top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Resmî Belgede Sahtecilik

Ceza Genel Kurulu Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku

Bozmaya Uyulması Talebi, Savcının Esas Hakkındaki Mütalaası Yerine Geçmez

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/127 · K. 2025/606 · T. 24.12.2025

Karar Özeti

Gerçekte 47 ceset torbası teslim alındığı hâlde 500 torbanın teslim alınıp muayene edildiğine dair belgeleri imzaladıkları iddia edilen belediye görevlisi sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi, resmî belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna ilişkin bozmaya direnerek beraat kararı vermiştir. Ceza Genel Kurulu, bozmadan sonraki duruşmada savcının yalnızca bozma ilamına uyulmasını talep ettiğini ve esas hakkında mütalaası alınmadan hüküm kurulduğunu tespit etmiştir. Bozmaya karşı diyeceklerin bildirilmesi ile esas hakkında mütalaanın farklı işlevleri olan savcılık işlemleri olduğunu belirten Kurul, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hükümleri bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Bozmadan sonra Cumhuriyet savcısının yalnızca bozma ilamına uyulmasını talep etmesi geçerli bir esas hakkında mütalaa değildir; mütalaa alınmadan hüküm kurulması savunma hakkını kısıtlar.

Soru: Bozmadan sonra savcının yalnızca bozmaya uyulmasını istemesi esas hakkında mütalaa sayılır mı?

Sonuç: Direnme hükümleri, esas hakkında mütalaa alınmadan kurulduğu için diğer yönleri incelenmeksizin bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir.”

“bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.”

Kararın Tam Metni

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ: 11. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 63-131

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 28/1 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-b maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.03.2012 tarihli ve 733-406 sayılı hükümlerin, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 20.03.2014 tarih ve 15519-3233 sayı ile; "…... Belediyesince 20.03.2009 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22/d maddesi uyarınca doğrudan temin usulü ile 500 adet ceset torbası alındığı, çıkışa dair evrak bulunmadığı hâlde 21.04.2009 tarihinde yapılan tespitte 47 adet torbanın bulunduğu, suça konu tarihlerde ilgili belediyenin Kültür ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde görev yapan sanıklar ..., ... ve ...'nün numuneyi görmeden 20.03.2009 tarihli malzeme muayene formunu, sanık ...'in ise torbaların teslim alındığını görmeden aynı tarihli taşınır işlem fişini imzalayarak görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri, iddiası ile cezalandırılmaları talep edilmiş ise de, sanıkların eylemlerinin sübutu hâlinde kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, delillerin takdir ve tartışmasının, davaya bakmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hükümler kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince 22.05.2014 tarih ve 598-572 sayı ile verilen görevsizlik kararı doğrultusunda dosyanın gönderildiği ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan 19.02.2015 tarihli ve 172-50 sayılı; sanıkların kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçundan CMK'nın 223/2-a.c maddesi uyarınca beraatlerine ilişkin hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 27.01.2021 tarih ve 1132-763 sayı ile; "…Sanıkların ... Belediye Başkanlığında kamu görevlisi olarak çalıştıkları, ihale sonucu alınan 500 adet ceset torbasının teslim alınmasına ve bu ceset torbalarının muayenesinin yapılmış olduğuna dair belgeleri imzaladıkları gerçekte 47 torbanın teslim alındığının anlaşılması nedeniyle sanıkların eyleminin TCK’nin 204/2. maddesindeki kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

... 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 06.04.2021 tarih ve 63-131 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanıkların beraatlerine hükmetmiştir.

Bu hükümlerin de katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2021 tarihli ve 94089 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 23.01.2024 tarih ve 43490-753 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

II. UYUŞMAZLIK KONUSU

Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara isnat edilen kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin ise de müzakere sırasında bir kısım Ceza Genel Kurulu Üyesince, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınmadığının ileri sürülmesi üzerine, Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

... 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamanın 06.04.2021 tarihli oturumunda bozma ilamının okunduğu, Yargıtay bozma ilamına karşı diyecekleri sorulan Cumhuriyet savcısının; "Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur." şeklinde düşüncesini bildirdiği, ardından bozma ilamına karşı diyeceği ve son sözleri sorulan sanıkların beyanları alındıktan sonra, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun şekilde alınmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;

Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4).

Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.

Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;

Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 06.04.2021 tarihli celsesinde Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur." şeklindeki düşüncenin, usule uygun geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükümlerin kurulması suretiyle sanıkların savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir.

Yukarıda açıklanan bu usule aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükümlerinin, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hükümlerin tesis ve tefhim edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

Ulaşılan sonuç karşısında, sanıklara isnat edilen kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu bu aşamada değerlendirilmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1- ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.04.2021 tarihli ve 63-131 sayılı direnme kararına konu hükümlerin, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

2- Dosyanın, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

  • Ceza Genel Kurulu 05.11.2025

    Savcının Bozmaya Uyulması Talebi Esas Hakkında Mütalaa Yerine Geçmez

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/515 · K. 2025/457

    Bozmadan sonra Cumhuriyet savcısının bozmaya uyulması yönündeki beyanı esas hakkında mütalaa sayılmaz; usulüne uygun mütalaa alınmadan hüküm kurulması savunma hakkını kısıtlar.

    Direnme Kararının Bozulması Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme

  • Ceza Genel Kurulu 03.06.2026

    Bozmadan Sonra Savcının Yalnızca Direnme İstemesi Esas Hakkında Mütalaa Sayılmaz

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/545 · K. 2026/333

    Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uysa da direnmeye karar verse de Cumhuriyet savcısının açık ve yeterli esas hakkında mütalaası alınmalıdır; yalnızca direnme istemek geçerli mütalaa değildir.

    Direnme Kararının Bozulması Meşru Müdafaa

  • Ceza Genel Kurulu 06.05.2026

    Bozmaya Uyulması Talebi Savcının Esas Hakkındaki Mütalaası Yerine Geçmez

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/418 · K. 2026/290

    Bozmadan sonra hüküm kurulmadan önce Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası alınmalıdır; bozma ilamına uyulmasını talep etmek geçerli mütalaa sayılmaz ve bu eksiklik savunma hakkını kısıtlar.

    Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku

  • Ceza Genel Kurulu 17.12.2025

    Savcının Bozmaya Karşı Görüşü Esas Hakkında Mütalaa Sayılmadı, Direnme Hükmü Bozuldu

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/55 · K. 2025/577

    Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uysa da dirense de, savcının esas hakkındaki mütalaası savunmaya imkân verecek açıklıkta alınmalı; somut olayda bozmaya uyulmaması ve tutukluluk talebi mütalaa sayılmamıştır.

    Direnme Kararının Bozulması Zincirleme Suç

Resmî Belgede Sahtecilik konusundaki 9 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page