top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Fazla Çalışma Ücreti

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

İmzalı Bordrodaki Fazla Çalışma Saatleri Yerine Tanık Hesabı Yapılması Bozma Nedeni Oldu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1320 · K. 2026/3680 · T. 22.04.2026

Karar Özeti

Hemşire olarak çalışan davacı işçinin fazla çalışma ücreti, puantaj kayıtları bulunan dönemde bu kayıtlara, diğer dönemlerde tanık beyanlarına göre hesaplandı ve bordrodaki tahakkuklar mahsup edildi; bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti. Yargıtay, davalının sunduğu bordroların imzalı olduğunu ve bazı aylarda fazla çalışma tahakkuku bulunduğunu belirtti. Bu aylar yönünden bordroda görünen saatlerin gerçek fazla çalışma süresi kabul edilerek gerçek ücret üzerinden hesap yapılması, tahakkukların ancak bundan sonra mahsup edilmesi gerektiğini açıklayarak kararı bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Tanıkla hesap yapılan dönemde imzalı bordroda fazla çalışma tahakkuku bulunan aylar için bordrodaki saatler esas alınıp gerçek ücretle hesap yapılmalı, tahakkuklar sonra mahsup edilmelidir.

Soru: İmzalı bordroda fazla mesai saati varsa tanık beyanına göre hesap yapılabilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

Kararın Önemli Bölümleri

“bordroda görünen saatler dikkate alınarak fazla çalışma süresi belirlenip gerçek ücret üzerinden fazla çalışma ücreti alacağı hesaplandıktan”

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi 2026/1320 E. , 2026/3680 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1043 E., 2025/1655 K.

DAVA TARİHİ : 20.12.2019

İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. İş Mahkemesi

SAYISI : 2019/893 E., 2022/458 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.10.2010-17.11.2019 tarihleri arasında hemşire olarak çalıştığını, son ücretinin net 4.700,00 TL olduğunu, asgari ücret kısmının bankadan kalanın ise elden ödendiğini, iş sözleşmesinin alacaklarının ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle müvekkili tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde asgari ücret ile çalıştığını, ödenmeyen alacağının bulunmaması sebebiyle iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen alacaklarının bulunması sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davacının kullanmadığı 27 gün yıllık izin hakkının bulunduğu, davacıya ait bordrolarda fazla çalışma tahakkuku bulunsa da ödemelerin asgari ücret üzerinden yapıldığı bu hâlde dosyadaki delillere göre fazla çalışma ücretinin hesaplanıp tahakkuk ettirilen miktarların mahsup edilmesi gerektiği, nöbet çizelgelerinin sunulmadığı dönemlerde davacı tanık beyanlarına göre davacının 2019 yılı hariç haftalık 13... yılında ise haftalık 11 saat fazla çalışma yaptığı kabulü ile yapılan hesaplamaya itibar edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdemi, mesleği, emsal ücret araştırmaları ve tanık beyanlarına göre ücretinin asgari geçim indirimi hariç net 4.450,56 TL olarak kabulünde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini,

2. Davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini,

3. Mahkemece zamanaşımı gözetilmeksizin karar verildiğini,

4. Davacının ödenmeyen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını,

5. Yıllık izin ücretinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, fesih, zamanaşımı, davacının ücreti, yıllık ücretli izin alacağı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ile hesabına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .

2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

Ücret bordrosundaki ücretin, davacının gerçek ücret miktarını yansıtmadığının anlaşılması hâlinde, bordroların imzalı ve imzasız oluşuna göre bir ayrım yapılması gerekmektedir. Bu hâlde imzalı bordroda yer alan fazla çalışma saati davacıyı bağlayacağından, davacı bordrodaki süreden daha fazla süre ile çalıştığını ancak yazılı bir delil ile ispat edebilir. Davacının imzalı bordrodaki süreden daha fazla çalıştığını yazılı delil ile ispat etmesi hâlinde, bordroda ödendiği belirtilen fazla çalışma ücreti davacının gerçek ücreti üzerinden hesaplanan alacaklardan mahsup edilir. İmzalı bordrodaki fazla çalışma süresinden daha fazla çalışma yapıldığının yazılı kayıtlar ile ispat edilememesi durumunda, bordrodaki fazla çalışma saati ile bağlı kalınarak değerlendirme yapılır. Yani bordrodaki fazla çalışma süresinin işçinin gerçek fazla çalışma süresini yansıttığı, ancak karşılığı olan ücretin gerçek fazla çalışma ücretini yansıtmadığı kabul edilir. Davacının bordrodaki fazla çalışma süresinin karşılığı olan fazla çalışma ücreti gerçek ücret miktarı üzerinden yeniden hesaplanır. Bu hâlde de bordrodaki tahakkuk miktarı hesaplanan alacaktan mahsup edilir.

Ücret bordrosunun imzasız olması hâlinde ise davacının bordroda görünen fazla çalışma süresinden daha fazla çalıştığını tanık delili dâhil olmak üzere her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür. Bu durumda ispat edilen fazla çalışma ücretinin davacının gerçek ücreti üzerinden hesaplanması gerektiğinde tereddüt olmamalıdır. Ayrıca hesaplanan bu alacaklardan bordroda tahakkuk eden ve ödendiği banka kayıtları ile sabit olan miktarın mahsubu gerektiği de göz ardı edilmemelidir.

Somut uyuşmazlıkta Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda puantaj kayıtları sunulan dönemde bu kayıtlara göre diğer dönemler yönünden ise tanıkların davacı ile çalışma süresi dikkate alınarak tanık beyanlarına göre fazla çalışma süresi hesaplanmış ve bordrolarda bulunan tahakkuklar mahsup edilmiştir. Ancak davalı tarafça sunulan bordrolar imzalı olup bazı aylarda fazla çalışma ücreti tahakkuku da bulunmaktadır. Bu hâlde tanık beyanlarına göre hesap yapılan dönem yönünden bordrodaki fazla çalışma süresinin işçinin gerçek fazla çalışma süresini yansıttığı kabulü ile bordroda görünen saatler dikkate alınarak fazla çalışma süresi belirlenip gerçek ücret üzerinden fazla çalışma ücreti alacağı hesaplandıktan ve bordroda tahakkuk eden miktarlar bu hesaplamadan mahsup edildikten sonra fazla çalışma ücreti alacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin imzalı bordrolarda fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan dönemler yönünden de tanık beyanlarına göre fazla çalışma süresinin hesaplanıp daha sonra tahakkukların mahsubu ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Bu Kararda Tanık Beyanları Tamamen mi Dışlandı?

Hayır. Puantaj sunulmayan dönemlerde tanık beyanlarına göre hesap yapılmıştı; Daire yalnız imzalı bordroda fazla çalışma tahakkuku bulunan aylar için bordrodaki saatlerin esas alınmasını istedi.

Benzer Kararlar

Fazla Çalışma Ücreti Konusundaki 36 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page