Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › İcra Yoluyla Tahliye
Hukuk Genel Kurulu Onama Kira Hukuku
Ortaklığın Giderilmesi Davasından Önceki Noter Belgeleri Kiracıyı Tahliye Emrinden Korudu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2014/436 · K. 2015/2801 · T. 04.12.2015
Karar Özeti
Ortaklığın giderilmesi ihalesinde taşınmazı davalılar satın almış, taşınmazı kullanan davacıya İİK 135 uyarınca tahliye emri gönderilmiş; davacı kiracı olduğunu ileri sürerek iptalini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesinin kabul kararı, tapudaki kira şerhi ortaklığın giderilmesi davasından sonra verildiği için bozulmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işgalcinin ortaklığın giderilmesi davasından önce yapıldığı resmî belgeyle belgelenmiş bir akde dayandığını ispatlaması hâlinde tahliye emrinin iptal edileceğini belirtmiştir. Davacı kiracılığını bu davadan önce düzenlenen noter muvafakatnamesi ve ihtarnamesiyle kanıtladığından direnme kararı değişik gerekçeyle onanmıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
İİK 135/2 uyarınca gönderilen tahliye emri, işgalci taşınmazı ortaklığın giderilmesi davasından önce yapıldığı resmî belgeyle belgelenmiş bir akde dayanarak kullandığını ispatlarsa iptal edilir.
Soru: Ortaklığın giderilmesi ihalesinden sonra kiracıya gönderilen tahliye emri hangi durumda iptal edilir?
Sonuç: Tahliye emrinin iptaline ilişkin direnme kararı, değişik gerekçeyle onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- KurulHukuk Genel Kurulu
- Esas No2014/436
- Karar No2015/2801
- Karar Tarihi04.12.2015
- Karar TürüHukuk Genel Kurulu Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“davacı dava konusu taşınmazı, ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı tarihten önce yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanarak işgal etmekte olduğunu ispat etmesi halinde tahliye emrinin iptaline karar verilecektir.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki “şikayet” kanun yolundan dolayı yapılan yargılama sonunda; Malatya 1.Sulh Hukuk Mahkemesince istemin kabulüne dair verilen 23.12.2011 gün ve 2011/919 E., 2011/2005 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.12.2012 gün ve 2012/21008 E., 2012/39050 K. sayılı ilamı ile;
(...Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 27.09.2006 tarih ve 2004/822 Esas, 2006/1048 Karar sayılı ilamı ile ... sayılı taşımazın üzerindeki muhtesat ile birlikte açık artırma sureti ile satılarak ortaklığın giderilmesine, satış bedelinin tapudaki ve verasetteki hisseleri oranında hissedarlara dağıtılmasına karar verildiği, Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi İzale-i Şüyu Satış Memurluğu'nun 2010/15 Esas sayılı satış dosyasında 17.03.2011 tarihinde yapılan 2.açık artırmada 40 parsel sayılı taşımazın 1.850.000,00 TL bedel ile ...'ya satıldığı ve satışın kesinleşmesinden sonra, şikayetçi üçüncü şahsa İİK.nun 135.maddesi gereğince tahliye emri gönderildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 135/2.maddesi; "Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise on beş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmez ise zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur" hükmünü içermektedir.
Anılan hükme göre, alıcıya ihale edilen taşınmaz bir üçüncü kişi tarafından işgal edilmekte ise "ihalenin kesinleşmesi üzerine" alıcı, satış memurluğundan, üçüncü kişinin taşınmazdan çıkarılmasını isteyebilir.
Dairemiz tarafından oluşturulan son içtihatlar uyarınca, Üçüncü kişi, Sulh Hukuk Mahkemesi'nde, taşınmazı, ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı tarihten önce yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanarak işgal etmekte olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. (m. 135/II). Üçüncü kişi, taşınmazı işgal etmekte haklı bulunduğunu, ortaklığın giderilmesi davasından önce yapılmış resmi bir belge ile ispat ederse, (örneğin; kiracı olduğunu ortaklığın giderilmesi davasından önce tapuya şerh verilmiş ya da ortaklığın giderilmesi davasından önce noterde düzenlenmiş veya onaylanmış bir kira sözleşmesi ile ispat ederse) Sulh Hukuk Mahkemesi, tahliye emrinin iptaline karar verir.
Somut olayda, ortaklığın giderilmesi davası 06.08.2004 tarihinde açılmış olup; şikayetçinin dayandığı taşınmaz hisedarlarından ... hissesi üzerine ... lehine 10 yıllığına konulan kira şerhi 19.01.2005 tarih ve 383 yevmiye ile tapuya şerh düşüldüğünden İİK'nun 135/2.maddesinde belirtilen nitelikte bir belge olmadığı görülmüştür.
Bu durumda şikayetçi, ortaklığın giderilmesi davasında önce taşınmazı işgal etmekte haklı bulunduğunu, İİK. nun 135/2.maddesinde yazılı nitelikte resmi bir belge ile ispat1ayamadığına göre, Sulh Hukuk mahkemesince şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, İİK’nın 135. maddesi uyarınca düzenlenen tahliye emrinin iptali isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, Malatya 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/15 satış dosyasında dava konusu ... sayılı taşınmazın davalılar tarafından ihaleyle satın alındığını, 10.05.2011 tarihinde muhtıra ile tahliye emri düzenlendiğini ve davacıya 11.05.2011 tarihinde tebliğ edildiğini, ... üzerinde bulunan, altından pasaj geçen otelden çevirme bir bina olduğunu, binanın bodrum ve giriş katının müvekkili tarafından yirmi beş yılı aşkın süredir kullandığını, müvekkilinin isticarında bulunan binanın sadece 40 nolu parsel üzerinde değil aynı zamanda 36 nolu parsel üzerinde bulunduğunu, davacının binayı kullanımının, binanın bodrum ve zemin katının tasarruf yetkisi olan ... ile yapılan kira sözleşmesi ve beş katının da davalılar ile 11.06.2003 tarihinde yapılan kira sözleşmesi ile olduğunu, sözleşmenin 19.01.2005 tarihinde 383 yevmiye numarası ile tapuya şerh verildiğini, müvekkilinin 36 ve 40 numaralı parseller üzerindeki binada bizzat davalılarla imzalanan sözleşme ile kiracı olarak bulunduğunu, işgalci olmadığını, tahliye isteyen taşınmaz maliklerinin aynı zamanda taşınmazın eski malikleri olduğunu, ayrıca Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/558 E 2007/407 K sayılı kararı ile davacının bu taşınmazda kiracı olduğunun tartışmasız şekilde belirlendiğini davalıların talebinin iyi niyetli olmadığını belirterek Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/15 satış dosyasında İİK 135. maddesi uyarınca gönderilen 10.05.2011 tarihli tahliye emrine itirazlarının kabulü ile tahliye emrinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, tahliye emri ile tahliyesi talep edilen taşınmazın 40 nolu parsel sayılı taşınmaz olduğunu, 40 nolu parsel ve üzerindeki binanın müstakilen ortaklığın giderilmesi davası sonucu satışına karar verildiğini, 40 nolu parsel üzerindeki binanın kiraya verilmediğini, mevcut olan kira sözleşmesinin hukuken geçerli olmayıp sakat doğmuş bir işlem olduğunu, pay ve paydaş çoğunluğunun söz konusu olmadığını, hukuken geçerli olmayan kira sözleşmesi ile kiralananın vasfı ve nevinin değişikliğe uğradığını, kira sözleşmesinin hileli olduğunu, 36 ve 40 nolu parsellerin birbirinden ayrı parseller olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/558 sayılı dosyasında davacının kiracı olduğunun fuzuli şagil sayılamayacağının kabul edildiği ve ecrimisil talebinin reddedildiği, davalılar tarafından davacıya gönderilen Ankara 6.Noterliğinin 23.10.2003 tarih ve 15050 yevmiye nolu ihtarnamede ve Beşiktaş Noterliğince düzenlenen ihtarnamede kira sözleşmesinin kabul edildiğinin ve 36 ve 40 nolu parsellerde yapılacak tadilata açıkça izin verildiğinin yazılı olduğu, davacının halen işletmekte olduğu mağazanın 36 ve 40 nolu parsellerin üzerinde olup bir bütün olarak kullanıldığı, binanın kullanım amacına, yapılan tadilata, birleştirmeye, kullanım şekline ve bir bütün olmasına göre 40 nolu parselden tahliyenin fiilen imkansız olduğu, birleştirmenin de noterde verilen muvafakate dayanılarak yapıldığı, davacı ile eski hissedarlardan ... arasında dava konusu 40 parselin bodrumdaki dükkanı için yapılmış yazılı kira sözleşmesi bulunduğu, ...'nun tapuda 6156/16500 hisseye sahip olduğu, yine bu hissenin üzerinde de davacı ... lehine tapuda 10 yıllık kira şerhi bulunduğu, davacının satış tarihinden önce taşınmazda eski kiracı olması nedeni ile tahliye emrinin İİK 135/2 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.05.2010 tarihli tahliye emrinin iptaline dair verilen karar, davalının temyizi üzerine; Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde metni aynen yazılı olan karar ile bozulmuş; mahkemece, önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararını davalı vekili temyize getirmektedir.
Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında, işin esasına geçilmeden önce; dava konusu ... sayılı taşınmazda ortaklığın giderilmesine ilişkin Malatya 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.09.2006 tarih 2004/822 E 2006/1048 K sayılı dosyası, tahliye emrinin bulunduğu Malatya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi İzaleyi Şüyu Satış Memurluğunun 2010/15 Esas sayılı dosyası ve taraflar arasındaki işgal tazminatına ilişkin Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.11.2007 tarih 2005/558 E 2007/407 K sayılı kararın kesinleşme şerhi içerir onaylı örneğinin dosya arasında bulunmadığından incelenmesi için getirtilmesi ön sorun olarak değerlendirilmiş ise de yapılan görüşmede bu eksikliklerin giderilmesinin sonuca etkili olmadığı değerlendirilerek ön sorun oybirliği ile aşılmış ve işin esasının görüşülmesine geçilmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının dava konusu taşınmazdaki kiracılık sıfatını somut olayda mahkemece hükme esas alınan deliller dikkate alındığında 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 135/2. maddesi hükmü anlamında düzenlenmiş resmi bir belgeyle belgelenmiş bir akde dayalı olarak işgal etmekte olduğunu ispatlayıp ispatlayamadığı, buradan varılacak sonuca göre tahliye emrinin iptal edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere; İİK’nın 135/2.maddesi; "Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise on beş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmez ise zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur" hükmünü içermektedir.
Öyle ise davacı dava konusu taşınmazı, ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı tarihten önce yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanarak işgal etmekte olduğunu ispat etmesi halinde tahliye emrinin iptaline karar verilecektir.
Somut olayda, davacının, dava konusu taşınmazda kiracı olduğunu ortaklığın giderilmesi davasının dava tarihi olan 06.08.2004 tarihinden önce düzenlenmiş olan ve dosya içerisinde bulunan Beşiktaş 13.Noterliğinin 23.10.2003 tarih 15051 yevmiye numaralı "Muvafakatname" başlıklı belge ve Ankara 6.Noterliğinin 13.07.2004 tarih 15492 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ispatladığı anlaşıldığından tahliye emrinin bu gerekçe ile iptali gerekir.
O halde sonucu itibariyle doğru bulunan direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 28.05.2025
İhale Alıcısının Kira ve Ecrimisil Alacağında Somut Verilere Dayanan Rapor Esas Alındı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/3534 · K. 2025/3125
İhale edilen taşınmazı kayıt maliki dışındaki kişi işgal ediyorsa İİK 135/2 uyarınca 15 günlük süre tanındıktan sonra ecrimisil istenebilir; hükme esas rapor açıklayıcı ve somut verilere dayandığından karar onanmıştır.
Onama İcra Yoluyla Tahliye
Hukuk Genel Kurulu 22.09.2021
Kira Alacağı Takibine İtirazın İptali Ecrimisil Alacağına Dayanılarak İstenemez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2100 · K. 2021/1084
İtirazın iptali davasının konusu takibe konu alacaklarla sınırlı olduğundan, kira alacağı için yapılan takibe itirazın iptali, hukuki niteliği farklı ecrimisil alacağına dayanılarak istenemez.
Onama İcra Yoluyla Tahliye
Hukuk Genel Kurulu 22.06.2016
Kira Sözleşmesi İnkâr Edilmezse İcra Mahkemesi İtirazın Kaldırılmasına Karar Verebilir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2014/1170 · K. 2016/840
Kiracı yazılı kira sözleşmesine ve imzaya itiraz etmemişse takip İİK 68/1 anlamında belgeye dayanır; icra mahkemesi salt dar yetkili olduğu gerekçesiyle itirazın kaldırılması talebini reddedemez.
Direnme Kararının Bozulması İcra Yoluyla Tahliye
Yargıtay 3. HD 27.02.2020
Tahliye Emri İptal Edilen Kiracının Kâr Kaybı Benzer Yeri Kiralayacağı Makul Süreyle Sınırlı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2019/4922 · K. 2020/1768
Tahliye emri iptal edilen kiracının kusurlu fesih nedeniyle isteyebileceği kâr kaybı, aynı şartlarla benzer bir yeri kiralaması için gereken makul süre ve bu süredeki kârı tespit edilerek belirlenmelidir.
Bozma İcra Yoluyla Tahliye
İcra Yoluyla Tahliye konusundaki 6 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.