Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 3. HD Bozma Kira Hukuku
Uyulan Bozmalara Rağmen Kira Alacağı Azaltılıp Menfi Tespit Tutarı Artırılamadı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/4354 · K. 2025/3751 · T. 01.07.2025
Karar Özeti
Düğün salonu kirasından doğan kira indirimi, menfi tespit ve kira alacağı davaları birlikte görülmüş; Yargıtay önceki bozmalarda 01.01.2004-14.05.2004 dönemi kirası ile işlemiş faizin hesaba katılmasını ve faiz hesabındaki hatanın giderilmesini istemişti. Bozmaya uyan mahkeme, menfi tespit davasında bozulan karara göre daha yüksek borç için sorumsuzluk tespit etti, alacak davasında ise daha az alacağın tahsiline hükmetti. Daire, kiraya verenlerin usulî kazanılmış hakları ile aleyhe hüküm kurma yasağının ihlal edildiğini belirterek, eksik dönemin bozulan karardaki alacağa eklenmesiyle bilirkişi hesabı yaptırılmasını ve yeniden hüküm kurulmasını istedi.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Bozma kararına uyulmasıyla lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak doğar; bozmaya uyan mahkeme bu taraf aleyhine bozulan karardakinden daha az alacağa hükmedemez.
Soru: Bozmaya uyan mahkeme, kiraya verene önceki karardan daha az kira alacağı verebilir mi?
Sonuç: Kiraya verenlerin sair temyiz itirazları reddedildi, mahkeme kararı usulî kazanılmış hak ihlali nedeniyle kiraya verenler yararına bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire3. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/4354
- Karar No2025/3751
- Karar Tarihi01.07.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. Geçici 3 (resmî metin)
- 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 428
Kararın Önemli Bölümleri
“birleşen davalar yönünden kiraya verenlerin bozma ilamı kapsamında ortaya çıkan usuli kazanılmış hakları ve aleyhe hüküm kurma yasağı ihlal edilerek”
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2024/4354 E. , 2025/3751 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/434 E., 2024/442 K.
Mahkeme kararı asıl ve birleşen 2005/164 E. sayılı davada davalılar-Birleşen 2006/183 E. sayılı davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı kiracı vekili; davacının 05.06.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalılardan 5 yıllığına düğün salonu kiraladığını, belediyece inşaat ruhsatına uygun olmadığı gerekçesiyle hali hazırda yaklaşık 750 m² olan kiralananın yıkılarak ruhsata uygun hale getirilmesinin istendiğini ve kiralanan yer için düğün salonu işletme ruhsatı verilmediğini, durum davalılara bildirilip rızaları ile kiralananın yıkılarak inşaat ruhsatına uygun hale getirildiğini, kullanım alanının yarı yarıya azaldığını ve taraflar arasında yapılan görüşme sonucunda kira bedelinin 1.500,00 TL olarak kararlaştırıldığını, ancak bu anlaşmanın yazılı hale getirilmediğini, kullanım alanındaki azalmadan dolayı zarara uğradığını, kiralanandaki ayıptan dolayı işyeri açma ruhsatının 20.02.2001 tarihinde alınabildiğini, ruhsatın alındığı tarihe kadar kiralanandan faydalanılamadığını, davalılar tarafından kira sözleşmesinin bitimine 10 gün kala kira bedellerinin eksik olarak ödendiği iddiasıyla davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını ileri sürerek; fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, 05.06.1999 tarihinden itibaren kira bedelinin 1.500,00 TL’ye indirilmesini ve davacının uğradığı zararlardan dolayı 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen 2005/164 Esas sayılı davada davacılar .... ve ... vekili; kira sözleşmesinde düğün salonu için yapılacak tadilat ve dekorasyonun kira bedelinden mahsup edileceğinin ve ayrıca işyeri ruhsatı alınana kadar kira bedeli talep edilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, 25.000,00 TL dekorasyon masrafı yapıldığını, davalıların kira süresinin dolmasına az bir süre kala 5 yıllık eksik ödenen kira bedelinin tahsili için icra takibi başlattıklarını, kira sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin yıkım öncesinde daha geniş olarak teslim alınan kiralanan için olduğunu, kiralananın yarısının yıkıldığını ileri sürerek, davacı kiracı ve kefilin takip dolayısıyla davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
3.Birleşen 2006/183 Esas sayılı davada davacı kiraya verenler vekili; 12.000,00 TL demirbaş bedeli düşüldükten sonra 2001 yılı Mayıs ayından itibaren ödenmemiş kira bedellerinin tahsili gerektiğini, kira sözleşmesi 5 yıl süreyle yenilenmesine rağmen davalı kiracı.... tarafından kiralananın anahtarları icra dosyasında teslim edilerek kiralananın tahliye edildiğini, kiralananın yeniden kiraya verilmesi ile arada geçen süre kira bedelinin tahsili gerektiğini, kiracının tüm bedelden, kefilinin ise 5 yıllık sözleşme boyunca doğan borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek, kira alacaklarının tespiti ile toplam 70.000,00 TL kira alacağının muaccel olduğu tarihlerden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredi faizi oranında temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen 2005/164 E. sayılı davada davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kiralananın kiracıya kullanıma hazır biçimde teslim edildiğini, davacının kiralananı 5 yıldan fazla süre kullandığını ve sözleşmeyi fesih hakkını kullanmadığını, kira sözleşmesi yenilendiğinden davacının tazminat ve kira bedelinden indirim haklarından feragat etmiş sayılması gerektiğini, kiracının sözleşme tarihinden itibaren kira bedelnin indirilmesini talep edemeyeceğini, kiralanan yerin alanının 750 m² olmadığını ve bu yönde bir taahhüt bulunmadığını, kiralananın durumunun tapu kayıtları ve projesinde belirlendiğini, kiralananda ayıp ya da sözleşmeye aykırılık olmadığını, bu hususta bir ihbarda bulunulmadığını, davacının düğün salonu olarak kiraladığı yere belli bir süre ruhsat alamamasından davalıların sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasında kiranın indirilmesi konusunda da hiçbir anlaşma yapılmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
2. Birleşen 2006/183 E. sayılı davada davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 10.03.2010 tarihli kararla; asıl davanın reddine, birleşen 2005/164 E. sayılı menfi tespit davasında davacıların 35.572,57 TL asıl alacak ile 31.244,77 TL işlemiş faizinden sorumlu olmadıklarının tesbitine, birleşen 2006/183 E. sayılı davada ise 31.468,00 TL kira alacağı ile 10.418,00 TL’nın davalılardan ...’in sorumluluğu 12.382,00 TL asıl alacak ile 5.843,00 TL işlemiş faizle sınırlı olmak üzere davacı-birleşen dava davalılarından tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 27.12.2011 tarihli ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.01.2004 ile 14.05.2004 tarihleri arasındaki kira bedelinin hesaplanmadığı, kiracının tahliye tarihi olan 23.03.2005 tarihine kadar kira bedeli ve işlemiş faizinden sorumlu olduğu, ayrıca davalı-birleşen davada davacıların hükmedilecek asıl alacağa tahsil tarihine kadar faiz işletilmesi yönündeki talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 24.03.2016 tarihli kararla; asıl davanın reddine, birleşen 2005/164 E. sayılı menfi tespit davasının kısmen kabulü ile davacıların davalılara yönelik 27.323,57 TL asıl alacak ve 34.244,77 TL işlemiş faizden sorumlu olmadıklarının tespitine, birleşen 2006/183 E. sayılı alacak davasının kısmen kabulü ile davalılardan ...'in sorumluluğu 20.631,00 TL asıl alacak ile 5.843,00 TL işlemiş faiz ile sınırlı olmak üzere 39.717,00 TL asıl alacak ve 10.418,00 TL işlemiş faizin asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir .
3. Dairece verilen 03.02.2020 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, uyulan bozma kararında 01.01.2004 ile 14.05.2004 tarihleri arasında kira bedelinin hesaplanmadığı belirtilerek kiraya verenler lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, birleşen menfi tespit davasında davacı kiracının 27.323,57 TL asıl alacak ve 34.244,77 TL işlemiş faizden sorumlu olmadığının tespitine karar verilmekle davacı kiracının sorumlu olmadığı kira bedelinin azalıp, sorumlu olmadığı faiz tutarının ise arttığı, ek rapor alınarak faiz hesabında yapılan hatanın giderilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
4.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 23.12.2021 tarihli kararla; dava tarihi itibariyle dava konusu uyuşmazlığa bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanında bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların usulden reddine karar verilmiş; karar, davalı/birleşen 2006/183 E davada davacı kiraya verenler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5. Dairenin 15.06.2022 tarihli ilamıyla; davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu ve Mahkemece birleştirilerek görülen davaların esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın reddine, birleşen 2005/164 E. sayılı menfi tespit davasının kısmen kabulü ile birleşen davacıların davalılara 46.394,29 TL asıl alacak ile 35.823,29 TL işlemiş faizden sorumlu olmadıklarının tespitine, birleşen 2006/183 E. sayılı alacak davasının kısmen kabulü ile davalı ...'in sorumluluğu asıl alacak yönünden 21.696,00 TL, işlemiş faiz yönünden 5.833,00 TL ile sınırlı olmak üzere 28.589,46 TL asıl alacak ve 5.839.00. TL işlemiş faizin davalılardan tahsiline,
asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş; karar, davalılar-birleşen davada davacı kiraya verenler vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar-birleşen davada davacılar vekili; bozma ilamında 01.01.2004-14.05.2004 tarihleri arası kira bedelinin hesaplanmadığı belirtildiğini ancak; kararda hesaplanan kira bedeli ve faizine 01.01.2004-14.05.2004 dönemi kira bedeli ve faizinin eklenmediğini, müvekkillerinin usuli kazanılmış hakları ihlal edilerek daha az alacağa hükmedildiğini, kira ve faiz alacağının hatalı hesaplandığını, ayrıca yasal faize değil ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, menfi tespit davasının reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, asıl davada kira bedelinin indirilmesi ve tazminat, birleşen davalarda ise menfi tespit ve alacak istemlerine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalılar, birleşen davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Kural olarak bozma kararına uyulmakla; orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda, lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan, bozma kararı dışında kalan yönler ise kesinleşir. Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Bu kazanılmış hak yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz. Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hâkimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.
Mahkemece uyulmasına karar verilen 27.12.2011 tarihli bozma ilamı ile temyiz eden tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek, kiracının 23.03.2005 tarihine kadar kira bedeli ve işlemiş faizinden sorumlu olduğu, 01.01.2004-14.05.2004 tarihleri arası döneme ilişkin kira bedeli ve işlemiş faizin hesaplanması gerektiği belirtilmiş, 03.02.2020 tarihli bozma ilamı ile de tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek, faiz hesabı yönünden hesaplamada hata olduğu belirtilerek faiz hesabına ilişkin hatanın düzeltilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur. Ne var ki; Mahkemece bozma ilamlarına uyulmasına rağmen, birleşen davalar yönünden kiraya verenlerin bozma ilamı kapsamında ortaya çıkan usuli kazanılmış hakları ve aleyhe hüküm kurma yasağı ihlal edilerek, 2005/164 E. sayılı menfi tespit davasında bozulan karara kıyasla daha yüksek miktarda borç için menfi tespit hükmü kurulmuş, 2006/183 E. alacak davasında ise daha az miktarda alacağın tahsiline hükmedilmiştir.
Hal böyle olunca, Mahkemece; bozulan 10.03.2010 tarihli kararda hükmedilen alacağa 01.01.2004-14.05.2004 tarihleri arası döneme ilişkin kira bedeli ve işlemiş faiz dahil edilmek suretiyle hesaplama yapılmak üzere bilirkişi raporu alınarak tarafların bozma ilamları ile ortaya çıkan usuli kazanılmış haklarına riayet edilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davalılar, birleşen davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davalı birleşen davacılar yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Bozmaya Uyulduktan Sonra Mahkeme Taraflardan Biri Aleyhine Daha Az Alacağa Hükmedebilir mi?
Hayır. Daire, bozma kararına uyulmakla lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak doğduğunu, bu hakkın yeni bir hükümle ortadan kaldırılamayacağını ve kamu düzenine ilişkin olduğundan kendiliğinden gözetileceğini belirtti.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 03.12.2025
Hukuk Genel Kurulu Bozmasından Sonra Fatura Yokluğuyla Kira Alacağı Usulden Reddedilemedi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/2158 · K. 2025/5848
Hukuk Genel Kurulunun direnme üzerine verdiği bozma kararındaki hesap esaslarına uyulmadan, kiraya veren fatura düzenlemedi diye alacak isteminin hukuki yarar yokluğundan reddi bozmayı gerektirir.
Bozma Kira Alacağı ve İtirazın İptali
Yargıtay 3. HD 01.07.2025
Yalnız Davacı Temyiz Edince İlk Kararda Hükmedilen Kira Alacağı Bozmadan Sonra Reddedilemez
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2223 · K. 2025/3707
Kararı yalnız davacı temyiz etmişse bozmaya uyan mahkeme ilk karardan daha aleyhe hüküm kuramaz; ilk kararda hükmedilen alacak davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
Bozma Kira Hukuku
Yargıtay 3. HD 11.03.2026
Kira Sözleşmesinde Güvence Olarak Gösterilen Çek Teminat Çeki Sayıldı, Menfi Tespit Onandı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3422 · K. 2026/1397
Kira sözleşmesinde çekin ödenmeyen kiralar ve olası zararlar için verildiğinin açıkça yazılması teminat niteliğinin ispatına yeterli görülmüş, bu bozmaya uyularak verilen menfi tespit kararı onanmıştır.
Onama Kira Depozitosu ve Güvence
Yargıtay 3. HD 21.01.2026
Bozmaya Uyulan Kira Farkı Davasında Kazanılmış Hak Oluşturan Yönler Yeniden İncelenmedi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3312 · K. 2026/291
Bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönler yeniden incelenemeyeceğinden, bozma esaslarına uygun bilirkişi raporuna dayanan karar onanmıştır.
Onama Kira Hukuku
Kira Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 92 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.