Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Fazla Çalışma Ücreti
Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku
İmzalı Bordroda Aynı Tutarla Gösterilen Fazla Çalışma Ücreti Sembolik Kabul Edildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9063 · K. 2025/10222 · T. 22.12.2025
Karar Özeti
Toptan satış elemanı olarak çalışan davacı, kıdem, ihbar, fazla çalışma ve tatil ücreti alacaklarını istemiş; davalı işveren fazla çalışmaların imzalı bordrolarla ödendiğini savunmuştur. Puantaj kaydı bulunmadığından tanık beyanlarını esas alan ilk derece mahkemesi, imzalı bordrolarda aynı tutarla sembolik biçimde yer alan fazla çalışma tahakkukunu alacaktan mahsup etmiştir. Zamanaşımı ve faiz yönünden davacının istinafını kabul eden bölge adliye mahkemesi, hal işyerindeki çalışma koşullarını bilebilecek aynı sektördeki tanıkların beyanlarına itibar edilmesini ve eski içtihada güvenilerek açılan belirsiz alacak davasının reddedilmemesini yerinde bulmuştur. Karar Yargıtayca onanmıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Puantaj kaydı bulunmayan dosyada imzalı bordrolarda aynı tutarla yer alan fazla çalışma tahakkuku sembolik sayılarak tanık beyanlarıyla hesaplanan alacaktan düşülmüş, bu kabul Yargıtayca onanmıştır.
Soru: İmzalı bordroda fazla çalışma ücreti görünüyorsa işçi ayrıca fazla çalışma alacağı isteyebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/9063
- Karar No2025/10222
- Karar Tarihi22.12.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“imzalı ücret bordrolarındaki fazla çalışma tahakkuklarının 406,50 TL olarak aynı tutarla sembolik şekilde bordroda yer aldığının anlaşıldığı”
“yapılan işin mahiyeti gereğince hâl işyerlerindeki çalışma saat ve koşullarının bilinebilecek nitelikte olduğu”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2569 E., 2025/1650 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/725 E., 2021/258 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.07.2016 tarihinden haksız olarak işten çıkartıldığı 03.09.2019 tarihine kadar davalının ... Yaş Sebze ve Meyve Hâlinde bulunan şubesinde toptan satış elemanı olarak çalıştığını, son ücretinin 7.300,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile haksız kesintiler nedeniyle ödenmeyen ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, işverenin yeniden organizasyon ve daha rekabetçi ortamın gerektirdiği dinamik çalışan ihtiyacından dolayı davacı ile anlaşarak ikale yoluyla iş sözleşmesine son verilmek istendiğini ancak davacının fâhiş talepleri yüzünden anlaşmanın gerçekleşmediğini, davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, fazla çalışma yapması hâlinde imzalı bordrolardan da görüleceği üzere karşılığının banka hesabına ödendiğini, davacıya çalıştığı süre boyunca tüm yasal haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bordrolardaki ücretin gerçek ücreti yansıttığı, davalı tarafça davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının kullandırılmayan 54 gün yıllık ücretli izninin bulunduğu, davalı tarafça ücret alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğine ilişkin delil sunulmadığı, davacının satış elemanı olarak çalıştığı, çalışmasının kendisi tarafından belirlenmediği, dosya kapsamında davacının işyerindeki çalışmalarını gösterecek puantaj kayıtlarının bulunmadığı, 2018 Nisan ayından itibaren ücret bordrolarında yapılan fazla çalışma ücret tahakkuklarının bulunduğu ancak davacı tanıklarının anlatımına göre ve davacı iddiası ile bağlı kalınarak yapılan değerlendirmede, imzalı ücret bordrolarındaki fazla çalışma tahakkuklarının 406,50 TL olarak aynı tutarla sembolik şekilde bordroda yer aldığının anlaşıldığı, ödenen tutar mahsup edilmek suretiyle fazla çalışma ücretinin belirlendiği, dosya kapsamında çalışma gün ve saatlerini gösteren kayıtlar ile ücret bordrolarında hafta tatili ve genel tatil ücret tahakkuku bulunmadığı, bu durumda tanık beyanlarına göre, davacının haftada 7 gün ve dinî bayramların birinci günleri hariç diğer genel tatil günlerinde çalıştığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmadığından ve böylelikle belirsiz alacak talepleri bakımından ıslah edilen alacak kalemleri de zamanaşımından etkilenmediğinden davalının bu yöne ilişkin itirazına değer verilmediği, davacıya harcırah ödemesi yapılmasının tek başına bordro hilesini göstermediği, tanıkların veya davacının kayıt dışılık ve elden ödeme itirazı bulunmadığı, davacının iddiasının ispatı bakımından emsal ücret yazı cevabı da olmadığı gözetildiğinde Mahkemece ücret tespitine ilişkin varılan sonucun hukuken doğru olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/36316 Esas, 2015/283 Karar sayılı ilâmında ve benzer birçok kararında belirtildiği üzere kıdem tazminatı da dâhil tüm işçilik alacaklarıyla ilgili belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabul edildiği, Yargıtay 9. ve 22. Hukuk Dairelerinin birleşmesinden sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesince bu hususta görüş değişikliğine gidilmiş ise de Daire tarafından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada davalı vekilinin belirsiz alacak davası açılamayacağı yönündeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacakları yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve bu alacaklar bakımından dava açılmakla zamanaşımının kesildiği ve faiz başlangıcının da dava tarihi olduğu gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davacının hâl işyerinde çalıştığı ve davacı tanıklarının da aynı sektörde çalıştıklarının anlaşıldığı, yapılan işin mahiyeti gereğince hâl işyerlerindeki çalışma saat ve koşullarının bilinebilecek nitelikte olduğu, tanıkların yalan söylediğine ilişkin somut bir itiraz da ileri sürülmediği, tanıkların beyanlarının hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, her iki tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde hesaplamaya alınan dönemlerde hata olmadığı, bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli seçenekli olarak hesaplandığı, raporda fazla çalışma tahakkuklarının tespit edilen çalışma saatlerine göre sembolik nitelikte olduğu kanaatiyle hesaptan mahsup edilmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Alacakların zamanaşımına uğradığını,
2. Davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti alacakları bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararı bulunmadığını,
3. Dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili tahakkuku bulunduğunun görüleceğini, tanık K.K'nin müvekkilinin çalışanı olmadığını, tanık M.Y'nin 2018 yılının Mayıs ayında işten ayrıldığını, işten ayrıldığı tarihe kadar olan çalışmalar bakımından beyanda bulunabileceğini,
4. Davacının çalışmış olduğu hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaları ile fazla çalışmalarının karşılığı olan ücetin imzalı ücret bordroları ile tahakkuk ettirilerek ödendiğini,
5. Davacının dava dilekçesinde hangi günlere ilişkin ücret alacağı olduğunu belirtmediğini, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini,
6. Davacının iddialarını ispat edemediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 21.04.2026
Tanıklarla Ortak Dönemin Zamanaşımına Uğramayan Kısmındaki Alacaklar Hüküm Altına Alınmalı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/2870 · K. 2026/3642
Alacaklar tanıkların davacıyla birlikte çalıştığı dönemle sınırlı hesaplanırken bu dönemin dava tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramayan kısmına ilişkin fazla çalışma ve tatil alacakları hüküm altına alınmalıdır.
Bozma Fazla Çalışma Ücreti
Yargıtay 9. HD 20.04.2026
Servis Şoförünün Fiilî Çalışması Haftalık Sınırı Aşmadığı Hâlde Fazla Çalışma Kabulü Bozuldu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/2114 · K. 2026/3483
Servis şoförünün iddiası ve tanık anlatımlarına göre fiilen çalıştığı süre haftalık yasal 45 saati aşmıyorsa fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Bozma Fazla Çalışma Ücreti
Yargıtay 9. HD 30.04.2026
Tanker Şoförünün Fazla Çalışması, Aynı Araçta Bulunduğunu Söylemeyen Tanıklarla İspatlanamadı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4874 · K. 2026/4125
Yargıtayca onanan bölge adliye mahkemesi kararında, uzun yol şoförünün fazla çalışma ve tatil çalışmalarının, onunla aynı araçta bulunduğunu beyan etmeyen tanıklarla ispatlanamayacağı kabul edilmiştir.
Onama Fazla Çalışma Ücreti
Yargıtay 9. HD 21.04.2026
Mimarın Fazla Çalışmasında Her Gün Aynı Çıkış Saati Varsayımı Bozuldu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1259 · K. 2026/3575
Dava dilekçesi ve tanık beyanları karşısında haftanın her günü 18.30'a kadar çalışıldığı kabulü hatalı bulunmuş, çalışma günleri ile ara dinlenme buna göre belirlenerek yeniden hesap istenmiştir.
Bozma Fazla Çalışma Ücreti
Fazla Çalışma Ücreti Konusundaki 36 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Fazla Çalışma Ücreti Hesaplama
- Fazla Mesai Ücreti Nasıl Hesaplanır
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Fazla Çalışma Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.