top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Kasten Yaralama

Yargıtay 4. CD Kısmen Bozma Ceza Hukuku

Çelişkiler Giderilmeden ve Sözler Belirlenmeden Hakaretten Mahkûmiyet Kurulamaz

Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/8161 · K. 2026/12544 · T. 02.07.2026

Karar Özeti

Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Yargıtay, direnme ve kasten yaralama suçlarına ilişkin kararın CMK 286/2-a uyarınca kesin olduğu gerekçesiyle bu kısımdaki temyiz istemini reddetmiştir. Hakaret suçu yönünden ise şüpheden sanık yararlanır ilkesini hatırlatarak katılanların soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki anlatımlarının çeliştiğini, sanığın hangi sözlerle hakaret ettiğinin açıklığa kavuşturulmadığını belirtmiş ve yetersiz gerekçeyle kurulan mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Katılan anlatımları arasındaki çelişki giderilmeden ve sanığın hangi sözlerle hakaret ettiği açıklığa kavuşturulmadan, yetersiz gerekçeyle hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Soru: Hakaret edilen sözler belirlenmeden ve beyanlardaki çelişki giderilmeden hakaretten ceza verilebilir mi?

Sonuç: Hakaret suçundan kurulan hüküm bozuldu; direnme ve kasten yaralama suçlarına ilişkin temyiz istemi kesinlik nedeniyle reddedildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.”

“anlatımlar arasında çelişkinin giderilmesi, hangi sözlerle hakaret ettiği açıklığa kavuşturulmadan yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulması”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/649 E. 2024/1145 K.

SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme,kasten yaralama

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;

Görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.

Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi: sanığın hakaret etmediğine, katılanların sanığın hakaret ettiğini söylemediklerine,5271 sayılı Kanun'un 231.maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, kararın bozulmasına yöneliktir.

III. GEREKÇE

Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede;

Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılan Y.D.'nin hazırlık beyanında sanığın mukavemet ettiğini, ekip otosuna almaya çalıştıkları esnada sanığın olay yerinden kaçtığını belirttiği, sanığın hakaret sözlerinden bahsetmediği, katılan İ.D.'nin hazırlık beyanında sanık ve temyiz dışı sanıkların kendisini yere düşürdüklerini, tekme ve yumruklar ile darp ettiklerini belirterek, kendilerine hitaben hakaret ettiklerini, bu hakaretleri kimin söylediğini görmediğini, sanık ve temyiz dışı sanıklar ekip otosuna alınmaya çalışılırken sanığın kaçmış olduğunu beyan ettiği, katılan Y.D.'in mahkeme aşamasında beyanında; sanık ve temyiz dışı sanıkların sinkaflı şekilde hakaret ettiklerini belirttiği, katılan İ.D.'nin mahkemedeki beyanında; hakaret içerikli sözleri hatırlamadığını, ancak hakaret edildiğini belirttiği göz önünde bulundurulduğunda, anlatımlar arasında çelişkinin giderilmesi, hangi sözlerle hakaret ettiği açıklığa kavuşturulmadan yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçların aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Kasten Yaralama konusundaki 12 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page