top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Takdiri İndirim, Erteleme ve Seçenek Yaptırımlar

Yargıtay 7. CD Bozma Ceza Hukuku

Arama Kararı veya Yazılı Emir Yoksa Ele Geçen Kaçak Sigara Mahkûmiyete Dayanak Olamaz

Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2026/1493 · K. 2026/6502 · T. 04.06.2026

Karar Özeti

Kaçak sigara ele geçirilen iki sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri temyiz edildi. Yargıtay, elindeki poşetlerde sigara bulunan sanık yönünden mahkeme kararı, savcının yazılı izni veya kolluk amirinin yazılı emri olmadan yapılan aramada ele geçen eşyanın yasak delil olduğunu, eşyanın kaçak olmasının bunu değiştirmediğini belirterek beraat gerektiğini kabul etti. Diğer sanık yönünden kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtarı yapılmamasını, teşdidi gerektirmeyen fiilde alt sınırdan uzaklaşılmasını ve suç tarihinden sonraki mahkûmiyetlerin takdiri indirimin reddine gerekçe yapılmasını hukuka aykırı bularak hükümleri bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Mahkeme kararı, savcının yazılı izni veya kolluk amirinin yazılı emri olmadan yapılan aramada ele geçen eşya kaçak olsa bile yasak delildir ve mahkûmiyete dayanak yapılamaz.

Soru: Arama kararı olmadan yapılan aramada bulunan kaçak sigara delil olarak kullanılabilir mi?

Sonuç: Hükümler her iki sanık yönünden ayrı ayrı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği”

“suç tarihinden sonra meydana gelen mahkûmiyetlerin sanığın geçmişi aleyhine değerlendirilerek takdiri indirimin uygulanmamasına gerekçe yapılamayacağı”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/525 E. , 2021/249 K.

SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede;

Şüphe üzerine durdurulan sanığın elinde bulunan 2 adet siyah poşet içerisinden toplamda 507 paket ... kaçağı sigaranın ele geçirildiği kabul edilen olayda;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a,

217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

I. Sanık ...'in Temyiz İstemi Bakımından

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Sanıktan 1210 paket ... kaçağı ve bandrolsüz sigaranın ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. ve 3/1. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vahamet arz etmeyen fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirmediği halde, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi,

3.5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin değerlendirilmesinde sanığın suç tarihindeki geçmişinin esas alınması gerektiği, suç tarihinden sonra meydana gelen mahkûmiyetlerin sanığın geçmişi aleyhine değerlendirilerek takdiri indirimin uygulanmamasına gerekçe yapılamayacağı gözetilmeden, suç tarihinden önce sabıkası bulunmayan sanık hakkında yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık ...'in ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle sanıklar yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Takdiri İndirim, Erteleme ve Seçenek Yaptırımlar konusundaki 11 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page