükümlünün geliri gözetilerek iştirak nafakası belirlenmiş ve her yıl ÜFE artış oranına göre artırılmasına hükmedilmiştir.

Bu nedenle boşanma protokolü hazırlanırken artış kaydının konulup konulmadığı, ileride yıllarca sürecek bir dava yükünü doğrudan etkiler. Kendi durumunuz için senaryo karşılaştırması yapmak isterseniz Nafaka Artış Hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır?

Dayanak, yoksulluk nafakası bakımından TMK m. 176/4, iştirak nafakası bakımından TMK m. 331'dir. Her iki hükümde de ölçüt aynıdır: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi.

Nafaka artırım davasında izlenecek adımları gösteren şema

Nafaka artırım davası hazırlığında adım sırası.

Dava dilekçesinde şu hususların somutlaştırılması beklenir:

  • Nafakanın hükmedildiği tarih, tutarı ve varsa artış kaydı.

  • O tarihten bu yana çocuğun ihtiyaçlarındaki veya alacaklının yaşam giderlerindeki artış.

  • Yükümlünün gelir ve malvarlığındaki değişim.

  • Enflasyon ve genel geçim koşullarındaki değişimin somut yansımaları (okul, kira, sağlık giderleri gibi).

Yetkili mahkeme, TMK m. 177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir; görevli mahkeme aile mahkemesidir. Artırım davası, koşulları varsa her zaman açılabilir; ayrıca bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir.

Nafaka Hangi Hâllerde Azaltılır veya Kaldırılır?

TMK m. 176/3 uyarınca irat biçimindeki nafaka kendiliğinden şu iki hâlde sona erer:

Yoksulluk nafakasının kendiliğinden sona erdiği ve mahkeme kararıyla kaldırıldığı hâlleri gösteren karşılaştırma

Yoksulluk nafakasında sona erme ve kaldırma sebepleri.

  • Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi.

  • Taraflardan birinin ölümü.

Aşağıdaki hâllerde ise nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır:

  • Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması.

  • Yoksulluğunun ortadan kalkması.

  • Haysiyetsiz hayat sürmesi.

Azaltma ise TMK m. 176/4 ve m. 331 kapsamında, tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde mümkündür. Yükümlünün gelirinin belirgin biçimde azalması, sağlık sorunları veya yeni bakmakla yükümlü olduğu kişilerin varlığı bu davada ileri sürülebilecek olgulardır.

Bu davalarda ispat belirleyicidir. Fiilen evli gibi yaşama iddiası, tanık beyanı, adres kayıtları ve sosyal inceleme raporu gibi delillerle desteklenmediğinde sonuç doğurmaz.

Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı?

Kısa cevap: Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175/1'deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; iptal hükmü, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 30 Eylül 2026'dan başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar yürürlükteki TMK m. 175 metni uygulanmaya devam eder.

Antalya 12. Aile Mahkemesinin itiraz başvurusu üzerine verilen 4 Haziran 2026 tarihli ve E. 2025/156, K. 2026/131 sayılı kararda Mahkeme, kuralın lafzının her durumda süresiz nafakayı zorunlu kılmadığını; ancak yerleşik uygulamada ibarenin emredici sayılıp hâkime süre konusunda takdir yetkisi tanınmadığını ve nafaka borçlusunun hiçbir ölçüt belirlenmeksizin ömür boyu yükümlü tutulmasının çatışan haklar arasındaki makul dengeyi bozduğunu belirtti. İbare, Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bulunarak oy çokluğuyla iptal edildi. Kararın özeti ve resmî tam metni: Her Koşulda Süresiz Yoksulluk Nafakası Anayasa'ya Aykırı: TMK 175'teki İbare İptal Edildi.

Bu ayrım hukuken belirleyicidir. Anayasa'nın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesinin iptal kararları Resmî Gazete'de yayımlandıkları tarihte yürürlüğe girer; Mahkeme gerekli gördüğü hâllerde yürürlük tarihini, kararın yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabilir. İptal kararları geriye yürümez.

Kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonraki durum şöyledir:

  • İptal hükmü yürürlüğe girene kadar TMK m. 175 yürürlüktedir; mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve devam eden ödemeler bakımından bir değişiklik doğmaz.

  • Mahkeme, irat biçimindeki nafakada hâkime evliliğin süresi, alacaklının yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile geçimini sağlama kapasitesi gibi ölçütlere göre süre belirleme yetkisi tanınması ve süresiz nafakayı gerektiren hâllerin ölçütlerinin kanunda gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir; yeni düzenlemeyi yapma yetkisi kanun koyucudadır.

  • Yoksulluk nafakasının azaltılması ve mahkeme kararıyla kaldırılmasını gerektiren hâller TMK m. 176'ya göre değerlendirilir. Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde irat biçimindeki nafakanın kendiliğinden sona ermesi ise ayrı bir kuraldır.

  • Dokuz aylık süre içinde bir kanun değişikliği yapılırsa sonuçları resmî metin, yürürlük tarihi ve varsa geçiş hükümleri üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle "süresiz nafaka kalktı, ödemeyi durdurabilirim" biçimindeki değerlendirmeler hâlen hatalıdır. Ödemenin tek taraflı kesilmesi, ilamlı icra takibi ve İcra ve İflas Kanunu m. 344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi riskini doğurur. Sürecin gelişimi Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafaka Kararı: Son Durum yazısından da izlenebilir.

Bu bölüm, 4 Ekim 2026'da kararın Resmî Gazete'de yayımlanan metnine göre güncellenmiştir; dokuz aylık süre içinde yapılacak bir kanun değişikliği doğrulandığında yeniden güncellenecektir.

Yargı Kararlarında Öne Çıkan Ölçütler

Nafakanın türü sonradan değiştirilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22 Nisan 2026 tarihli kararında (E. 2026/2344, K. 2026/4567), irat biçiminde hükmedilmiş yoksulluk nafakasının sonradan açılan kaldırma veya azaltma davasında toptan ödemeye dönüştürülmesinin hukuken mümkün olmadığı; bu davaların kaldırma, azaltma veya artırma ile sınırlı olduğu ve nafakanın türünü değiştirmeyi kapsamadığı belirtilmiştir.

Kesinlik sınırı yıllık toplam üzerinden hesaplanır. Dairenin 11 Haziran 2026 tarihli kararında (E. 2026/3323, K. 2026/6483), iştirak ve yoksulluk nafakasının kaldırılması davaları birlikte görülmüş ve temyiz incelemesinde kesinlik sınırı yıllık toplam miktar üzerinden değerlendirilmiştir. Aylık tutarın düşük görünmesi, dosyanın kesin olduğu anlamına gelmez.

Artış kaydı istem hâlinde kurulur. Yukarıda anılan 15 Haziran 2026 tarihli karar (E. 2025/8708, K. 2026/6569), gelecek yıllara ilişkin artışın hükme bağlanabilmesi için talep bulunması gerektiğini göstermektedir.

Nafaka Davalarında Görevli Daire Değişti

Uygulamada dikkat edilmesi gereken bir usul gelişmesi vardır: Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 29 Haziran 2026 tarihli iş bölümü kararı ile, boşanma davasından bağımsız olarak açılan her çeşit nafaka davası ile TMK m. 321-395 kapsamındaki kişisel ilişki, iştirak nafakası ve velayet dosyaları İkinci Hukuk Dairesinin görev alanına alınmıştır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirlere ilişkin kararlar da aynı Dairededir.

Bu nedenle güncel içtihat araştırmasının 2. Hukuk Dairesi kararları üzerinden yapılması gerekir; daha eski dosyalarda 3. Hukuk Dairesi kararlarına rastlanması, o dönemdeki iş bölümünden kaynaklanmaktadır.

Ödenmeyen Nafaka Nasıl Tahsil Edilir?

Nafaka alacağı için genel hükümlere göre ilamlı icra takibi başlatılır. Bunun yanında İcra ve İflas Kanunu m. 344'te ayrı bir yaptırım öngörülmüştür: nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.

Uygulamada önem taşıyan ayrıntılar şunlardır:

  • Borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

  • Şikâyet hakkı, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde işlenmesinden itibaren bir yıl geçmekle düşer.

  • Görevli mahkeme, icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesidir.

  • Şikâyetten feragat veya borcun ödenmesi hâlinde dava ve ceza bütün sonuçlarıyla düşer.

  • Asgari ücretin altındaki takiplerde tazyik hapsi uygulanmaması kuralı, nafaka alacakları bakımından uygulanmaz.

Aile Hukukunda Arabuluculuk Zorunlu mu?

Bu yazıda ele alınan nafaka artırım, azaltma ve kaldırma davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur. Dava şartı arabuluculuk sistemi yalnız 6325 sayılı Kanun m. 18/B'deki konulardan oluşmaz; örneğin 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3'te de özel bir düzenleme bulunur. Bir uyuşmazlığın kapsamı, kendi konusu ve ilgili kanun hükümleri üzerinden belirlenmelidir.

Dolayısıyla nafaka artırım, azaltma veya kaldırma davası doğrudan açılabilir; arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle usulden ret verilemez.

Buna karşılık aile hukukunda ihtiyari arabuluculuk mümkündür. Ancak sınırları vardır: boşanmanın kendisi tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir konu olmadığından arabuluculuğa elverişli değildir; aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar da elverişli değildir. Boşanmanın malî sonuçları ve yoksulluk nafakası üzerinde anlaşılabilir; iştirak nafakası ise kamu düzenine ilişkin olduğundan feragat konusu yapılamaz. Her hâlde, boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onayından geçmedikçe geçerlilik kazanmaz.

Kısa Kontrol Listesi

  • Elinizdeki kararda veya protokolde artış kaydı bulunup bulunmadığını kontrol edin.

  • Artırım talebinizi, nafakanın hükmedildiği tarihten bu yana oluşan somut gider artışlarıyla belgeleyin.

  • Yükümlünün gelir durumuna ilişkin delillerinizi (SGK, vergi, tapu kayıtları) dilekçede gösterin.

  • Kaldırma talebinde fiilen evli gibi yaşama iddiasını tanık ve kayıtlarla destekleyin.

  • Yetkiyi nafaka alacaklısının yerleşim yerine göre belirleyin.

  • Ödenmeyen nafakada icra takibi ile şikâyet yolunu birlikte değerlendirin; üç aylık şikâyet süresini kaçırmayın.

Ankara ve Yenimahalle'de Başvuru

Nafaka davaları aile mahkemelerinde görülür; yetki nafaka alacaklısının yerleşim yerine göre belirlenir. Ankara'da dosya açılmadan önce adres kayıt sistemi verilerinin güncelliği kontrol edilmelidir.

Yenimahalle'de ikamet eden alacaklı bakımından yetki bu ilçenin bağlı olduğu adliyeye göre değerlendirilir. Yerel başvuru hazırlığı için Ankara Hukuk Rehberi ve Yenimahalle Hukuk Rehberi sayfaları incelenebilir.

Sözlükten İlgili Terimler

Sık Sorulan Sorular

Nafaka Her Yıl Kendiliğinden Artar mı?

Hayır. Artış ancak kararda veya hâkimce onaylanmış protokolde bir artış kaydı varsa kendiliğinden uygulanır. Böyle bir kayıt yoksa nafaka artırım davası açılması gerekir.

Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı?

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli ve E. 2025/156, K. 2026/131 sayılı kararıyla TMK m. 175/1'deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; karar 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. İptal hükmü yayımdan başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecek; bu tarihe kadar yürürlükteki TMK m. 175 metni esas alınır ve karar mevcut nafaka ödemelerini kendiliğinden sona erdirmez.

Yoksulluk Nafakası Hangi Hâllerde Sona Erer?

Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer. Fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.

İştirak Nafakası Çocuk On Sekiz Yaşını Doldurunca Biter mi?

Kural olarak erginlikle sona erer. Ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar bakım borcunu sürdürür.

Nafaka Davasında Yetkili Mahkeme Neresidir?

Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Nafaka Ödenmezse Ne Yapılabilir?

İlamlı icra takibi başlatılabilir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu m. 344 uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir; şikâyet süresi fiilin öğrenilmesinden itibaren üç aydır.

Nafaka Davası Öncesi Arabuluculuk Zorunlu mu?

Hayır. Burada ele alınan nafaka artırım, azaltma ve kaldırma davalarında arabulucuya başvuru dava şartı değildir; görevli ve yetkili mahkemede doğrudan dava açılabilir.

Resmî Kaynaklar

İletişim: Somut durumunuzun değerlendirilmesi için 0552 725 25 18 numaralı telefondan arayabilir, WhatsApp üzerinden yazabilir veya İletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz.

Bu yazı, Ankara Barosuna kayıtlı (sicil no: 42455) Av. Mete ŞAHİN tarafından hazırlanmış olup genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Yorumlar


bottom of page