top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Hukuka Aykırı Delil ve Ses Kaydı

Yargıtay 7. CD Bozma Ceza Hukuku

Arama Kararı veya Yazılı Emir Olmadan Kargoda Bulunan Kaçak Sigara Yasak Delil Sayıldı

Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/8856 · K. 2026/6360 · T. 02.06.2026

Karar Özeti

Sanığa kargoyla kaçak sigara geleceği ihbarı üzerine kolluk, sanık kargoyu teslim aldıktan sonra arama kararı olmadan kargoda arama yapmış ve 380 karton kaçak sigara ele geçirmiştir. Bozma üzerine asliye ceza mahkemesi sanığı zincirleme suç hükümleriyle mahkûm etmiştir. Sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay, mahkeme kararı, Cumhuriyet savcısının yazılı izni ya da kolluk amirinin yazılı emri bulunmadan yapılan aramada ele geçen eşyanın kaçak olsa bile yasak delil sayılacağını kabul etmiştir. Bu eylemden beraat kararı verilmesi gerektiğinden zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağı ve kalan eylem için etkin pişmanlık ihtarı yapılması gerektiği gözetilerek hüküm bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Mahkeme kararı, Cumhuriyet savcısının yazılı izni veya kolluk amirinin yazılı emri olmadan kargoda yapılan aramada ele geçen kaçak eşya yasak delil sayılmış ve mahkûmiyete esas alınamayacağı kabul edilmiştir.

Soru: Arama kararı ya da yazılı emir olmadan kargoda bulunan kaçak sigara delil olarak kullanılabilir mi?

Sonuç: Sanık müdafiinin temyizi yerinde görülerek asliye ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükmü bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği”

“sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni”

Kararın Tam Metni

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/728 E., 2022/1423 K.

SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

21.11.2013 tarihinde, sanığa kargo ile kaçak sigara geleceği ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerinin, sanık kargoyu teslim aldıktan sonra herhangi bir arama kararı olmadan kargoda yaptıkları aramada 380 karton ... kaçağı sigarayı ele geçirdikleri olayda;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

1.Sanık hakkında belirlenen temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanunu) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanmadan alt sınırdan hüküm kurulduğu ve dava konusu eşyanın değerinin "normal" olduğu da gözetilerek; buna göre, suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereğince hüküm kurulması yerine, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi yollamasıyla 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. 21.11.2013 tarihli eylem için sanığın yukarıda izah edilen gerekçe ile beraati gerektiği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle yazılı şekilde fazla ceza tayini,

3. 21.11.2013 tarihli eylem sebebiyle sanığın beraati gerektiği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle; 5607 sayılı 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde yer alan hükümlerin uygulanması bakımından sanığa yalnızca 12.12.2013 tarihli eylem yönünden ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde soruşturma aşamasında usulüne uygun biçimde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmaması sebebiyle 1/2 oranında indirim yapılacağı hususunun ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

4. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 21.11.20 13... .12.2013 olarak gösterilmesi yerine sadece 12.12.2013 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Hukuka Aykırı Delil ve Ses Kaydı Konusundaki 20 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page