Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 3. HD Bozma Kira Hukuku
Hükmü Temyiz Etmeyen Davalı Lehine Bozmadan Sonra Ret Kararı Verilemez
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/925 · K. 2026/461 · T. 03.02.2026
Karar Özeti
Taşınmaz maliki davacı şirket, kendisinin taraf olmadığı kira sözleşmesine dayanılarak dükkânların alt kiraya verildiğini ileri sürerek tahliye ve ecrimisil istemiştir. Yargıtay önceki bozma kararında, malikin aynı kira sözleşmesine dayanarak kira tespit davası açmasıyla sözleşmeyi benimsediğini kabul etmiş, mahkeme bozmaya uyarak davanın tamamını reddetmiştir. Yargıtay, alt kiracı sıfatındaki davalılar yönünden reddi yerinde bulmuş; ancak ilk kararı temyiz etmeyen bir davalı yönünden hüküm kesinleştiğinden, bu davalı lehine ret verilmesini usulî kazanılmış hak ve aleyhe hüküm verme yasağına aykırı bularak kararı bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Bozmadan önceki hükmü temyiz etmeyen davalı yönünden karar kesinleşip davacı yararına usulî kazanılmış hak oluştuğundan, bozmadan sonra bu davalı hakkında davanın reddine karar verilemez.
Soru: Önceki hükmü temyiz etmeyen davalı, bozmadan sonra davanın reddinden yararlanabilir mi?
Sonuç: Davacının sair temyiz itirazları reddedildi; önceki hükmü temyiz etmeyen davalı yönünden usulî kazanılmış hak gözetilmediğinden mahkeme kararı davacı yararına bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire3. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/925
- Karar No2026/461
- Karar Tarihi03.02.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. Geçici 3 (resmî metin)
- 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 428
Kararın Önemli Bölümleri
“alt kiracı sıfatına sahip olan diğer davalılardan alacak talebinin yerinde olmadığı”
“davacının usulü kazanılmış hakkı ihlal edilerek ve aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde”
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/925 E. , 2026/461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/2597 E., 2024/2028 K.
DAVA TARİHİ : 06.07.2012
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...ve tasfiye memuru ... ile davalı ... Pazarlama ve Giyim Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ...’un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının maliki olduğu 4 50... ve 14 sayılı parsel sayılı taşınmazlarda yer alan dükkanların sicilden terkin edilen ve davacı şirketle hiçbir yasal bağı olmayan... ve İht. Mad. Tic. ve San. A.Ş. ünvanlı şirket tarafından 01.01.1997 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 6 yıl süreli olarak davalı ... Halı Mobilya Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine (...) kiraya verildiğini, kira sözleşmesinin bitim tarihi olan 31.12.2003 tarihinde ikinci bir kira sözleşmesi düzenlenerek kira süresinin 31.12.2005 tarihine kadar uzatıldığını, yapılan sözleşmelerde kiracıya alt kiraya verebilme yetkisi verildiğini, verilen bu yetkiye dayanılarak kiracı tarafından 2011 yılına kadar devam eden kira sözleşmeleri ile taşınmazların üçüncü kişilere kiraya verilmek suretiyle çok yüksek kira gelirleri elde edildiğini ancak söz konusu kira sözleşmelerinin bağlayıcı olmadığını, davalıların fuzuli şagil olduklarını, kira sözleşmesine malik olarak müvekkilinin taraf olmadığını, taşınmazın kiraya verilmesi konusunda verdiği bir yetki ve talimat bulunmadığını, davalıların ecrimisil ödemekle yükümlü olduklarını ileri sürerek; davalı ... ile yapılan kira sözleşmesinin davacı şirket açısından geçersiz olduğunun tespitini, bağlayıcı olmayan kira sözleşmesine dayanarak taşınmazları elinde bulunduran davalı şirketlerin fuzuli şagil olduğunun tespiti ile davalıların haksız el atmasının önlenmesine, taşınmazlardan tahliye edilerek boş olarak teslimine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin ihtarname tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılamada ecrimisil talebini ıslah ile arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.11.2015 tarihli kararıyla; Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı ...’ın 10A ve 10 B no.lu dükkanlar için 654.900,00 TL, davalı ... Spot Çamaşır Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti’nin (...) 10A no.lu dükkan için 308.400,00 TL, davalı ... Pazarlama ve Giyim San. Tic AŞ’nin (... Pazarlama) 10/B no.lu dükkan için 79.050,00 TL ecrimisil borcu bulunduğunun ayrıntılı olarak belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 654.900,00 TL ecrimisilin, 308.400,00 TL'sinden ..., 79.050,00 TL'sinden ... Pazarlama müştereken müteselsilen sorumlu olarak 10.000,00 TL kısmının dava tarihinden, kalan kısmın ıslah tarihinden geçerli olmak üzere ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... Pazarlama vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 27.09.2022 tarihli ilamla; kira sözleşmesinin geçerli olması için kiraya verenin malik olması gerekmediği, kiraya veren malik olmasa da sözleşmenin geçerli olduğu ve tarafların sözleşme hükümleriyle bağlı olduğu, taşınmaz malikinin ise kural olarak kira sözleşmesi ile bağlı değilse de, davacı malik tarafından davalı ... ile düzenlenen asıl kira sözleşmesine dayanılarak, bu kiracı hakkında 17.02.2009 tarihinde Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/338 E. sayılı dosyasında, 31.12.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kira bedelinin 30.000,00 TL olarak tespitine karar verilmesi talebi ile dava açıldığı, Mahkemece aylık kira bedelinin 10/A numaralı taşınmaz için 10.000,00 TL; 10/B numaralı taşınmaz için 12.500,00 TL olarak tespitine dair verilen kararın 11.01.2013 tarihinde kesinleştiği, bu halde taşınmaz maliki olan davacının geçersizliğinin tespitini istemiş olduğu kira sözleşmesini benimsediği, kiracılığı kabul ettiği, hal böyle olunca, Mahkemece; dava dilekçesinde, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiş ise de; davacının kiracılığı kabul ettiği ve kira sözleşmesi ile bağlı olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kira sözleşmesinin geçerli olmadığı yönünde kesinleşmiş karar bulunduğunu, müvekkilinin talebini kira tespit davası olarak ortaya koymuşsa da açılan davanın ecrimisil talebine ilişkin bir dava olduğunu, müvekkilinin ... ile yapılan kira sözleşmesini kabul etmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kiralananın tahliyesi ve alacak istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkan bulunmadığı davacının, davalı ... ile düzenlenen kira sözleşmesini benimsemiş olması nedeniyle bağlı olduğu gözetildiğinde, alt kiracı sıfatına sahip olan diğer davalılardan alacak talebinin yerinde olmadığı, bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Somut olayda; Mahkemece verilen 12.11.2015 tarihli kararda, 654.900,00 TL’nin davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verildiği; kararın davalı ... tarafından temyiz edilmediği, dolayısıyla davalı ... yönünden kesinleştiği, davacı yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu halde Mahkemece davacının usulü kazanılmış hakkı ihlal edilerek ve aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde davalı ... yönünde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ...’dan alınıp davacıya verilmesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ... Pazarlama’ya verilmesine,
1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Bozma, Alt Kiracılardan Yeniden Alacak Alınması Gerektiği Anlamına mı Geliyor?
Hayır. Yargıtay alt kiracı sıfatındaki davalılar yönünden reddi yerinde buldu. Bozma, önceki alacak hükmünü temyiz etmeyen farklı davalı hakkında yeniden ret verilmesine ilişkindir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 14.04.2026
İki Kez Kira Ödeyen Alt Kiracının Sözleşmeye Dayalı Rücu Alacağı Kabul Edildi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3747 · K. 2026/2160
Yargıtayca onanan bölge adliye mahkemesi kararında, asıl kiraya verenle yaptığı sözleşmede rücu hakkı kararlaştırılan alt kiracının kendi kiraya verenine yaptığı ödemeleri isteyebileceği kabul edilmiştir.
Onama Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri
Yargıtay 3. HD 15.10.2025
Kiranın Malik Hesabına Ödenmesi Alt Kiracıyla Kira Sözleşmesi Kurulduğunu Göstermez
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1881 · K. 2025/4875
Alt kira sözleşmesindeki hükme göre kira bedelinin asıl kiraya verenlerin hesabına ödenmesi, alt kiracı ile asıl kiraya verenler arasında kira sözleşmesi kurulduğu sonucunu doğurmaz.
Onama Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri
Yargıtay 3. HD 07.05.2025
Havalimanı Alt Kiracısına Başka Sözleşmeden Doğrudan Yer Talebi Yetkisi Tanınmadı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2864 · K. 2025/2651
Davalılar arasındaki sözleşme ve yazışmalar davacıya edimin ifasını doğrudan talep etme yetkisi vermediğinden, kiraya veren konumunda olmayan davalılardan yer tahsisi ve kira bedeli tespiti istenememiştir.
Onama Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri
Yargıtay 3. HD 13.01.2026
Kiracı Evlenip Taşındıktan Sonra Konutta Kalan Yakın Ailesi Alt Kiracı Sayılmadı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/5269 · K. 2026/59
Kiracının evlenerek ayrılmasından sonra birlikte oturduğu yakın aile bireylerinin konutu kullanmasına uzun süre ses çıkarmayan kiraya verenin akde aykırılığa dayalı tahliye davası TMK m. 2 ile bağdaşmaz.
Kanun Yararına Bozma İsteminin Reddi Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri
Kira Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 92 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.