top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri

Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku

Rücu Hükmü Varsa Alt Kiracı, Alt Kiraya Verene Ödediği Kirayı Asıl Kiraya Verenden Alabilir

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/2118 · K. 2024/1818 · T. 04.06.2024

Karar Özeti

Binanın bir katını alt kiralayan davacı, sonra malik davalıyla doğrudan kira sözleşmesi yapmış; sözleşmeye, alt kiraya verene ödeme yapmak zorunda kalırsa bunu davalıdan rücuen alacağı yazılmıştır. Alt kiraya verene haciz ve tahliye tehdidi altında ödeme yapan davacının takibine davalı itiraz etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, yeni sözleşmenin alt kira sözleşmesini sona erdirmediğini, davalının ayıba karşı tekeffül ve rücu hükmü gereği sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatının reddine karar vermiştir. Yargıtay, sona erdiği ispatlanamayan kira sözleşmelerinin hüküm doğurmaya devam ettiğini belirterek kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda, asıl kiraya verenle yapılan sözleşmedeki rücu hükmü uyarınca alt kiracının alt kiraya verene ödediği kira ve masraflardan davaya sebep olan asıl kiraya veren sorumludur.

Soru: Alt kiracı, alt kiraya verene ödemek zorunda kaldığı kirayı asıl kiraya verenden geri isteyebilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesinin kısmen kabul kararı oy birliğiyle onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“taraflar arasında geçerli kira sözleşmesi varken asıl kira sözleşmesinin kiraya vereni ile yeniden bir sözleşme yapılmasının alt kira sözleşmesini sona erdirmeyeceği”

“alt kiracı olan davacının asıl kiraya veren davalı ile yaptığı sözleşme hükmüne göre dava dışı alt kiraya verene ödediği, kira bedeli ve masraflardan davaya sebep olan davalının sorumlu olduğu”

Kararın Tam Metni

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; dava dışı ... tarafından davalıya ait dava konusu taşınmazın 05.07.2007 tarihinde kiralandığını, aynı tarihte binanın 5. katının alt kira sözleşmesi ile müvekkiline kiraya verildiğini, bu sözleşmede ...’nın yanında davalının da imzası bulunduğunu, davalının Ankara 16. Noterliği aracılığı ile müvekkiline gönderdiği 05.05.2011 tarihli ihtarnamede, ... ile imzalanan sözleşmenin 05.07.2011 tarihinde sona ereceğinin hatırlatıldığını ve yeni sözleşme yapmaya davet edildiğini, neticede müvekkilinin davalı ile 05.07.2011 tarihli sözleşmeyi imzalandığını, bu sözleşmenin 15. maddesinde kiralananla ilgili meydana gelecek ihtilaflar sebebiyle müvekkili tarafından zorunlu olarak ...'a ödeme yapılması halinde bu bedelin masrafları ile birlikte rucuen tahsil edileceğinin hükme bağlandığını, müvekkilinin Temmuz 2011 tarihinden itibaren kira bedellerini davalıya ödemeye başladığını ancak ...’nın da müvekkilinden kira istemesi üzerine 26.11.2015 tarihinde haciz ve tahliye tehdidi altında toplam 514.830,10 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, sözleşmenin 15. maddesi doğrultusunda uğranılan zararın tazminini için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; alt kiraya veren ... ile alt kiracı davacı arasında 05.07.2007 tarihinde başlayan kira ilişkisinin 05.07.2013 tarihine kadar devam ettiğini, bu hususun kesinleşen mahkeme kararları ile sabit hale geldiğini 15. maddenin yürürlük tarihinin 05.07.2013 olduğunu, ayrıca çekişmenin davalı ile ... arasındaki ihtilaftan kaynaklandığını, alt kira ilişkisini usulüne uygun olarak sonlandırmayan davacının bu meblağı müvekkilinden tahsile çalıştığını, binayı boş teslim yükümlüsünün davacı olduğunu, ...’ın mecurun boş teslim edilmesi yolundaki ihtarına uygun davranmayan davacının müvekkilini de uyarmadığını, davacının yaptığı bir sözleşmeyi sonlandırmadan müvekkili ile sözleşme yapmak suretiyle kusurlu davrandığını, müvekkilinin ...’dan 05.07.2011 tarihinden sonra hiç bir kira tahsilatı yapmadığını, davacının Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2014/12001 E. sayılı dosyasına haksız itirazda bulunarak borcun artmasına neden olduğunu, keza 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/439 E. sayılı dosyadaki itirazın kaldırılması ve davacı nedeniyle %20 oranında tazminata mahkum edilmesi sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, henüz kesinleşmeyen ve başka alacak kalemleri ile açılan davanın emsal niteliği taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ...'ın mülkiyeti davalıya ait olan dava konusu taşınmazın tamamını 05.07.2006 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı, daha sonra 05.07.2007 başlangıç tarihli ve 4 yıl süreli alt kira sözleşmesi ile gayrimenkulün 5. katını davacıya kiraya verdiği, süre sonunda davacı ile davalı arasında davaya dayanak 05.07.2011 başlangıç tarihli yeni bir kira sözleşmesinin düzenlendiği, davanın dayanağını teşkil eden işbu sözleşmenin 15. maddesinde, kiralanan yerle ilgili olarak meydana gelecek ihtilaflar nedeniyle davacının ...’a ödeme yapmak zorunda kalması halinde bu bedeli tüm masraflarıyla birlikte davalıya rücu edeceğinin belirlendiği, 05.07.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin bu haliyle geçerli olup tarafları bağlayacağı, ilgili maddede yer alan düzenlemenin kefalet veya garantörülük anlaşması olarak nitelendirilmeyeceği, 05.07.2011 tarihli sözleşmenin geçerli olmadığını savunan davalının kendi kiracısı yerine alt kiracı tarafından gerçekleştirilen kira ödemelerini kabul etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirketin talebinin 05.07.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin ilgili maddelerinde yer alan düzenlemelere uygun olduğu, davalının itirazında haksız ve asıl alacağın likit ve muayyen olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit ve muayyen olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili; Mahkemece inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın kötü niyetle yapılmış olması gerektiğini, müvekkilinin ise hakkını savunduğunu, tarafı olmadığı yargılamadan dolayı atfedilen sorumluluğun müvekkiline ait olmadığını, icra takibine itiraz ederek anayasal hakkını aradığını, takip öncesi faizden ise ancak temerrüt halinden sorumlu tutulabilmesinin mümkün olacağını, oysa icra takibinden önce müvekkilinin hiçbir şekilde temerrüte düşürülmediğini, yargılamada bu hususun eksik bırakıldığını, Mahkeme hesabında inkar tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekirken faiz ilave edilerek hesaplanmış olmasının da yasal olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin yasal olarak feshedilmediği veya iptali için dava açılmadığı sürece geçerli olduğu, üçüncü kişinin kiralanan üzerinde, kiracının hakkıyla bağdaşmayan bir hak ileri sürmesi durumunda kiraya verenin söz konusu hukuki ayıbı gidermek ve kiracının bu yüzden uğradığı zararları tazmin ile yükümlü olduğu, davalı ile alt kiracı olan davacı arasında 05.07.2011 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığı, kira sözleşmesinin 15. maddesinde yer alan düzenlemenin geçerli olup tarafları bağladığı, kesinleşen takip dosyaları neticesinde davacının kendi kiraya verenine kira bedeli ödemek durumunda kaldığı, alt kira sözleşmesinin kiracısının kira bedellerini kendi kiraya verenine ödemek zorunda olduğu, taraflar arasında geçerli kira sözleşmesi varken asıl kira sözleşmesinin kiraya vereni ile yeniden bir sözleşme yapılmasının alt kira sözleşmesini sona erdirmeyeceği, takibe konu alacağın ilama bağlı olup, infazının icra kanalı ile yapıldığı, ayıba karşı tekkeffül hükümleri ve sözleşmenin 15. maddesi gereğince; davacının zararlarından, ödenen kira bedeli ve masraflardan davaya sebep olan davalı kiraya veren sorumlu olduğundan ve alacak kalemleri uzman bilirkişi marifeti ile hesaplattırıldığından, Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ancak alacağın bilirkişi tarafından yapılan hesap sonucu tespit edilmesi karşısında likit olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2019/5419 E. sayılı dosyasında 514.830,10 TL asıl alacak, 144.335,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 659.165,89 TL'ye yönelik itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; takibe konu alacağın likit ve muayyen olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, kararın lehine bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, alt kiracı olan davacının, kendi kiraya verenine yapmak zorunda kaldığı ödemelerin rücuen tahsili amacı ile asıl kiraya veren aleyhine başlattığı takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 299, 309 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle imzalanan kira sözleşmelerinin sona erdiğinin ispatlanamadığı durumlarda tarafları arasında hüküm ve sonuç doğurmaya devam edeceği, alt kiracı olan davacının asıl kiraya veren davalı ile yaptığı sözleşme hükmüne göre dava dışı alt kiraya verene ödediği, kira bedeli ve masraflardan davaya sebep olan davalının sorumlu olduğu ve bazı kalemleri bilirkişi marifeti ile hesaplattırıldığından alacağın likit olarak kabul edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,Aşağıdaki yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri konusundaki 14 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page