top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Resmî Belgede Sahtecilik

Yargıtay 11. CD Onama Ceza Hukuku

Derhal Beraat Hali Yoksa Zamanaşımıyla Düşme Kararını Temyizde Sanığın Hukuki Yararı Yok

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/5325 · K. 2026/6234 · T. 09.06.2026

Karar Özeti

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik davasında ilk derece mahkemesi, bozma üzerine bir kısım sanıkları mahkûm etmiş, bir kısmını beraat ettirmiş, sahtecilik suçundan ise zamanaşımıyla düşme kararı vermiştir. Yargıtay, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin katılma ve temyiz hakkı bulunmadığını, derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında zamanaşımıyla verilen düşme hükmüne karşı sanık müdafilerinin temyizinde hukuki yarar olmadığını belirterek bu temyizleri reddetmiştir. Diğer temyizlerde, sahtecilikte 8 yıllık olağan zamanaşımının bozma öncesi mahkûmiyet tarihinden itibaren dolduğu kabulü dâhil Mahkeme gerekçelerini yerinde bularak hükümleri onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında zamanaşımıyla verilen düşme hükmüne karşı sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar yoktur; suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi de hükmü temyiz edemez.

Soru: Zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararını sanık temyiz edebilir mi?

Sonuç: Şikâyetçi vekilinin temyizi ile sanık müdafilerinin düşme hükümlerine yönelik temyizleri reddedildi; mahkûmiyet, beraat ve düşme hükümleri onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında, zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükmüne yönelik sanıklar müdafilerinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığı”

“dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/330 E., 2025/240 K.

ŞİKÂYETÇİ : ...

SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet , beraat, düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, sanık ...'ın düşme hükmüne ilişkin temyizi, şikâyetçi ... vekili, sanık ... müdafi,sanık ... müdafii dışındaki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme isteminin koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:

A) Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin düşme hükümlerine yönelik temyizi ile Şikâyetçi ... vekilinin temyizi yönünden;

Şikâyetçi ... vekilinin temyizi yönünden; Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, ...'nın resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmediği kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin temyizi yönünden ise; derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında, zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükmüne yönelik sanıklar müdafilerinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından, ... vekilinin, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ..., ... , ..., .................., ..., ..., ..., ..., ... ,... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri ile resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan düşme hükümleri yönünden

Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre, yüklenen suçun sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı; aynı davada yargılandığı nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat eden sanık ... lehine, aynı davada resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, bu nedenle avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, sanıklar ..., ... , ..., ..................., ..., ..., ..., ..., ... ve ... 'a yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla yine sanıklara yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımının öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia olunması nedeniyle bozma öncesi mahkumiyet hükmünün kurulduğu 08.05.2015 tarihi olduğu, bu tarihten hüküm tarihine kadar olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekili ile sanık ... müdafi, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet, düşme ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Resmî Belgede Sahtecilik konusundaki 9 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page