Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku
Depozito Davasında Bir Davacının Yenileme İşlemi Diğerine de Yarar Sağladı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/2146 · K. 2025/5267 · T. 05.11.2025
Karar Özeti
Kiracılar, kiralananı 10.09.2012'de tahliye ettiklerini belirterek sözleşme uyarınca verdikleri 39.000 USD depozitonun iadesini istedi; kiraya verenler önce hasar bulunduğunu, sonra depozito alınmadığını savundu. Önceki bozma kararları doğrultusunda mahkeme, hasarın ispatlanamadığını belirterek davayı kabul etti ve faizin tahliyeden bir ay sonrası olan 10.10.2012'den işletilmesine hükmetti. Kiraya verenler, işlemden kaldırılan dosyanın mecburi dava arkadaşı kiracılardan yalnızca biri tarafından yenilendiğini ileri sürdü. Yargıtay, HMK'nın 60/1 maddesi gereği bir dava arkadaşının yaptığı usul işleminden diğerinin de yararlanacağını belirterek kararı onadı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
İşlemden kaldırılan dosyanın mecburi dava arkadaşı kiracılardan yalnız biri tarafından yenilendiği dosyada, HMK'nın 60/1 maddesi gereği bu usul işleminden diğer davacının da yararlanacağı kabul edilmiştir.
Soru: Mecburi dava arkadaşlarından yalnız biri dosyayı yenilerse diğeri de bundan yararlanır mı?
Sonuç: Depozitonun 10.10.2012 tarihinden işleyecek yasal faiziyle iadesine ilişkin mahkeme kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire3. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/2146
- Karar No2025/5267
- Karar Tarihi05.11.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 60/1 (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. Geçici 3 (resmî metin)
- 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 440
Kararın Önemli Bölümleri
“mecburi dava arkadaşlarından birinin yaptığı usul işleminden diğer davacının da yararlanacağının anlaşılmasına göre”
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/2146 E. , 2025/5267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/804 E., 2023/1537 K.
Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin 15.09.2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesine göre kiracı oldukları mecuru 10.09.2012 tarihinde anahtar teslimi ile tahliye ettiklerini belirterek, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca davalı kiraya verenlere verilen 39.000 USD depozito bedelinin tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; tahliyeden sonra mecurda hasar tespit edildiğini, hasar durumuna göre kendilerinin alacaklı durumda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş, 28.11.2013 tarihli ıslah edilen cevap dilekçesiyle; davacılardan depozito alınmadığını, davacılara yemin teklif ettiklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 03.06.2014 tarihli kararla; davacıların yemin davetiyesinin usulüne uygun tebliğine rağmen belirtilen günde hazır olmadıkları ve mazeret de bildirmedikleri gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 05.11.2015 tarihli ilamıyla; davacıların imzası ve içeriği inkar edilmeyen kira sözleşmesine dayanarak, sözleşmenin (10.) maddesindeki düzenlemeye göre depozitonun iadesini istedikleri ve kira sözleşmesiyle depozitonun davalılara verildiğini ispatladıkları, bu nedenle davalıların yemin teklif deliline dayanarak hukuki sonuç elde edemeyecekleri, buna göre işin esası değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin 20.09.2016 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile 70.562,70 TL'nin kira sözleşmesinin sona erme tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
3.Dairece verilen 08.05.2018 tarihli ilamla; davalılar vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, kira sözleşmesinin (10.) maddesinde yer alan “Kiracı, ileride doğabilecek zarar, ziyan ve borçlara karşılık olarak 39.000 USD teminat olarak kontrat imzası sırasında teslim edilmiştir. Kiracı taşınmazı tahliye ettikten sonra bütün masrafları ödemiş ise demirbaşlarda ve mobilyalarda bozulma kırılma ve kayıp yoksa alınan teminatlar aynen (en geç kontrat bitiminden itibaren 1 ay içinde) geri verilecektir. Verilen teminat yapılacak zarar ve ziyanı karşılamazsa kiracı ek zararı karşılamayı şimdiden kabul eder." düzenlemesi doğrultusunda, taşınmazın ne zaman tahliye edildiği üzerinde durularak, sözleşmenin (10.) maddesine göre tahliye tarihinden 1 ay sonrasından itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların mecuru 10.09.2012 tarihinde tahliye ederek anahtarları davalı tarafa teslim ettikleri, buna ilişkin makbuzun dosya içerisinde bulunduğu, taraflar arasında anahtarın teslimine ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davalıların depozitoyu iade etmedikleri ve mecurda hasar oluştuğuna ilişkin herhangi bir delil ibraz edemedikleri gerekçesiyle; davanın kabulü ile 70.562,70 TL'nin 10.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; davacı kiracılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğunu ve davanın birlikte takibi gerekirken dosya işlemden kaldırıldıktan sonra sadece biri tarafından yenileme dilekçesi verildiğini, dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğini, davacıların iddiasını ispatlayamadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, depozito bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.” hükmünü içeren 60/1 maddesi uyarınca mecburi dava arkadaşlarından birinin yaptığı usul işleminden diğer davacının da yararlanacağının anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
6100 sayılı Kanununun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Önceki Bozmanın Dışında Kesinleşen Kısımlar Tekrar İncelendi mi?
Hayır. Daire bozma kapsamı dışında kesinleşip usulî kazanılmış hak oluşturan kısımların yeniden incelenemeyeceğini belirtti.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 22.10.2025
İmzası Gerçek Olsa da Tutarı Tahrif Edilen Kira Sözleşmesiyle Döviz Depozito İstenemedi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1526 · K. 2025/5079
İmzası gerçek olsa da depozito tutarı ve para biriminin sonradan eklendiği Adli Tıp raporlarıyla saptanan sözleşmeye dayanan döviz alacağı için itirazın iptali istemi reddedilmiştir.
Onama Kira Depozitosu ve Güvence
Yargıtay 3. HD 19.02.2025
Şirket Hisselerinin İadesi Kirayı Sona Erdirmedi, Depozito İstemi Takas Nedeniyle Reddedildi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/582 · K. 2025/965
Sözleşmede hisse devriyle sona ereceği öngörülmeyen kira ilişkisi tahliyeyle sona erer; tahliyeyi yazılı delille ispat edemeyen kiracı için kural olarak kiraya verenin kabul ettiği tarih esas alınır.
Onama Kira Sözleşmesinin Feshi ve Sona Ermesi
Yargıtay 3. HD 25.03.2026
Depozitodan Fazlası İstenemeyeceği Kararlaştırılınca Depozito Güncel Değerle İade Edilmedi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/4700 · K. 2026/1598
Sözleşmede verilen depozitodan fazlasının istenemeyeceği kararlaştırıldığından depozitonun güncel değeriyle hesaplanması doğru görülmemiş, bozmaya uyularak asıl tutarın iadesine verilen hüküm onanmıştır.
Onama Kira Depozitosu ve Güvence
Yargıtay 3. HD 05.05.2026
Geçersiz Kira Sözleşmesinde Depozito ve Masraf İspatlanamayınca İade İstemi Reddedildi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/4924 · K. 2026/2803
Yargıtayca onanan kararda, geçersiz kira sözleşmesi nedeniyle istenen depozitonun davalıya ödendiği ve iyileştirme masraflarının yapıldığı ispatlanamadığından iade istemi reddedilmiştir.
Onama Kira Depozitosu ve Güvence
Kira Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 92 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.