top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Hırsızlık

Yargıtay 2. CD Kısmen Bozma Ceza Hukuku

Kamera Teşhisindeki Belirsizlik İçin Görüntü Karşılaştırması ve HTS İncelemesi İstendi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2025/13498 · K. 2026/11462 · T. 16.06.2026

Karar Özeti

Katılanın ikametinin bulunduğu binaya girip ellerinde malzemelerle çıkan iki kişi kolluk tutanağında sanıklar olarak belirlenmiş, Ulusal Kriminal Büro raporu ise birinci kişinin kuvvetle muhtemel sanıklardan biri olduğunu belirtip ikinci kişi hakkında kanaat bildirilemeyeceğini açıklamıştı. Sanıkların suçlamayı kabul etmediği dosyada Yargıtay, fotoğraflarla mümkünse iyileştirilmiş görüntüler arasında karşılaştırma raporu alınmasını ve olay gününe ait baz ve sinyal bilgilerini içeren HTS kayıtlarının getirtilmesini istedi. Hırsızlık hükümleri eksik kovuşturma ve tekerrüre esas ilamın yanlış belirlenmesi nedeniyle bozuldu; diğer suçlara ilişkin temyiz istemleri reddedildi.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Kolluk tespiti ile kriminal rapor arasındaki belirsizlik karşısında görüntü karşılaştırma raporu ve HTS kayıtları getirtilip deliller birlikte değerlendirilmeden mahkûmiyet kurulması eksik kovuşturma sayılmıştır.

Soru: Kamera görüntüsündeki kişinin sanık olduğu kesin değilse mahkûmiyetten önce ne araştırılmalı?

Sonuç: Hırsızlık hükümleri eksik kovuşturma ve tekerrür yönünden kazanılmış hak korunarak bozuldu; konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme hükümlerine yönelik temyiz istemleri reddedildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“bu görüntüler ile sanıkların fotoğrafları arasında karşılaştırma yapılmasının sağlanıp bahse konu görüntülerdeki kişilerin sanıklar olup olmadığına ilişkin rapor alınması”

Kararın Tam Metni

2. Ceza Dairesi 2025/13498 E. , 2026/11462 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1224 E., 2021/1214 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Sanıklar müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;

I) Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafii ile sanık ...'in temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'in temyiz isteminin, masumiyet karinesinin ihlâl edildiğine, olayın gerçekleşme şekli tam olarak aydınlatılmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğine ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair şüpheden uzak ve somut delil bulunmadığına, bilirkişi raporunun itibar edilebilir nitelikte olmadığına ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdirî indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık ... hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1. Tüm dosya içeriğine göre; katılana ait ikametin olduğu binaya girip ellerinde malzemeler ile çıkan şahıslardan ikisinin sanıklar olduğunun iddia ve kabul edildiği somut olayda; kolluk görevlilerince düzenlenen 22.03.2018 tarihli Görüntü İzleme ve Tespit Tutanağı ile kamera görüntülerindeki 1. şüpheli şahsın kolluk görevlilerince tanınan sanık ..., 2. şüpheli şahsın ise başka bir soruşturma konusu olayda kullandığı şapka ile yargılama konusu eylemde taktığı şapkanın aynı olması nedeniyle kimliği belirlenen sanık ... olduğunun tespit edildiği, Ulusal Kriminal Büro tarafından düzenlenen 06.03.2019 tarihli Rapor'da ise, görüntülerdeki 1. şüpheli şahsın kuvvetle muhtemel sanık ... olduğuna, 2. şüpheli şahsın ise bazı özellikler bakımından sanık ... ile benzer olduğu düşünülmekte ise de, karşılaştırılanların aynı kişi olup olmadıkları hakkında kanaat bildirilemeyeceğine dair görüş sunulduğu, sanıkların da aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; atılı suçun sanıklar tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti amacıyla sanıkların muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları ile olaya ilişkin kamera görüntüleri ... Genel Müdürlüğü veya ... Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına ya da Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilip, kamera görüntülerinin mümkün ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanıkların fotoğrafları arasında karşılaştırma yapılmasının sağlanıp bahse konu görüntülerdeki kişilerin sanıklar olup olmadığına ilişkin rapor alınması; ayrıca sanıklardan suç tarihinde kullandıkları telefon numaraları sorulup, bu numaraların olay günündeki baz ve sinyal bilgilerini de kapsar şekilde HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilmesinden sonra sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukukî durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

2. Kabule göre de;

Sanık ...'ın adli sicil kaydına göre, Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2012 tarihli ve 2008/429 Esas, 2012/202 Karar sayılı ilâmı ile hırsızlık suçundan verilmiş olan 3 yıl hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2012 tarihli ve 2010/18 Esas, 2010/1240 Karar sayılı hırsızlık suçundan 2 yıl, mala zarar verme suçundan 4 ay hapis cezasını içeren ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ile sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeple Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri bakımından sanık ...'ın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Daire HTS Kayıtlarını Almadan Sanıkların Olay Yerinde Olduğunu Kabul Etti mi?

Hayır. Daire, sanıklara suç tarihinde kullandıkları telefon numaralarının sorulmasını ve olay günündeki baz ve sinyal bilgilerini içeren HTS kayıtlarının getirtilmesini istedi.

Benzer Kararlar

Hırsızlık Konusundaki 13 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page