top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Nüfusta Anne ve Babanın Biyolojik Ebeveyn Olmadığı İddiası Asliye Hukukta Görülür

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/3114 · K. 2026/5338 · T. 11.05.2026

Karar Özeti

Davacı, nüfusta anne ve babası olarak görünen davalıların biyolojik ebeveynleri olmayabileceğinden şüphelendiğini ileri sürerek DNA testi yapılmasını ve sonuca göre nüfus kaydının düzeltilmesini istedi. Aile mahkemesi davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, talebin nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğunu, bu davaların aile mahkemelerinin görevine girmediğini ve DNA testi dâhil tüm delillerin toplanması gerektiğini belirtti. Asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden esasa girilmesi nedeniyle karar yalnız bu yönden bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Nüfusta anne ve baba görünen kişilerin biyolojik ebeveyn olmadığı iddiasıyla DNA testi ve kaydın düzeltilmesi istenmesi, asliye hukuk mahkemesinin görevindeki nüfus kaydı düzeltme davasıdır.

Soru: Nüfustaki anne ve babamın biyolojik ebeveynim olmadığını düşünüyorsam dava hangi mahkemede açılır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı görev yönünden bozuldu.

Kararın Önemli Bölümleri

“davacının talebi nüfus kayıt düzeltme davası olup asliye hukuk mahkemesi görev alanında kalmaktadır.”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2026/3114 E. , 2026/5338 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/3254 E., 2026/154 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 6. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2025/621 E., 2025/707 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından davasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddî olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinde hâkimin, Türk Hukuku'nu res'en uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.

2.Davacı, nüfus kaydında anne ve baba olarak görünen davalıların anne ve babası olmayabileceğinden şüphe ettiği iddiası ile biyolojik bağın tespiti için mahkemece DNA testi yapılması ve sonucuna göre nüfus kaydının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Öncelikle çözümlenmesi gereken husus; somut uyuşmazlığın soybağının reddi- nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası olup olmadığıdır. Bilindiği üzere, soybağı birbirinin soyundan gelen kişiler arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden bu kavram içerisinde kan bağının yanında hukuki münasebetin de bulunması, diğer bir ifadeyle kan bağının hukuk düzeninin aradığı koşullar içerisinde oluşması zorunludur. Türk Medeni Kanunu'nun 282 nci maddesi uyarınca, çocuk ile ana arasında soybağı doğumla, baba ile arasında soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur. Yine kısaca af kanunları olarak nitelendirilen bir evlenme aktine dayanmayan birleşmelerden doğan çocukların neseplerinin düzeltilmesine ilişkin kanunlara göre de soybağı düzeltilebilir (Hukuk Genel Kurulu'nun 30.01.2008 tarihli ve 2008/2 Esas, 36-47 Karar sayılı kararı).

4.Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir. Soybağının reddi, babalık ve tanımanın iptali davaları ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır. Soybağının reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi doğru olarak meydana gelmiş ve kütüğe tescil edilmiştir. Ancak bu doğru daha sonra soybağının reddi davası ile teknik anlamda bir yanlışlığa dönüştürülmüştür. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında ise, nüfus kaydının gerçek durumu yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur. Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, 4787 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamı dışında olup, aile mahkemelerinin görevine girmez. Asliye hukuk mahkemelerinin görev alanına giren nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davalarında, 5490 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi gereği, nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

5.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacının, nüfus kaydında anne ve baba olarak görünen davalıların anne ve babası olmayabileceğini iddia ettiği, biyolojik bağın tespiti için mahkemece DNA testi yapılması ve sonucuna göre nüfus kaydının düzeltilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler dikkate alındığında davacının talebi nüfus kayıt düzeltme davası olup asliye hukuk mahkemesi görev alanında kalmaktadır. Nüfus kayıt düzeltme davası kamu düzeninin ilgilendirdiğinden DNA testi dahil tüm delillerin toplanması gerekmektedir. Bu nedenle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın munhasıran bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Bozmayla Davacının Nüfustaki Anne ve Babası Değiştirilmiş Oldu mu?

Hayır. Bozma yalnız görev nedenine dayanır. Kararda, nüfus kayıt düzeltme davası kamu düzenini ilgilendirdiğinden DNA testi dâhil tüm delillerin toplanması gerektiği belirtilmiştir.

Benzer Kararlar

Aile Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 130 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page