Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Görevi Kötüye Kullanma
Yargıtay 5. CD Bozma Ceza Hukuku
HAGB için Zararın Giderilmesi Şartı Ancak Somut ve Belirlenebilir Maddi Zarar Varsa Aranır
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2024/11064 · K. 2026/6131 · T. 27.04.2026
Karar Özeti
Avukat olan sanık ihmali davranışla görevi kötüye kullanmaktan adli para cezasına çevrilen hapis cezası almış, katılanın zararını gidermediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) yer olmadığına karar verilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Yargıtay, CMK 231/6-c'deki giderilmesi gereken zararın somut ve belirlenebilir maddi zarar olduğunu; HAGB'nin sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutumu değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken yasal olmayan gerekçeyle reddedildiğini belirtti. Adli para cezasına çevrilen hapis cezasında TCK 53/1-2-3 hak yoksunluklarının uygulanamayacağını da vurgulayarak kararı bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
CMK 231/6-c'deki giderilmesi gereken zarar somut ve belirlenebilir maddi zarardır; somut olayda HAGB'nin sanığın zararı gidermediği gerekçesiyle reddedilmesi yasal olmayan gerekçe sayılmıştır.
Soru: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için zararın giderilmesi şartı her suçta aranır mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire5. Ceza Dairesi
- Esas No2024/11064
- Karar No2026/6131
- Karar Tarihi27.04.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu”
“yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken”
Kararın Tam Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/879 Esas, 2024/928 Karar
SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2022/342 Esas, 2023/176 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrili 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.05.2024 tarihli ve 2024/879 Esas, 2024/928 sayılı Kararı ile sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1(e) maddesinde sayılan hakları kötüye kullanarak işlemesi nedeniyle 53/5. maddesi uyarınca anılan bentte yazılan haklardan kısıtlanması gerektiği halde lehe olacak şekilde sınırlı olarak "avukatlık yetkisini kullanmaktan yasaklanmasına" karar verilmesi aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılarak sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
İstinaf mahkemesince, dilekçesinde ileri sürdüğü maddi vakıa ve hukuksal nitelendirmeler değerlendirilmeden karar verildiğine, davaya konu olan dosyada nihai karara ilişkin tebligatın kendisine yapılmadığına, bunun yanlış olması durumunda sorumlu olmadığına, mahkemenin yanlış işlem yaparak tebligatı asile yaptığına, buna göre değerlendirmede yargılamanın yenilenmesine başvurulabileceğine, asile yapılan tebligatın doğru olması durumunda kendisinin sorumlu olmadığına, asilin nihai karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmamasının kendi inisiyatifinde olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/ 13... .04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin katılanın mağduriyetine yol açtığı gözetilerek, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "sanığın katılanın zararını gidermediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,
Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 53/1, 2, 3. madde ve fıkraları uyarınca sadece hapis cezaları yönünden hak yoksunluğu uygulanabilecek olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin hükmünde yer alan ve uygulanma imkanı kalmayan 5237 sayılı Kanun'un 53/1, 2, 3. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkraların hükümden çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, hak yoksunluğu süresinin "75 gün" yerine hatalı olarak "2 ay 15 gün" olarak belirlenmesi,
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "01.07.2020" yerine "13.02.2020" olarak hatalı yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.04.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Ceza Genel Kurulu 05.11.2025
Görevi Kötüye Kullanmada Kast İspatlanamadı, AYM İhlal Kararıyla Zamanaşımı Yeniden Başlar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/407 · K. 2025/450
Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine 6216 sayılı Kanun uyarınca yapılan yeniden yargılamada dava zamanaşımı, TCK 66/5 gereği ihlal kararı tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar.
Bozma Görevi Kötüye Kullanma
Yargıtay 5. CD 27.04.2026
Belgeli Hastalık Nedeniyle Duruşmaya Katılamayan Avukatta Kast Yok, Mahkûmiyet Bozuldu
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2024/11633 · K. 2026/6139
Somut olayda duruşmaya katılmamasının tedavi evraklarıyla doğrulanan sağlık sorunundan kaynaklandığı anlaşılan avukatın suç kastıyla hareket etmediği kabul edilmiştir.
Bozma Görevi Kötüye Kullanma
Ceza Genel Kurulu 25.06.2025
İhmali Görevi Kötüye Kullanma Kast Gerektirir: İş Yükü Ağır Savcının Beraati Onandı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/128 · K. 2025/285
TCK 257/2'deki ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun manevi unsuru kasttır; kamu görevlisinin görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesi gerekir, basit taksir yeterli değildir.
Onama Görevi Kötüye Kullanma
Ceza Genel Kurulu 04.10.2022
Takdir Yetkisi İçinde Tedbir Kararı Veren Hâkim Görevi Kötüye Kullanmış Sayılmadı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2021/341 · K. 2022/600
Somut olayda hâkimin yargı yetkisi içinde ve takdir hakkı kapsamında verdiği tedbir kararları görevin gereklerine aykırı hareket sayılmamış; eylemin disiplin soruşturmasına konu olabileceği kabul edilmiştir.
Onama Görevi Kötüye Kullanma
Görevi Kötüye Kullanma konusundaki 12 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.