top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Hırsızlık

Yargıtay 4. CD Bozma Ceza Hukuku

“Böyle Devlet Olmaz, Böyle Kanun Olmaz” Sözleri Hakaret Değil Eleştiri ve Beddua Sayıldı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2025/3153 · K. 2026/12390 · T. 01.07.2026

Karar Özeti

Hakaret suçundan mahkûm edilen sanıkların istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay, dosyada bölge adliye mahkemesinin daha önce kanunda sınırlı olarak sayılan hâller dışında verdiği bozma kararı ve sonrasındaki hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğunu belirtmiştir. Kabule göre de “böyle devlet olmaz, böyle kanun olmaz, Allah belasını versin böyle askerin” sözlerinin beddua ve eleştiri niteliğinde olduğunu, tehdit içeren diğer sözle birlikte eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğunu ve ayrıca hakaretten hüküm kurulamayacağını vurgulamıştır. Tekerrüre esas hırsızlık ilamı için uyarlama araştırması yapılmamasını da hatalı bulan Daire hükmü bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda “böyle devlet olmaz, böyle kanun olmaz, Allah belasını versin böyle askerin” sözleri onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta görülmeyip beddua ve eleştiri sayılmıştır.

Soru: “Böyle devlet olmaz, böyle kanun olmaz, Allah belasını versin böyle askerin” demek hakaret suçu oluşturur mu?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu ve usule ilişkin bozma, temyiz istemi reddedilen sanık ile inceleme dışı sanığa da sirayet ettirildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“sözlerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması, beddua ve eleştiri niteliğinde olması”

“Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/160 E., 2024/158 K.

SUÇ: Hakaret

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Yapılan ön incelemede;

Sanık ...'nun, yokluğunda verilen ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı belirlenmiştir.

Sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ...'nun temyiz nedenlerini içerir gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı belirlenmiştir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; tanık A.K'nın anlatımı ve kamera kayıtları istemesine rağmen arşivde bulunmadığının belirtilmesi karşısında sanık lehine deliller toplanmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında atılı suçtan yapılan yargılama sonucunda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince Kanunda sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararı verildiği, bu kapsamda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,

2.Kabule göre de;

a. İddianameye konu "böyle devlet olmaz, böyle kanun olmaz, Allah belasını versin böyle askerin'' şeklindeki sözlerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması, beddua ve eleştiri niteliğinde olması, kabul olunan ''hepinizin a... koyacağım" şeklindeki sözün de geleceğe dönük cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit niteliğinde olduğu ve iddia konusu diğer sözlerle bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca hakaret suçundan hüküm kurulması,

b.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve bu suçun hükümden önce 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, bu ilama ilişkin uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,

c.Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken infazı kısıtlayacak şekilde denetim süresinin de belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın, yokluğunda verilen ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1.maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen, dilekçe ile temyiz isteminde bulunması üzerine temyiz sebeplerini bildirmesi için usulüne uygun ihtaratlı tebligat yapılmasına rağmen aynı Kanun'un 295. maddesinde öngörülen kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşıldığından, sanık ...'nun temyiz isteğinin, anılan Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, farklı gerekçelerle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, (1) nolu bozmanın 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesinin verdiği yetkiye istinaden kararın temyiz istemi reddedilen sanık ...'na ve inceleme dışı sanık ...'na sirayet ettirilmesine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Hırsızlık konusundaki 19 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page