Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › İşyeri Kirası ve Sözleşmenin Devri
Hukuk Genel Kurulu Direnme Kararının Bozulması Kira Hukuku
İşyeri Olarak Kullanılabilen Yerde Kiracı Fesih Öncesi Ödediği Kirayı Geri İsteyemez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2013/1712 · K. 2015/1167 · T. 08.04.2015
Karar Özeti
Davacı kiracı, seyahat acentesi olarak kullanmak üzere kiraladığı ancak tapuda mesken görünen taşınmaz için işyeri izin belgesi alınamadığını ileri sürerek sözleşmeyi feshetmiş; depozito, faydalı masraflar ve ödediği kiraların iadesini istemiştir. Mahkeme fesih tarihine kadar ödenen kiraların da iadesine karar vermiş, Özel Daire kiracının fiilen kullandığı dönemin kirasını geri isteyemeyeceği gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kiralanan nitelikçe mesken olsa da işyeri olarak kullanılma imkânı bulunduğundan feshin ileriye yönelik olduğunu, kiracının ancak fesih tarihinden sonra yaptığı ödemeleri geri isteyebileceğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda kiralanan işyeri olarak kullanılabildiğinden fesih ileriye etkili olup kiracı fiilen kullandığı dönemin kirasını geri isteyemez; fesihten sonra yaptığı ödemeleri isteyebilir.
Soru: Kiraladığı yeri kullandıktan sonra sözleşmeyi fesheden kiracı ödediği kiraları geri alabilir mi?
Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma ilamındaki ifade düzeltilerek bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- KurulHukuk Genel Kurulu
- Esas No2013/1712
- Karar No2015/1167
- Karar Tarihi08.04.2015
- Karar TürüHukuk Genel Kurulu Kararı
- SonuçDirenme Kararının Bozulması
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 818 sayılı Borçlar Kanunu (mülga) m. 249
Kararın Önemli Bölümleri
“Davacı fiilen kullandığı dönem için kira bedelini geri isteyemez.”
“Hal böyle olunca sözleşmenin feshi tarihinden itibaren davacı kiracı tarafından ödeme yapılmış ise bu ödemeleri geri isteme hakkı doğacaktır.”
Kararın Tam Metni
Taraflar arasındaki “akdin feshi, tazminat ve alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.05.2011 gün ve 2009/145 E., 2011/148 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 20.06.2012 gün ve 2011/13266 E., 2012/16158 K. sayılı ilamı ile,
“...Davacı, 1 Mart 2008 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli Turizm ve Seyahat acentesi olarak işletmek üzere davalıdan işyerinin kiraladığını, faaliyet alanına uygun şekilde mecura faydalı masraflar yaptığını. Tursab' a A grubu acente işletme belgesi için başvuru yaptığını ancak işyeri izin belgesi istendiğini, Belediye tarafından bu belgenin verilmesi için tapuda taşınmazın mesken olarak gözükmesi nedeniyle tüm kat maliklerinin izin vermesi gerektiğinin bildirildiğini ancak bu koşulun davalı kiralayan tarafından sağlanmaması üzerine mecuru süresinden önce boşaltmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek depozito olarak ödenen 5.500.$ karşılığı 8.767.55.TL, sökülüp götürülmesi mümkün olmayan faydalı masraflar için 22.732.45.TL ile tahliye edilinceye kadar ödenen kira bedelleri için 28.500.00.TL' nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 53.076.95.TL' nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hukuken tasarruf yetkisine sahip bulunan kiracı, mecuru kiralayana teslim ettiği tarihe kadar olan kira parasından sorumludur. Hal böyle olunca davacı kiracının, sözleşmeyi feshi tarihinden itibaren kira bedelini geri isteme hakkı doğacaktır. Davacı fiilen kullandığı dönem için kira bedelini geri isteyemez. Mahkemece bu ilkeler çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...”
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı K.. Mühendislik Makine Turizm İnş. Tah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili 14/04/2009 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; taşınmazı 01.03.2008 tarihinde kiraladığını, mesken olan taşınmaza belediyenin işyeri ruhsatı vermediğini bu durumun düzeltilmesi için kiralayan davalıya ihtar edildiğini, işyeri açmak için faydalı masraflar yaptığını iddia ederek depozito, yapılan ve karşılıksız kalan, sökülmesi mümkün olmayan masraflar ve kira bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı A.. P.. vekili 09.09.2009 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; “taşınmazın ve sokakta bulunan diğer taşınmazların yıllardır iş yeri olarak kullanıldığını ve kullanılmakta olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerin mesken olmadığını, davaya konu taşınmazdan davacının yararlandığını, vergi dairesine başvurduğunu, vergi numarası aldığını ve iş yerinin turizm bürosu olarak vergi levhası aldığını, işyeri açma izin belgesi verildiğini, 8 ay sonra iş yapamayınca bu bahaneleri uydurduğunu, sonra 4 ay daha kullandığını, davacının TÜRSAB A grubu seyahat acentesi belgesi alması için gerekli işlemleri yapacağına dair taahhüdü olmadığını, davacının mecur için yaptığını iddia ettiği masrafları hukuki ve mali sorunları çözmeden yapamayacağını “ belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı- kiralayanın BK. 249. madde gereğince, kiralananı sözleşmenin amacına uygun olarak kullanmaya elverişli halde davacı kiracıya teslim ve kira sözleşmesi süresi boyunca da amaca uygun olarak bulundurma borcunu ihtarnameye ve verilen mehile rağmen yerine getirmediği ve sorumluluğu bulunduğunu, davalı- kiralayanın tekeffül borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle, davacı- kiracının kira sözleşmesinin fesh etmekte haklı olduğu, davacı kiracının fesih tarihine kadar ödemiş bulunduğu toplam 28.500-TL kira bedelini, menfi zarar olarak 15.900,70-TL zararı, 5.500-USD karşılığı olan 8.676,25-TL depozito bedeli olmak üzere toplam 53.076,95-TL talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemi üzerine yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile mahkeme kararı bozulmuş, bozma üzerine mahkemece önceki kararında direnilmiştir. Direnme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taşınmazı 01.03.2008 tarihinde kiralayan ve 9 ay kullanan kiracının sözleşmeyi fesh etmesi halinde fesih tarihine kadar ödediği kira parasını geri isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu taşınmaz mesken olmasına rağmen işyeri olarak kiralandığı, davalıya ait bulunan apartmanın iki dairesinde turizm seyahat acentesinin yer aldığı, dosya içinde bulunan evraka göre acentelerden bir tanesinin A grubu seyahat acentesi olduğu, diğer dairelerin de işyeri olarak kullanıldığı anlaşıldığından kiralanan yer nitelik olarak mesken olsa da işyeri olarak kullanılma imkanı bulunmaktadır. Bu nedenle Özel Dairece sözleşmenin ileriye yönelik olarak fesh edildiğini kabul edilmesi doğru ise de, bu kabul dikkate alınarak bozma kararının ikinci bendinde yazılan “hal böyle olunca davacı kiracının sözleşmeyi fesih tarihinden itibaren kira bedelini geri isteme hakkı doğacaktır” ibaresinin eksik yazıldığı anlaşılmış, söz konusu cümlenin, “hal böyle olunca sözleşmenin feshi tarihinden itibaren davacı kiracı tarafından ödeme yapılmış ise bu ödemeleri geri isteme hakkı doğacaktır” şeklinde düzeltilmesi gerekmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma ilamında “Hal böyle olunca davacı kiracının, sözleşmeyi feshi tarihinden itibaren kira bedelini geri isteme hakkı doğacaktır.” ibaresinin yerine “Hal böyle olunca sözleşmenin feshi tarihinden itibaren davacı kiracı tarafından ödeme yapılmış ise bu ödemeleri geri isteme hakkı doğacaktır.” cümlesinin yazılmasına ve direnme kararının bozma ilamında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 08.04.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 12.05.2026
Kazan Dairesi Kirasında Kiracının Masraf, Site Yönetiminin Kira Kaybı Talebi Reddedildi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/6206 · K. 2026/2950
Onanan bölge adliye mahkemesi kararına göre, ibra edilen tadilatlar ve ispatlanamayan yeni imalatlar için masraf istenemez; işyeri kirasına konu olamayacak yeri kiraya veren kendi kusuruna dayanamaz.
Onama İşyeri Kirası ve Sözleşmenin Devri
Yargıtay 3. HD 11.03.2026
İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede Tarla Vasıflı Kiralananın Üstün Vasfı Keşifle Belirlenmeli
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2026/1042 · K. 2026/1405
İhtiyaç nedeniyle tahliye ancak konut ve çatılı işyeri kiralarında istenebildiğinden, niteliği belirsiz kiralananın üstün vasfı keşifle belirlenip uygulanacak hükümler buna göre saptanmalıdır.
Bozma İşyeri Kirası ve Sözleşmenin Devri
Yargıtay 3. HD 23.12.2019
Fesihte Kusuru Olmayan Alt Kiracıya Tahliyeden Sonraki Döneme Ait Peşin Kira İade Edilmeli
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2019/2659 · K. 2019/10407
Somut olayda sözleşmenin feshinde kusuru bulunmayan alt kiracıya, makul süre için hesaplanacak kâr kaybı ile tahliyeden sonraki süreye ait peşin kiranın iadesine karar verilmelidir.
Bozma İşyeri Kirası ve Sözleşmenin Devri
Yargıtay 3. HD 15.10.2024
Kira Borcu Menfi Tespit Davasında Kira Tutarını İspat Yükü Kiraya Verende
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/4338 · K. 2024/3065
Takibe konu kira tutarını ispat yükü kiraya verendedir; kiraya veren bunu ispat edemezse tek yanlı belirlediği kira bedeline itibar edilmez, sözleşmelerde kararlaştırılan kira bedelleri dikkate alınır.
Onama İşyeri Kirası ve Sözleşmenin Devri
İşyeri Kirası ve Sözleşmenin Devri konusundaki 5 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.