top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Fazla Çalışma Ücreti

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Servis Şoförünün Fiilî Çalışması Haftalık Sınırı Aşmadığı Hâlde Fazla Çalışma Kabulü Bozuldu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/2114 · K. 2026/3483 · T. 20.04.2026

Karar Özeti

Servis şoförü olarak çalışan davacı işçi, kıdem tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ve diğer alacaklarını belirsiz alacak davası olarak istedi. İlk derece mahkemesi tanık anlatımlarına göre haftada 30 saat fazla çalışma hesapladı, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, iddia ve tanık anlatımlarından fiilen çalışılan haftalık sürenin yasal 45 saati aşmadığını kabul ederek fazla çalışma talebinin reddi gerektiğini belirtti. Yıllık izin için belirsiz alacak davası açılmasını hatalı bulmakla birlikte, Dairenin önceki görüşüne güvenildiğinden bunu bozma nedeni yapmadı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Servis şoförünün iddiası ve tanık anlatımlarına göre fiilen çalıştığı süre haftalık yasal 45 saati aşmıyorsa fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerektiği kabul edilmiştir.

Soru: Haftalık fiilî çalışması 45 saati aşmayan servis şoförüne fazla çalışma ücreti ödenir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmü bozuldu.

Karar Künyesi

Kararın Önemli Bölümleri

“haftalık çalışma süresinin haftalık yasal çalışma süresinin 45 saati aşmadığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi 2026/2114 E. , 2026/3483 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1645 E., 2025/2107 K.

DAVA TARİHİ : 25.02.2019

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 16. İş Mahkemesi

SAYISI : 2019/271 E., 2022/112 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 01.09.2009-01.09.20 16... .11.2017-08.06.2018 tarihleri arasında iki dönem hâlinde personel ve öğrenci taşımacılığı servisinde şoför olarak çalıştığını, ilk dönem çalışmasının ... Kurumuna bildirilmediğini, ikinci dönem çalışmasının yarı zamanlı çalışıyormuş gibi bildirildiğini, en son ücretinin net 1.700,00 TL olduğunu, ayrıca yemek ücretinin ödendiğini, ancak ikinci çalışma döneminde yemek ücreti ödemesinin yapılmadığını, ücretinin bir kısmının elden bir kısmının banka aracılığıyla ödendiğini, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını ancak fazla çalışma ücretinin kendisine ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, asgari geçim indirimi alacağının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ve yemek ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, belirsiz alacak davasının şartlarının oluşmadığını, davalı ile müvekkili Şirket arasında kısmi çalışmaya yönelik iş sözleşmesi bulunduğunu, davacının sabah 2 akşam 2 saat olmak üzere günde 4 saat, haftada 5 gün çalıştığını, davacının kısmi zamanlı çalışma yaptığını, davacının her gün çalıştığı saat toplanarak aylık kaç güne denk geliyorsa ödemesinin bu şekilde yapıldığını, asgari geçim indirimi alacaklarının tam olarak ödendiğini, davacının kendi el yazısıyla yazdığı istifa dilekçesi ile iş sözleşmesini sona erdirdiğini, davacının fazla çalışması olmadığını, davacının herhangi bir hak ve alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının gerçek iradesinin tazminat ve alacaklarının ödenmesi amacıyla iş sözleşmesini feshe yönelik olduğu, davacının istifasının haklı nedenle fesih olduğu, tanık anlatımlarına göre davacının haftanın 6 günü 06.00-19.30 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile 75 saat çalıştığı, haftada 30 saat fazla çalışmasının olduğu, fazla çalışma ücretinin ödendiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, davacının 140 gün ücretli izin hakkı olduğu, davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu belgelerden davacının bir kısım asgari geçim indirimi alacağının ödenmediğinin anlaşıldığı, davacının yemek ücreti alacağının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında davacının ücretinin ihtilaflı olduğu, belirsiz alacak davasına konu alacak taleplerinin niteliği ve dava tarihine göre belirsiz alacak davasına konu edilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, davacının ilk dönem çalışmasının tanık beyanları ile ispat edildiği, tanık beyanlarına itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ücreti alacağının hesaplandığı, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin ispatlandığı, asgari geçim indirimi alacağı yönünden yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, yemek ücreti alacağı bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iddiasına konu olan tüm dönemler için hesaplama yapılmışsa da, davacının yemek ücreti alacağı talebinin 3.019,68 TL olduğu ve İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının talebi ile bağlı kalınarak, 13.11.2017-08.06.2018 tarihleri arası dönem yönünden yemek ücreti alacağı tutarı olan 3.019,68 TL'ye hükmedildiği, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,

2. Husumetli tanık beyanlarına itibar edildiğini,

3. Davacının 7 yıllık sigortasız çalışma iddiasının sadece müvekkil Şirketle davası devam eden tanık beyanlarına dayandığını,

4. Davacının kendi iradesi ile istifa ettiğini,

5. Ayrı bir hizmet tespiti davası açılmamış olması ve bu hususun mahkemece bekletici mesele yapılmamasının usul ekonomisine ve yargılama tekniğine aykırı olduğunu,

6. Serbest zaman kullanımının göz ardı edildiğini,

7. Yemek ücreti ve asgari geçim indirimi ödemeleri hususunda müvekkili Şirketin sunduğu banka kayıtları ve bordroların soyut tanık beyanlarına feda edildiğini, işyerinde yemek verilmemesinin otomatik olarak yemek parası ödenmesi yükümlülüğü doğurmayacağını, bu yönde bir sözleşme hükmü veya işyeri uygulamasının ispatlanamadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava türü, davacının hizmet süresi, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile fazla çalışma, yemek ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta yıllık ücretli izin alacağı bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (2016/26476 E., 2020/7547 K.; 2022/5909 E., 2022/6892 K.; 2022/829 E., 2022/1542 K.) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Çalışma düzenin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması hâlinde ise varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.

Fazla çalışma alacaklarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

Somut olayda; davacının iddiası ve tanık anlatımlarına göre davacının davalı Şirket nezdinde servis şoförlüğü yaptığı, 06.30-08. 30... .30-19.30 saatleri arasında fiilen çalıştığı, haftalık çalışma süresinin haftalık yasal çalışma süresinin 45 saati aşmadığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Yıllık İzin Ücreti Koşulları Yokken Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılırsa Ne Olur?

Yargıtay, koşulları bulunmadığı hâlde açılan belirsiz alacak davasında esasa girilmesini hatalı buldu. Ancak Dairenin önceki görüşüne güvenilerek dava açıldığından bunu bozma nedeni yapmadı.

Benzer Kararlar

Fazla Çalışma Ücreti Konusundaki 36 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page