top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Bağımsız Konut Tesis Edilmemişse Eve Dönmeyen Kadına Kusur Yüklenemez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/827 · K. 2026/7237 · T. 25.06.2026

Karar Özeti

Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi, erkeği ağır, ailesinin yanından eve dönmeyen ve eşine ısınamadığını söyleyen kadını az kusurlu bularak iki davayı da kabul etmiş; istinaf başvuruları reddedilmiştir. Yargıtay, erkeğin terk sebebine dayalı davası bulunmadığından kadına terk kusuru yüklenemeyeceğini, erkek bağımsız konut tesis etmediğinden eve dönmeme kusurunun da yüklenemeyeceğini belirtmiştir. Isınamadığını söyleme vakıasına ilişkin tanık beyanlarını da yetersiz bularak kadının kusuru ispatlanamadığından erkeğin davasının reddi gerektiğini, kadın yararına tazminatların da az olduğunu belirtmiş ve ilk derece kararını bu yönlerden bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda erkeğin terk sebebine (TMK 164) dayalı davası bulunmadığından kadına terk kusuru, bağımsız konut tesis edilmediğinden de eve dönmeme kusuru yüklenemeyeceği kabul edilmiştir.

Soru: Koca bağımsız konut sağlamadıysa eve dönmeyen kadın boşanmada kusurlu sayılır mı?

Sonuç: Asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat miktarları yönünden ilk derece mahkemesi kararı bozuldu, diğer yönler onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“davacı-davalı erkeğin bağımsız konut tesisi etmemesi nedeniyle kadına eve dönmeme kusuru yüklenemez.”

“davalı-davacı kadının kusuru ispatlanamadığından erkek tarafından açılan boşanma davasının reddi gerekirken”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1733 E., 2025/1616 K.

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 6. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2021/358 E., 2024/474 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile reddedilen tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflarca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "evlilik birliğinin temelinden sarsılması” hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, erkeğin bağımsız konut tesis etmemesi, eşine ve çocuğuna gereken ilgi ve alakayı göstermemesi, ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalması ve psikolojik şiddet uygulaması nedeniyle kusurlu olduğu; kadının ise ailesinin yanına gittiğinde evine geri dönmemesi ve eşine ısınamadığını, dönmeyeceğini söylemesi nedeniyle kusurlu olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine karar verilmiştir. Karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar Mahkemece kadına “ailesinin yanına gittiğinde evine geri dönmek istememe” vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de davacı-davalı erkeğin 4721 sayılı Kanun’un 164 üncü maddesinde yer alan “terk” hukuki sebebine dayalı davası bulunmadığından terk kusuru yüklenemeyeceği gibi davacı-davalı erkeğin bağımsız konut tesisi etmemesi nedeniyle kadına eve dönmeme kusuru yüklenemez. Bununla birlikte, kadına kusur olarak yüklenen “ısınamadığını ve dönmeyeceğini söylemesi” vakıası yönünden yapılan değerlendirmede ise; dinlenen tanıkların sözlerinin bir kısmı 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla; davalı-davacı kadının kusuru ispatlanamadığından erkek tarafından açılan boşanma davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile asıl davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak kadın yararına daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ve hükmedilen tazminatların miktarı yönünden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ve hükmedilen tazminatların miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA,

3.Davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat konusundaki 40 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page