Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kiracının Özen ve Komşulara Saygı Borcu
Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku
Fabrikada Yük Sınırı Aykırılığında Otuz Günlük Süre Verilmeden İstenen Tahliyenin Reddi Onandı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3640 · K. 2026/1142 · T. 03.03.2026
Karar Özeti
Davacı kiraya veren şirket, fabrikanın bazı bölümlerini kiralayan davalının forkliftle sözleşmedeki metrekare başına 750 kg yük sınırını aştığını ileri sürerek fesih ve tahliye istedi. İlk derece mahkemesi, sözleşmeye aykırı kullanımı sabit görmekle birlikte ihtarnamede otuz günlük giderim süresi tanınmadığını ve aykırılığın kiralananı çekilmez kılacak nitelikte olmadığını belirterek davayı reddetti; istinaf başvurusu da esastan reddedildi. Yargıtay, ihtarnamede aykırılığın giderilmesi istense de TBK'nın 316. maddesindeki en az otuz günlük sürenin verilmediğini ve aykırılığın ağır zarar veya çekilmezlik şartını karşılamadığını belirterek kararı onadı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Sözleşmeye aykırı kullanım sabit olsa da kiracıya TBK'nın 316. maddesindeki en az otuz günlük süre verilmemiş ve aykırılık ağır zarar ya da çekilmezlik oluşturmamışsa fesih ve tahliye koşulları oluşmaz.
Soru: Forklift kullanımının sözleşmedeki yük sınırını aştığı kabul edilse de tahliye neden reddedildi?
Sonuç: Fesih ve tahliye isteminin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire3. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/3640
- Karar No2026/1142
- Karar Tarihi03.03.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“akde aykırılığın giderilmesi için 6098 sayılı Kanunun 316. maddesinde en az otuz gün olarak belirtilen sürenin verilmediği”
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/3640 E. , 2026/1142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1796 E., 2025/1822 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/1861 E., 2024/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin kararın niteliği itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirkete ait dava konusu fabrikanın belirli bölümlerinin 01.02.2022 tarihli kira sözleşmesiyle davalıya kiraya verildiğini, sözleşmede üst katlar için m² başına 750 kg yük sınırı öngörülmesine rağmen davalının forklift ve yüklerle bu sınırı sürekli aştığını, yapılan sözlü uyarılar, tutanaklar, noter ihtarnameleri ve tespitlere rağmen aykırılıkların giderilmediğini, aksine devam ederek yapısal risk, can ve mal güvenliği tehlikesi ile yangın gibi olumsuzluklara neden olunduğunu, ayrıca bakım, temizlik ve kullanım yükümlülüklerinin de ihlal edildiğini, her ne kadar kira bedelleri ödenmiş olsa da sözleşmeye aykırılıkların sürdüğünü ileri sürerek; sözleşmeye aykırılık nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ile davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tarafların tacir olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, kiralananın sözleşmeye uygun şekilde kullanıldığını, davacı tarafından tek taraflı düzenlenen tutanakların ve tarafların katılımı olmadan alınan tespit raporlarının bağlayıcı ve yeterli delil niteliği taşımadığını, teknik inceleme gerektiren hususların uzman bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğini, kendi mühendislerince yapılan ölçümlerde yük sınırının aşılmadığını, ihtara rağmen devam eden bir aykırılık bulunmadığını, aksi kabul edilse dahi aykırılığın giderilmesi için kendilerine uygun süre verilmeden fesih talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar taraflar tacir ise de davanın akde aykırılık sebebiyle açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle kira sözleşmesinden kaynaklanan tahliye davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı, taraflar arasındaki 01.02.2022 tarihli kira sözleşmesinde kararlaştırılan m² başına 750 kg yük sınırının davalı tarafça forklift kullanımıyla aşıldığı ve bu suretle sözleşmeye aykırı kullanımın bulunduğu hususu mevcut tutanaklar ve bilirkişi raporuyla sabit olmakla birlikte, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 316. maddesi uyarınca kiracıya aykırılığın giderilmesi için zorunlu olarak tanınması gereken otuz günlük sürenin ihtarname ile tanınmadığı gibi somut aykırılığın kiralananı çekilmez hale getiren ya da açıktan fena kullanım oluşturacak nitelikte bulunmadığı, bu nedenle fesih ve tahliye koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın usulden mi yoksa esastan mı reddedildiğinin açıkça belirtilmemesinin hükmün belirlilik ve çelişkisizlik ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, ön inceleme aşamasında bilirkişi incelemesi yapılmaksızın verilen ret kararına rağmen, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usulden ret kararı ile bağdaşmadığı gibi, esastan ret olarak kabulü halinde ise kiralananın sözleşmeye aykırı kullanımının taşınmazın statik yapısına, taşıma kapasitesine ve ekonomik ömrüne etkisinin teknik olarak araştırılmamasının eksik inceleme niteliğinde bulunduğunu, ayrıca davalının kira sözleşmesinde açıkça düzenlenen yük sınırını aşarak forkliftle ağır yük taşıması suretiyle kiralanana kasten zarar vermekte olduğunu, bu aykırılığın süreklilik arz ettiği gibi iş sağlığı ile güvenliğini tehlikeye sokacak boyuta ulaştığını, 6098 sayılı Kanunun 316/3 maddesi kapsamında “pek fena kullanım” halinin mevcut olduğunu, bu nedenle ihtar ve süre verilmesine gerek olmaksızın sözleşmenin feshi ve tahliye kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davacı tarafından davalı kiracıya gönderilen ihtarnamede akde aykırılıkların giderilmesi bildirilmiş ise de, akde aykırılığın giderilmesi için 6098 sayılı Kanunun 316. maddesinde en az otuz gün olarak belirtilen sürenin verilmediği, keza bahsi geçen aykırılığın kiralanana ağır zarar verme veya kiraya veren bakımından çekilmez hal bulunma şartını kapsamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Tahliye İsteminin Reddi, Kiracının Yük Sınırını Aşmasına İzin Verildiği Anlamına Gelir mi?
Hayır. Mahkeme sözleşmeye aykırı kullanımı sabit gördü; ancak otuz günlük giderim süresi verilmediği ve aykırılık ağır zarar veya çekilmezlik oluşturmadığı için fesih ve tahliye koşullarının oluşmadığını kabul etti.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 14.01.2026
Kiracının Eklediği Boyahaneden Çıkan Yangındaki Zarar ve Kira Kaybı Hükmü Onandı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/2655 · K. 2026/114
Yangının kiracının tedbirsizliğinden ve onun eklenti olarak yaptığı boyahaneden çıktığı bilirkişi raporlarıyla anlaşıldığından, özenle kullanma ve aldığı hâliyle teslim borcu bulunan kiracı zarardan sorumlu tutulmuştur.
Onama Kiracının Özen ve Komşulara Saygı Borcu
Yargıtay 3. HD 08.05.2024
Kiralık Araç Arızasında Sekiz Günlük Kullanımla Bağlantı Araştırılmadan Kurulan Hüküm Bozuldu
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/3825 · K. 2024/1592
Arıza tarihinde 116.033 km'de olan kiralık araçta, arızanın sekiz günlük kiracı kullanımında oluşup oluşamayacağı bilirkişice açıklanmadan kiracının zarardan sorumlu tutulması bozma nedeni sayılmıştır.
Bozma Kiracının Özen ve Komşulara Saygı Borcu
Yargıtay 3. HD 04.03.2026
Taşıyıcı Sisteme Müdahale ve Süresinde Giderilmeyen Aykırılık Nedeniyle Tahliye Onandı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/4165 · K. 2026/1193
Kiralananı gezip görerek eksiksiz teslim aldığını kabul eden tacir kiracı aksini ispatlayamadığından, 30 günlük süreli ihtara rağmen giderilmeyen taşıyıcı sisteme müdahale nedeniyle tahliye yerinde görülmüştür.
Onama Kiracının Özen ve Komşulara Saygı Borcu
Yargıtay 3. HD 27.03.2023
Süpermarket Kiracısının Özen Borcu İhlali Sabit Ama İhtar Çekilmediği İçin Tahliye Reddedildi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2022/8227 · K. 2023/804
Çatılı işyeri kiracısının özen borcuna aykırılığı sabit olsa da, ihtarsız fesih hâlleri bulunmadıkça TBK 316 uyarınca en az otuz gün süreli yazılı ihtar gönderilmeden tahliyeye karar verilemez.
Onama Kiracının Özen ve Komşulara Saygı Borcu
Kiracının Özen ve Komşulara Saygı Borcu Konusundaki 14 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kira Ödemeyen Kiracının Tahliyesi
- Kira Hukuku Rehberi
- Kira Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Kirada Özenle Kullanma ve Komşulara Saygı Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.