top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Hukuka Aykırı Delil ve Ses Kaydı

Yargıtay 7. CD Bozma Ceza Hukuku

Rızayla Teslim Edilen Kaçak Sigara, Arama Kararı ve Yazılı İzin Yoksa Yasak Delil Sayıldı

Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/165 · K. 2026/7618 · T. 29.06.2026

Karar Özeti

Sanık hakkında 2013 yılındaki iki kaçakçılık eylemi nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyet kurulmuştur. İlk olayda kolluk, aldığı bilgi üzerine büfeye giderek kaçak sigara olup olmadığını sormuş, sanık da tezgâh altındaki sigaraları kendi rızasıyla teslim etmiştir. Yargıtay, mahkeme kararı veya savcının yazılı arama izni bulunmadığından ele geçen sigaraların yasak delil olduğunu ve bu eylemden beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Hüküm, ikinci olayın sübutunda isabetsizlik görülmemekle birlikte ceza hesabı, etkin pişmanlık ihtarı, müsadere ve yargılama gideri yönlerinden de bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Kolluğun sorusu üzerine kaçak sigaranın rızayla teslim edildiği olayda, mahkeme arama kararı ya da savcının yazılı arama izni bulunmadığından ele geçen eşya yasak delil kabul edilmiştir.

Soru: Kolluğun sorusu üzerine rızayla teslim edilen kaçak sigara, arama kararı yoksa delil sayılır mı?

Sonuç: Hüküm, ilk eylemden beraat gerektiği ve uygulamaya ilişkin diğer hukuka aykırılıklar nedeniyle bozuldu.

Kararın Önemli Bölümleri

“hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği”

Kararın Tam Metni

7. Ceza Dairesi 2023/165 E. , 2026/7618 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/59 E., 2021/522 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

SUÇ TARİHLERİ : 26.06.2013, 19.11.2013

HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, 19.11.2013 tarihli eylemin sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

26.06.2013 tarihli olay tutanağına göre, ... Büfe isimli iş yerinde kaçak sigara bulunduğu yönünde alınan bilgiye istinaden kolluk görevlilerince iş yerine gidilerek sanığa kaçak sigara olup olmadığı sorulduğunda sanığın tezgah altından çıkarttığı siyah poşet içerisindeki toplamda 13 karton kaçak sigarayı kendi rızasıyla teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ... kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izninin bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. maddelerine göre

hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı ve 26.06.2013 tarihli eylem yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilerek hüküm tesis edilmesi,

Kabule göre de;

1.Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesinin (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin "3/23." maddesi olarak değiştirildiği gözetilerek) uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerekirken, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceğine dair ihtarat yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.Sanığın cezasında zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi yerine, 43. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

4.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adlî para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanığa ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğine dair ihtarda bulunulması gerekirken, adlî para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,

5.Suç konusu kaçak sigaralar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,

6.Bozma ilâmı öncesi verilen kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Yargıtay İki Olay İçin de Beraat Gerektiğine mi Karar Verdi?

Hayır. Beraat gerektiği yalnız 26.06.2013 tarihli olay yönünden belirtildi; 19.11.2013 tarihli olayın sübutunda isabetsizlik görülmedi. Hüküm bu ve diğer hukuka aykırılıklar nedeniyle bozuldu.

Benzer Kararlar

Hukuka Aykırı Delil ve Ses Kaydı Konusundaki 20 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page