top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye

Yargıtay 3. HD Bozma Kira Hukuku

Yalnız Davacı Temyiz Edince İlk Kararda Hükmedilen Kira Alacağı Bozmadan Sonra Reddedilemez

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2223 · K. 2025/3707 · T. 01.07.2025

Karar Özeti

Davacı, satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil davası sonucunda davalıların kiracı olduğu dairenin maliki olduğunu ileri sürerek 24 aylık kira bedelini istemiştir. Davayı kısmen kabul edip 200 TL'ye hükmeden ilk karar, yalnız davacının temyizi üzerine miktarın nasıl hesaplandığı anlaşılamadığından bozulmuş; bozmaya uyan mahkeme bu kez davacının malikliği ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay malikliğin ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmeyi yerinde bulmuş, ancak ilk karar davalılarca temyiz edilmediğinden 200 TL yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu belirterek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı ret kararını davacı yararına bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Kararı yalnız davacı temyiz etmişse bozmaya uyan mahkeme ilk karardan daha aleyhe hüküm kuramaz; ilk kararda hükmedilen alacak davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.

Soru: Yalnız davacı temyiz ettiyse bozmadan sonra ilk kararda kazandığı alacak reddedilebilir mi?

Sonuç: Davanın reddine ilişkin sulh hukuk mahkemesi kararı davacı yararına bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“taraflardan yalnız birinin kararı temyiz edilmesi halinde Yargıtayın (temyiz edilen lehine) verdiği bozma ilamına uyan Mahkeme, sonrasında ilk kararı temyiz edenin aleyhine bozulan karara oranla daha aleyhe olan bir karar veremez.”

“söz konusu karar davalılar tarafından temyiz edilmediğinden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/177 E., 2024/100 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalıların kiracı oldukları taşınmazın satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda müvekkili adına hükmen tescil edildiğini, müvekkilinin dava konusu 10 numaralı dairenin yeni maliki olduğunu, 21.02.2013 tarihli ihtarname ile kira bedellerinin kendisine ödenmesini davalı kiracıya bildirdiğini ancak kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek; Haziran 2012- Mayıs 2014 dönemi için 24 aylık kira bedeli olan 24.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar; davaya cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 15.04.2015 tarihli kararıyla; davalının talep edilen kira bedellerinin ödendiği hususunda herhangi bir delil bildirmediği, davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 200,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince verilen 13.12.2016 tarihli ilamla; hüküm altına alınan 200,00 TL'nin nasıl ve neye göre hesaplandığının gerekçeden anlaşılamadığı, bu nedenle Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde belirtilen ve hükümde bulunması zorunlu olan unsurları da içerir şekilde, denetime elverişli bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın tapu kaydında bahçeli kargiv ev niteliğinde yazılan taşınmazın paylı mülkiyete tabi olması nedeniyle hangi paya hangi dairenin tekabül etiğinin anlaşılmadığı, dava konu 10 numaralı dairenin davacıya ait olup olmadığının belli olmadığı, davacının yalnızca 5408 parsel sayılı taşınmazda 8/240 oranında payının olduğunu, davacının hangi daireyi aldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ :

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin eski malikin imzalamış olduğu kira sözleşmesinin tarafı haline geldiğini, ilk kararda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması bozma sebebi yapılmamış olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu binada fiili taksim söz konusu olup her paydaşın yeri belli olduğunu, 10 nolu dairenin müvekkilinin payına tekabül ettiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kira alacağı istemine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanan hukuk kurallarına, davacının davalıların kiracı olduğu taşınmaza malik olduğunu ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Bilindiği üzere, taraflardan yalnız birinin kararı temyiz edilmesi halinde Yargıtayın (temyiz edilen lehine) verdiği bozma ilamına uyan Mahkeme, sonrasında ilk kararı temyiz edenin aleyhine bozulan karara oranla daha aleyhe olan bir karar veremez. Buna aleyhe hüküm verme yasağı denir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, Mahkemece verilen 15.04.2015 tarihli ilk kararda davacı lehine 200,00 TL alacağa hükmedildiği, bu kararın sadece davacı tarafından temyiz edildiği, söz konusu karar davalılar tarafından temyiz edilmediğinden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde, Mahkeme usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olanan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye konusundaki 17 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page