top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

Yargıtay 12. CD Kısmen Bozma Ceza Hukuku

Facebook Şifresi Rızayla Verildiyse Sisteme Girme Suçu Oluşmaz, Şifre Değişikliği İncelenmeli

Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/1730 · K. 2024/2899 · T. 03.06.2024

Karar Özeti

Sanığın, iş arkadaşı katılanın rızasıyla verdiği Facebook şifresini değiştirip girişini engellediği, katılanın eşine hakaret içerikli mesajlar ve katılanın resmini gönderdiği kabul edilerek üç suçtan mahkûmiyet kurulmuştur. Yargıtay özel hayatın gizliliğini ihlal hükmünü onamış; bilişim sistemine girme hükmünü, şifre katılanca verildiğinden hukuka aykırı girişten söz edilemeyeceği ve şifrenin değiştirilip girişin engellenip engellenmediği teknik incelemeyle saptanarak eylemin TCK 244/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştur. Hakaret hükmü basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme için bozulmuş; bu gerekçeye bilişim hükmünde de yer verilmiştir.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda Facebook şifresi katılanca sanığa verildiğinden hukuka aykırı giriş yoktur; şifrenin değiştirilip erişimin engellendiği teknik incelemeyle saptanırsa eylem TCK 244/2 kapsamında değerlendirilir.

Soru: Rızayla verilen Facebook şifresiyle hesaba giren kişi bilişim sistemine girme suçunu işlemiş olur mu?

Sonuç: Özel hayatın gizliliğini ihlal hükmü onandı; hakaret ve bilişim sistemine girme hükümleri bozuldu.

Kararın Önemli Bölümleri

“Katılana ait facebook şifrenin katılan tarafından sanığa verilmesi nedeniyle bilişim sistemine hukuka aykırı olarak sanık tarafından girildiğinden bahsedilemeyeceği”

“sanık tarafından şifrenin değiştirilerek katılanın girişinin engellenip engellenmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilerek”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/812 E., 2016/453 K.

SUÇLAR: Özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret, bilişim sistemine girme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 43, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan TCK'nın 125/2-1, 43, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, bilişim sistemine girme suçundan TCK'nın 243/2, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin reddi ile özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına, bilişim sistemine girme suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri; suçlamaları kabul etmediğine, kararın bozulmasını talep ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; aynı iş yerinde çalıştığı katılanın rızası ile kendisine verdiği facebook hesabının şifresini değiştirip katılanın girişini engelleyen, katılanın eşine dosyada tespiti yapılan katılanın onur şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte çok sayıda mesaj atan ve katılanın resmini ele geçirip kendi resmi ile birleştirerek katılanın eşine değişik zamanlarda gönderen sanık hakkında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2. 125/2-1. ve 243/1. maddelerindeki görüntü veya seslerin ifşa suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret ve bilişim sistemine girme suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

A) Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından yukarıda ilgili bölümde öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B) Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 125/1. maddesinde düzenlenen “hakaret” suçuna ilişkin olduğu, “hakaret” suçu için TCK'nın 125/1. maddesinde temel ceza miktarının “üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adlî para cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251/1. maddesinde yer alan; “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d maddesinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile “...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “... basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;

Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5/1-d maddesinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesine göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenle sair yönleri incelenmeyen Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

C) Bilişim Sistemine Girme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Katılana ait facebook şifrenin katılan tarafından sanığa verilmesi nedeniyle bilişim sistemine hukuka aykırı olarak sanık tarafından girildiğinden bahsedilemeyeceği ancak sanığın katılana ait facebook hesabının şifresinin değiştirilmesi iddiası nedeniyle katılana ait facebook hesabı üzerinde teknik inceleme yapılarak sanık tarafından şifrenin değiştirilerek katılanın girişinin engellenip engellenmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 244/2. maddesinde düzenlenen sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken suç vasfında da yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabul ve uygulamaya göre de;

Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 243/1. maddesinde düzenlenen “bilişim sistemine girme” suçuna ilişkin olduğu, “bilişim sistemine girme” suçu için TCK'nın 243/1. maddesinde temel ceza miktarının “bir yıla kadar hapis cezası veya adlî para cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251/1. maddesinde yer alan; “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d maddesinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile “...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “... basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;

Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5/1-d maddesinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesine göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenle Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığım temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

  • Ceza Genel Kurulu 01.07.2021

    2016 Değişikliği Öncesi Bilişim Sistemine Girme Suçunda Sistemde Kalmak da Gerekir

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2019/239 · K. 2021/325

    6698 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki TCK 243/1'e göre bilişim sistemine girme suçu, sisteme hukuka aykırı girme ile girdiğini fark ettikten sonra makul süre kalmanın birlikte gerçekleşmesini gerektirir.

    Direnme Kararının Bozulması Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

  • Yargıtay 11. CD 17.06.2025

    Şifresi Kırılan E-Postadan Sahte Fatura Göndermek Sisteme Veri Yerleştirme Suçudur

    Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2022/9541 · K. 2025/7292

    Şifresini kırdığı e-posta hesabından sahte fatura gönderen failin eylemi, dolandırıcılığa teşebbüsün yanı sıra sisteme veri yerleştirme nedeniyle TCK 243/1 değil, 244/2 suçunu oluşturur.

    Kısmen Bozma Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

  • Yargıtay 8. CD 06.06.2024

    Instagram Hesabına Girme Şikâyeti: Eksik Soruşturmayla Takipsizlik Verilemez

    Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2023/3345 · K. 2024/4929

    Şüphelinin şifreyi bildiği için hesaba girdiğini boşanma davasında beyan ettiği olayda, dosya ve ifadeler toplanmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazda soruşturma genişletilmelidir.

    Bozma Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

  • Ceza Genel Kurulu 21.06.2023

    Kart Mağdurun Hâkimiyetindeyken ATM İşlemine Müdahale Edip Parayı Almak Hırsızlıktır

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2021/305 · K. 2023/369

    Kart kısa süre sanığın eline geçse de katılanın fiili hâkimiyetinde kalıp onun tarafından kullanılmışsa, işlemine müdahale edilerek fark ettirilmeden çekilen parayı almak TCK 245/1 değil hırsızlık suçudur.

    Diğer Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması konusundaki 10 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page