Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Hizmet Tespiti
Yargıtay 10. HD Onama İş Hukuku
Yaşlılık Aylığı Alanın Destek Primine Tabi Hizmet Tespitinde Hukuki Yararı Kabul Edildi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2026/209 · K. 2026/6498 · T. 07.05.2026
Karar Özeti
Davacı, davalı şirketin inşaat iş yerinde Kuruma bildirilmeden çalıştığını ileri sürerek hizmet tespiti istemiş, yaşlılık aylığı bağlandıktan sonraki dönem için talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi hizmetlere ilişkin olduğunu belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesi bu dönem yönünden talebi reddedip Daire bozmasına direnmiş; Hukuk Genel Kurulu, davacının bu hizmetlerin tespitinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur. Bozmaya uyularak her iki dönem için verilen tespit kararını davalı şirket ile fer'î müdahil Kurum temyiz etmiş; Yargıtay, kararın bozmaya uygun olduğunu belirterek onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Yaşlılık aylığı bağlanan davacının, aylık bağlandıktan sonraki döneme ait Kuruma bildirilmeyen sosyal güvenlik destek primine tabi hizmetlerinin tespitini istemekte hukuken korunmaya değer güncel yararı vardır.
Soru: Yaşlılık aylığı alırken sigortasız çalışan kişi destek primine tabi hizmetlerini tespit ettirebilir mi?
Sonuç: Bozmaya uyularak verilen bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire10. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/209
- Karar No2026/6498
- Karar Tarihi07.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (mülga) m. 63/B
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (mülga) m. 63/A
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
Kararın Önemli Bölümleri
“yaşlılık aylığı bağlanan davacının 01.09.2003-30.10.2010 tarihleri arasındaki sosyal güvenlik destek primine tabi hizmetlerinin tespiti talebi yönünden dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğu”
“Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/3002 E., 2025/3596 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/6 E., 2021/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete ait iş yerinde 01.02.2001 - 30.10.2010 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasına rağmen çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılan Aydın 1. İş Mahkemesinin 2012/329 Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açması için müvekkiline süre verildiğini ileri sürerek müvekkilinin 01.02.2001 - 30.10.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiş; 20.12.2016 tarihli duruşmada ise talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi hizmetlerinin tespitine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının müvekkiline ait iş yerinde hizmet akdiyle çalışmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Fer’î müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu (Kurum/...) vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, uyuşmazlık konusu çalışma döneminde davacı adına Kuruma bildirimde bulunulmadığını, Kurum kayıtları dışındaki çalışma iddiasının kabul edilmeyeceğini, fiili çalışmanın somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının davalıya ait inşaat iş yerinde 01.02.2001-30.08.2003 tarihleri arasında asgari ücretle hizmet akdine dayalı olarak 930 gün, 01.09.2003-30.10.2010 tarihleri arasında ise 506 sayılı Kanun’un 63/B maddesi gereğince sosyal güvenlik destek primine tabi 2580 gün çalıştığının, bu çalışmaların Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararı kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalıya ait iş yerinde 01.02.2001-30.08.2003 tarihleri arasında çalıştığını ispat etmesi nedeniyle bu çalışma dönemi yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu, ancak 01.09.2003-30.10.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacının talebinin 506 sayılı Kanun’un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışmanın tespitine ilişkin olmadığı, aynı Kanun’un 63/B maddesi gereğince sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmalarının tespitini talep ettiği, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma sürelerinin ise 506 sayılı Kanun'a göre sigortalılık süresi olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davalı ve fer’î müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait iş yerinde 01.02.2001-30.08.2003 tarihleri arasında asgari ücretle hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizce "Davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazı kabul edilerek “Mahkemece, davacının 01.09.2003 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, 20.12.2016 tarihli celsede davacı vekilinin alınan beyanında, davacının çalışmalarını 506 Sayılı Kanunun 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek Primine tabi çalışma olarak tespitini talep ettiği, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında yaşlılık aylığı bağlanan 01.09.2003 tarihi sonrası talep konusu edilen dönem yönünden davacının, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli kararı ile bir önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Direnme kararının süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.07.2025; tarihli ve 2024/10-545: 2025/425 K. sayılı kararı ile "Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 01.09.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alan davacının Kuruma bildirilmeyen 01.09.2003-30.10.2010 tarihleri arasındaki sosyal güvenlik destek primine tabi hizmetlerinin tespiti talebi yönünden eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde 01.09.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının 01.09.2003-30.10.2010 tarihleri arasındaki sosyal güvenlik destek primine tabi hizmetlerinin tespiti talebi yönünden dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğu gözetilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmelidir.
28. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2022 tarihli ve 2020/(21)10-290 Esas, 2022/430 Karar; 05.04.2023 tarihli ve 2022/10-1066 Esas, 2023/301 Karar ile 05.07.2023 tarihli ve 2023/10-403 Esas, 2023/712 Karar sayılı kararları da aynı doğrultudadır.
29. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının, davalı ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret Limited Şirketinin Güven Yapı Kooperatifine ait inşaat işi iş yerinde 01.02.2001-30.08.2003 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücret ile tüm sigorta kollarına tabi konumda 930 gün çalıştığının, 01.09.2003-30.10.2010 tarihleri arası dönemde Sosyal Güvenlik destek primine tabi konumda 2580 gün çalıştığının ve bu çalışmalarının davalı Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle;
1.İnşaat faaliyetinin resmi belgelerle sabit bitiş tarihine rağmen 2010 yılına kadar çalışma tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin işveren sıfatıyla faaliyet gösterdiği S.S. ... Güven Yapı Kooperatifi inşaatına ilişkin Kooperatifin cevabi yazılarında, inşaat işine 15.11.1994 tarihinde başlandığını ve müvekkili şirket tarafından işin 15.12.2007 tarihi itibarıyla bitirildiğini, geçici kabulün 01.01.2008 tarihinde yapıldığının kesin olarak bildirildiğini, aynı yazıda, bu tarihten sonra müvekkili şirket tarafından herhangi bir işçi çalıştırılmadığının da açıkça belirtildiğini, bu nedenle hükümde 31.12.2007 tarihinden sonraki döneme ilişkin verilen tespit kararının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu,
2.İstinaf Mahkemesinin hükme esas aldığı tanık beyanları, davacının bu dönemde sahada görüldüğüne veya "bekçilik" yaptığına yönelik olsa bile, inşaatın tamamlanıp kooperatif yönetimine devredilmesinden sonraki bu faaliyet inşaat firmasının yapım süreci ile ilgili olmayıp, site yönetiminin veya kat maliklerinin ortak güvenlik ihtiyacına yönelik bir hizmet olabileceğini,
3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma ilamının kapsamının yanlış yorumlandığını,bozma ilamında, iddia edilen bu dönemde fiili çalışmanın maddi vakıa olarak sübut bulup bulmadığına dair herhangi bir hüküm tesis edilmediğini, usule ilişkin hukuki yarar tespitinin, esasa ilişkin sübut anlamına gelmeyeceğini,
4.Tanık beyanlarının çelişkili olduğunu ve resmi deliller karşısında itibar edilemez olduğunu, çelişkili ve kesinlikten uzak beyanların, inşaatın 2007'de bittiğini gösteren resmi kayıtları tek başına hükümsüz kılmasının kabul edilemeyeceğini,
5. 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcının çalışmanın gerçekte fiilen sona erdiği tarihe göre tayin edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin inşaat faaliyeti 2007 yıl sonunda sonlanmış olduğundan, 5 yıllık sürenin çoktan dolduğunu, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle;
1.Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları da çelişkili olduğu halde, hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,
2.Tanıkların davacıyı kooperatif inşaatında gördüklerini belirtmişlerse de davacının orada hangi amaçla bulunduğunu bilmediklerini de ifade ettiklerini, ayrıca, bordro tanığı ...'ün beyanında, davacının kooperatif binasında ailesi ile ikamet amaçlı kaldığını belirtmiş olduğu dikkate alındığında, tanıkların davacıyı kooperatifte görmelerinin davacının hizmet akdine tabi olarak çalıştığını kanıtlamadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 05.02.2025
Blok Çalışmada Bildirim Öncesi Dönem için Hak Düşürücü Süre Ne Zaman Başlar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/202 · K. 2025/1
Bildirim öncesi dönemi bildirilen dönemle kesintisiz birleşen blok çalışmada, bildirilmeyen süre için 5 yıllık hak düşürücü süre kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlar.
Direnme Kararının Bozulması Hizmet Tespiti
Yargıtay 10. HD 27.06.2024
Bildirilmeyen Çalışma Bordro Tanıkları, Banka Ödemeleri ve Hastane Kayıtlarıyla Kanıtlandı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/6332 · K. 2024/7250
Onanan gerekçeye göre, bordro tanık beyanları, işverenin bildirilmeyen dönemdeki düzenli banka ödemeleri ve hastane kayıtları birlikte değerlendirilerek somut olayda bildirilmeyen çalışma ispatlanmıştır.
Onama Hizmet Tespiti
Hukuk Genel Kurulu 28.01.2026
Vergi Denetiminde Adı Geçmeyen İşçinin Hizmet Tespitinde Bordro Tanıkları da Dinlenmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/16 · K. 2026/35
Somut olayda taraf tanıklarıyla yetinilmeyip bordro tanıkları ve denetim tutanağında adı geçenler dinlenmeli, çelişkiler giderilerek çalışma kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Hizmet Tespiti
Hukuk Genel Kurulu 15.10.2025
8 Daireli Apartmanda Kapıcının Tam Gün Çalıştığı, Günlük Mesaisi Araştırılmadan Kabul Edilemez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/406 · K. 2025/633
Kapıcılık hizmet tespitinde, özellikle bağımsız bölüm sayısı az olan apartmanlarda çalışmanın tam mı kısmi süreli mi olduğu günlük mesai araştırılarak belirlenmeli ve 7,5 saat bir gün kabul edilmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Hizmet Tespiti
Hizmet Tespiti konusundaki 41 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.