Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme
Ceza Genel Kurulu Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku
Savcının Bozmaya Uyulması Talebi Esas Hakkında Mütalaa Yerine Geçmez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/515 · K. 2025/457 · T. 05.11.2025
Karar Özeti
Sanık bilinçli taksirle öldürmeden mahkûm edilmiş, Özel Daire olası kast gerekçesiyle bozmuş, İlk Derece Mahkemesi direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, bozmadan sonraki oturumda Cumhuriyet savcısının bozmaya uyulmasını ve tutukluluğun devamını istediğini, esas hakkında görüşü alınmadan ve sanık tarafına esasa ilişkin savunma imkânı tanınmadan hüküm kurulduğunu saptamıştır. Kurul, bozmaya karşı diyecekler ile esas hakkındaki mütalaanın farklı işlemler olduğunu ve mütalaanın savunma hakkının etkin kullanılmasını sağlayacak açıklıkta olmasının usuli bir mecburiyet olduğunu belirtmiştir. Savunma hakkı kısıtlandığından direnme hükmü diğer yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Bozmadan sonra Cumhuriyet savcısının bozmaya uyulması yönündeki beyanı esas hakkında mütalaa sayılmaz; usulüne uygun mütalaa alınmadan hüküm kurulması savunma hakkını kısıtlar.
Soru: Bozmadan sonra savcı esas hakkında mütalaa vermeden mahkeme hüküm kurabilir mi?
Sonuç: Direnme kararına konu hüküm, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- KurulCeza Genel Kurulu
- Esas No2024/515
- Karar No2025/457
- Karar Tarihi05.11.2025
- Karar TürüCeza Genel Kurulu Kararı
- SonuçDirenme Kararının Bozulması
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir.”
“Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.”
Kararın Tam Metni
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ: 12. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ: Ağır Ceza
SAYISI: 235-311
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, eyleminin bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 22/3, 62... . maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.02.2021 tarihli ve 313-40 sayılı hükmün, sanık müdafileri ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince 28.04.2021 tarih ve 1024-1064 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 07.07.2021 tarih ve 3230-5592 sayı ile; "...Sanığın olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde bilinçli taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Taksirli suçlarda müsadere hükümlerinin uygulanması mümkün olmamasına rağmen, suçta kullanılan tabanca, şarjör ve fişeklerin TCK'nın 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
Kabule göre olan bozma nedenine uyan Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesince 19.10.2021 tarih ve 313-320 sayı ile suç vasfı yönünden bozma ilamına direnilerek sanığın mahkûmiyetine ilişkin kurulan hükmün, sanık müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesince 18.05.2022 tarih ve 1938-3890 sayı ile ilk kararda bulunmayan yeni gerekçelere de yer verilmesi nedeniyle kararın yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme sonucunda önceki bozma nedeni doğrultusunda bozulmasına karar verilmiştir.
Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 22.09.2022 tarih, 235-311 sayı ve oy çokluğu ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükmün de Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2022 tarihli ve 130466 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 11.09.2024 tarih ve 8830-4141 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN
Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eylemini bilinçli taksirle mi yoksa olası kastla mı gerçekleştirdiğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; direnme kararına konu hüküm kurulmadan önce Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığının, bu bağlamda hazır bulunan sanık ve müdafiine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup olmadığının, değerlendirilmesi gerekmektedir.
III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER
İncelenen dosya kapsamından;
Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamada, 22.09.2022 tarihli oturumda bozma ilamı okunarak duruşmada hazır bulunan sanık, müdafileri, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısına bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulduğu, Cumhuriyet savcısının "Bozma kararı, bozmadan önceki mütalaamız doğrultusunda olup usul ve yasaya uygundur, uygun olan bozma ilamına uyulması ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklindeki beyanından sonra esas hakkındaki görüşü sorulmadan ve oturumda hazır bulunan sanık ve müdafilerine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;
Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4).
Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.
Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;
Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 22.09.2022 tarihli celsesinde bozma ilamına karşı diyecekleri sorulan Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Bozma kararı, bozmadan önceki mütalaamız doğrultusunda olup usul ve yasaya uygundur, uygun olan bozma ilamına uyulması ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklindeki düşüncenin usule uygun, geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükmün kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan bu usule aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükmünün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 235-311 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanığın savunma haklarının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Ceza Genel Kurulu 24.12.2025
Bozmaya Uyulması Talebi, Savcının Esas Hakkındaki Mütalaası Yerine Geçmez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/127 · K. 2025/606
Bozmadan sonra Cumhuriyet savcısının yalnızca bozma ilamına uyulmasını talep etmesi geçerli bir esas hakkında mütalaa değildir; mütalaa alınmadan hüküm kurulması savunma hakkını kısıtlar.
Direnme Kararının Bozulması Resmî Belgede Sahtecilik
Ceza Genel Kurulu 03.06.2026
Bozmadan Sonra Savcının Yalnızca Direnme İstemesi Esas Hakkında Mütalaa Sayılmaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/545 · K. 2026/333
Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uysa da direnmeye karar verse de Cumhuriyet savcısının açık ve yeterli esas hakkında mütalaası alınmalıdır; yalnızca direnme istemek geçerli mütalaa değildir.
Direnme Kararının Bozulması Meşru Müdafaa
Ceza Genel Kurulu 06.05.2026
Bozmaya Uyulması Talebi Savcının Esas Hakkındaki Mütalaası Yerine Geçmez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/418 · K. 2026/290
Bozmadan sonra hüküm kurulmadan önce Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası alınmalıdır; bozma ilamına uyulmasını talep etmek geçerli mütalaa sayılmaz ve bu eksiklik savunma hakkını kısıtlar.
Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku
Ceza Genel Kurulu 17.12.2025
Savcının Bozmaya Karşı Görüşü Esas Hakkında Mütalaa Sayılmadı, Direnme Hükmü Bozuldu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/55 · K. 2025/577
Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uysa da dirense de, savcının esas hakkındaki mütalaası savunmaya imkân verecek açıklıkta alınmalı; somut olayda bozmaya uyulmaması ve tutukluluk talebi mütalaa sayılmamıştır.
Direnme Kararının Bozulması Zincirleme Suç
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme konusundaki 13 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.