top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Hırsızlık

Yargıtay 2. CD Bozma Ceza Hukuku

HTS Kayıtları Savunmayı Doğrulayınca Parayı Aktaran Sanığın Beraati Gerektiği Belirtildi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2026/4316 · K. 2026/11572 · T. 17.06.2026

Karar Özeti

Sanık, yurt dışındaki bir firmayla kurduğu ilişki kapsamında hesabına gelen iki havaleden komisyonunu kesip kalan parayı başka bir kişiye gönderdiğini, müşterilerin kendisine ulaşmaması üzerine şüphelenip bankaları aradığını ve ertesi gün kendiliğinden emniyete giderek durumu anlattığını savunmuştu. Önceki bozmadan sonra getirtilen HTS kayıtları ve yakalama tutanağı bu savunmayı doğruladı; hesap hareketlerinde yüklü şüpheli işlem, adli sicilde de benzer suç kaydı bulunmadı. Yargıtay, sanığın suç kastı ve iştirak iradesine dair kesin ve somut delil bulunmadığını belirterek beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesini bozma nedeni saydı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Bankaları ve kolluğu aradığına ilişkin savunması HTS kayıtları ve tutanakla doğrulanan sanık yönünden suç kastı ve iştirak iradesine dair kesin delil bulunmadığından beraat gerektiği kabul edilmiştir.

Soru: Hesabına gelen parayı aktaran kişinin savunması kayıtlarla doğrulanırsa hırsızlıktan mahkûmiyet kurulabilir mi?

Sonuç: Sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunarak hükümler bozuldu.

Karar Künyesi

Kararın Önemli Bölümleri

“sanığın suç kastı ve iştirak iradesinin bulunduğuna dair mâhkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı”

Kararın Tam Metni

2. Ceza Dairesi 2026/4316 E. , 2026/11572 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/623 E., 2025/767 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca

temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Dairemizin 25.05.2022 tarihli ve 2020/29069 Esas, 2022/10329 Karar sayılı bozma kararında, sanığın ayrıntılı savunmasında özetle, yurtdışında bir firmayla sözleşme yaparak ... ilişkisi kurduğunu ve bu ... ilişkisi kapsamında olay günü hesabına gelen iki havaleyi çekip komisyon ücretini keserek kalan parayı ... yoluyla ... adlı kişiye gönderdiğini, sözleşme gereği Türkiye'deki müşterilerin kendisine ulaşmasının gerektiği, ancak müşterilerin kendisine ulaşmaması nedeniyle ikinci işlemde şüphelenip olay günü ve sonraki gün içinde bankaları arayarak ve şubelerine giderek durumu izah ettiğini ve hesap sahibi müştekilere ulaşmaya çalıştığını, ancak bankalar tarafından müşteri bilgilerinin kendisine verilmediğini ve bunun üzerine 05.03.2013 günü kendiliğinden emniyete giderek durumu anlattığını ve suç kastının olmadığını savunduğu ve dosya içerisindeki 05.03.2013 tarihli Yakalama Tutanağında da, sanığın 05.03.2013 günü saat 15.00 sıralarında kendiliğinden ... Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğüne gelip durumu anlattığının belirtilmesi karşısında; sanığın suç kastının bulunup bulunmadığına ilişkin savunmasının doğruluğunun kesin olarak tespiti bakımından, eksik incelemeden dolayı mahkûmiyet hükümlerinin bozulduğu; bozmadan sonra dosya içerisine getirtilen sanığın telefon hattının HTS kayıtları incelendiğinde, sanığın olay günü olan 04.03.2013 günü saat 13.32’de ... Bankası A.Ş.’yi, aynı gün saat 13.46’da ... Bankası Genel Müdürlüğünü aradığı, aynı gün saat 17.30’da ... Bankasına ait ... numarasını aradığı, aynı gün sat 18.45’te 155 ihbar hattını aradığı, aynı gün saat 18.48’de ...Müdürlüğünü aradığı, sanığın 05.03.2013 günü saat 16.03’te ...Müdürlüğünü aradığının tespit edildiği, sanığın ... Bankası hesap hareketlerinde olay tarihinden önce ve sonrasında yüklü miktarda şüpheli hareketlerin bulunmadığı, sanığın adli sicil kaydında ve UYAP'tan yapılan araştırmada benzer suçlardan kaydının bulunmadığı hususları bir arada nazara alındığında, sanığın ifadesinde ileri sürdüğü, olay günü hesabına para gönderen müştekilerin kendisine ulaşmamaları nedeniyle şüphelenerek müştekilerin hesaplarının bulunduğu ... Bankası ve ... Bankasını arayarak durumu anlatıp, müştekilere ulaşmak amacıyla müştekilerin bilgilerinin kendisine verilmesini talep ettiği, ancak bankalar tarafından bilgilerin verilmediği bunun üzerine kendiliğinden emniyete giderek olayı anlattığı ve suç kastının bulunmadığına dair savunmasının, gerek bozma sonrası dosya içerisine giren HTS kayıtları ve gerekse kolluk görevlilerince düzenlenen 05.03.2013 tarihli Yakalama Tutanağı içeriğine göre doğrulanmış olduğu gözetilmeden, yurt dışındaki meçhul faillerin işledikleri hırsızlık suçlarında sanığın suç kastı ve iştirak iradesinin bulunduğuna dair mâhkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçlardan beraati yerine, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Hesabına Gelen Parayı Aktaran Herkes İçin Aynı Sonuç mu Geçerli?

Hayır. Karar bu sanığın savunmasını doğrulayan HTS kayıtlarına, kendiliğinden kolluğa başvurmasına, hesap hareketlerine ve adli sicil kaydına dayanıyor; her para aktarma işleminin suç oluşturmadığına dair genel bir kural koymuyor.

Benzer Kararlar

Hırsızlık Konusundaki 13 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page