Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İhbar Tazminatı
Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku
Harcama ve İade Yoluyla Kapatılan İş Avansı için İşverenin İade Talebi Reddedildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1443 · K. 2026/4046 · T. 29.04.2026
Karar Özeti
Asıl davada işçi kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer alacaklarını, birleşen davada ise akrabası olan işveren iade edilmediğini ileri sürdüğü iş avanslarını istemiştir. İlk derece mahkemesi asıl davayı kısmen kabul edip birleşen davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi yazışmalara göre avansın iş ilişkisi sürerken harcama ve iade yoluyla kapatıldığını, tüm harcamaların dökümünün beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiştir. Yargıtay, asıl davaya ilişkin temyizi kesinlik sınırı nedeniyle miktardan reddetmiş, birleşen dava yönünden kararı ayrıca gerekçe göstermeden onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Onanan bölge adliye mahkemesi kararına göre, hesapta bakiye görünse de yazışmalardan iş avansının iş ilişkisi sürerken harcama ve iade yoluyla kapatıldığı anlaşılıyorsa işverenin iade talebi reddedilir.
Soru: İş avansı yazışmalara göre harcama ve iadeyle kapatılmışsa işveren parayı geri isteyebilir mi?
Sonuç: Asıl davaya ilişkin temyiz miktardan reddedildi, birleşen dava yönünden bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/1443
- Karar No2026/4046
- Karar Tarihi29.04.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Uyuşmazlık, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan davacı ile davalı arasında iş avansının harcama belgeleri ve diğer kayıtlara göre usulünce kapatılıp kapatılmadığına ilişkindir.”
“bu avansı da iş ilişkisi sürdüğü dönem içerisinde tarafların harcama iade şeklinde avansı kapattığı”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1781 E., 2025/385 K.
DAVA TARİHİ: 16.03.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 14. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/94 E., 2024/564 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ: Adana 5. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/167 E., 2022/399 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; asıl davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekilinin birleşen dava yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.08.2015 - 01.07.2021 tarihleri arasında ... yalıtım işçisi olarak çalıştığını, asgari ücret aldığını, 08.00-17.00 saatleri arasında çalışması gerekirken ve kayıtlarda böyle gözükürken fiilen her akşam 20.00'e kadar haftanın en az 2 günü de 21.00'e kadar çalıştığını, ayda sadece 1 hafta tatili yaptığını, dini bayramlarda çalışmadığını, diğer tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, davalıya ait Karacan isimli işyerinde de çalıştığını, son zamanlarda ücretin düzenli ödenmediğini, yakın akraba olması nedeniyle eşinin ziynet eşyalarını borç verdiğini, uzun süre borcunu da ödemediğini, kurbanlık paralarını dahi iş avansı adı altında ödediğini, ayrıca davalının eşi olan dayısının emir ve talimatlarıyla avansı başka işler için de kullandığını, hiçbir gerekçe yok iken 01.08.2021 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; şahıs işletmesi olduğunu, asıl dava davacısının bu işletmede aralıklı olarak usta olarak çalıştığını, ilk girişinin 01.08.2015 olduğunu, 27.01.2018 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, çalışmadığı süre zarfında sigortalı olarak başka yerlerde çalıştığını, 11.05.2018 tarihinde işe girdikten sonra tekrar 01.07.2021 tarihinde ayrıldığını, davacının yeğeni olduğunu, kötü günleri için iş avansı aldığını, bu avans ile icra dosyalarını kapattığını, harici borçlarını ödediğini, düğünde takılarını taktığını ve düğün eşyalarını aldığını, "zaten sizin şirkette çalışıyorum, ben size öderim" demesine rağmen dava tarihine kadar ödeme yapılmadığını, tüm iş avansı ödemelerinin banka üzerinden gönderildiğini, açıklama kısmına da iş avansı yazıldığını, ancak dava tarihi itibariyle bir ödeme yapılmadığını beyanla iade edilmeyen iş avansının davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... yalıtım ustası olarak aralıklı çalıştığını, Şirketin büyük çiftliklere ... havuzu yaptığını, kış ve sonbahar aylarında iş yapmadığını, ilkbahar ve yaz aylarında 08.30 - 17.30 saatleri arasında hafta sonu çalışmadan çalıştığını, işin doğası gereği çok sıcak ve nemli havalarda çalışmanın imkansız olduğunu, dinî bayramlarda çalışılmadığını, davacının iddia ettiği gibi 20.00 - 21.00 saatlerine kadar çalışmanın imkansız olduğunu, Şirketin yıllık cirosunun 20 milyon olduğunu, böylesine büyük bir Şirketin asgari ücretli işçisinden borç aldığının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iş avanslarının otel, kira özel iş için kullanıldığını iddia ettiğini, tam tersi işverenin işçinin borçlarını kapattığını, düğününü yaptığını, ev eşyalarını aldığını, tüm avansların bankadan gönderildiğini, davacının ayrılıp başka iş yapmak istediğini bir yandan da işsizlik ücretini almak istediğini, davacının yeğeni olması nedeniyle bu isteği kabul ettiğini aksi takdirde takas mahsup yapılmasını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı vekili birleşen davaya cevap vermemiş aşamalarda birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.08.2015 - 27.01.20 18... .05.2018-01.07.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, bu tarihler arasında avans ödemelerinin davalı tarafından yapıldığı, dosya kapsamı ve tanık beyanları incelendiğinde sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiğini ispat ile yükümlü olan davalının haklı fesih olgusunu ispatlayamadığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, alınan beyanına göre yıllık izin kullanmadığından çalışma süresine göre 70 gün izin hakkının bulunduğu, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığı ve ayda 3 hafta tatilinde çalıştığı ispat edildiğinden % 30 indirimle hüküm altına alınmasına ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmanın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında akrabalık ilişkisi olması nedeniyle iş avansının hangi amaçla gönderildiği belli olmamakla 15.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda" Taraflar arasında yürütülen müşterilere yapılan işler için masraf bildirimi ve iş avansı yöntemi günlük olarak uygulandığı, davacı tarafından davalıya bildirilen tüm masraflar için onay ve ödeme istenildiği, davalı tarafından da ödemenin iş avansı olarak ödendiği ,hesaplaşmanın günlük olarak yapıldığı, dekontların davalı işverene gönderildiği, davalı işverenin harcamalardan bilgisi olduğu, harcanmayan iş avanslarının da davalı işverene geri iade edildiği taraflar arasında iş avansı kaynaklı borç alacak olmayacağı değerlendirilmiştir." şeklinde tespit yapıldığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin asıl dava yönünden tespit ve değerlendirmelerinin isabetli olduğu, birleşen dava yönünden ise dosya kapsamında bu alacak istemine dair tarafların sunduğu, birleşen davacının eşi birleşen dava davalısı işçi ...'in dayısı olan M.K. ile ... arasındaki yazışmaların incelendiği, yine birleşen dava davalısı işçi ...'in hesabına iş avansı olarak aktarılan kayıtların muhasebeci bilirkişi raporu ile dökümü sunulduğu, bu kayıtlara göre, ... tarafından ... hesabına iş avansı adı ile 222 kayıtta toplam 213.078,34 TL yatırıldığı, ... tarafından'da ... hesabına 30 kayıtta toplam 86.047,00 TL iade yapıldığı, hesap hareketlerine göre her ne kadar ... uhdesinde 127.031,34 TL iş avansı kaldığı görülmekte ise, davalı işçinin şehir dışı işlere gittiği ve iş bu gittiği işler nedeni ile bir takım işlere dair ve de kendi giderlerine dair avans hesabına yattığı, bu avansı da iş ilişkisi sürdüğü dönem içerisinde tarafların harcama iade şeklinde avansı kapattığı, bunun tüm yazışmalarda gerek iş için gerek mazot gerek yemek tatlı gideri olarak kısım kısım yazışma içeriğinde geçtiği, davacının tüm bu harcamalara dair dökümü sunmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ele alındığında, davacı işverenin iş avansı olarak yapılan ödemelere dair talebinin reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl dava davalısı- birleşen dava davacısı işverenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davaya karşı davalı vekilinin temyiz başvuru dilekçesi kesinlikten reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun kabul edilemez nitelikte olduğunu, iş avansına ilişkin iadelerin fatura ve makbuzla olması gerektiğini, Whatsapp kayıtlarına göre iş avanslarının mahsup edildiği gerekçesiyle davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan davacı ile davalı arasında iş avansının harcama belgeleri ve diğer kayıtlara göre usulünce kapatılıp kapatılmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Asıl Davaya Yönelik Davalı Tarafın Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Birleşen Davaya Yönelik Davacı Tarafın Temyizleri Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 11.05.2026
Kısa Çalışma Döneminde Yapılan Ek Ödeme, Avans Olduğu Kanıtlanmadıkça Geri İstenemez
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1800 · K. 2026/4325
Kısa çalışma döneminde işçinin gelir kaybını karşılamak için yapılan ek ödemenin iade edilmek üzere avans olarak verildiğine dair delil yoksa, işveren tek taraflı dönerek bu ödemeyi geri isteyemez.
Bozma İhbar Tazminatı
Yargıtay 9. HD 03.02.2026
Tebliğden Kaçınılan Fesih Bildiriminde Önel Tam Kullandırıldıysa İhbar Tazminatı Doğmaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9524 · K. 2026/756
Fesih bildiriminin tebliğinden imtina tutanağı tutanak tanıklarınca doğrulanırsa tutanak tarihi tebliğ tarihi sayılır; kanuni önel bu tarihten itibaren tam kullandırılmışsa ihbar tazminatı doğmaz.
Bozma İhbar Tazminatı
Hukuk Genel Kurulu 09.07.2020
Islahla Düzeltilen Ücrete göre Hesaplama Taleple Bağlılık İlkesine Aykırı Değildir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2016/1008 · K. 2020/561
Davacının dava dilekçesinde gösterdiği ücreti ıslah dilekçesiyle düzeltmesi hâlinde, düzeltilen ücrete göre hüküm kurulması taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Direnme Uygun Bulundu İhbar Tazminatı
Yargıtay 9. HD 12.05.2026
Dolar Olarak Talep Edilen İşçilik Alacağına Hangi Faiz Uygulanır?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4962 · K. 2026/4358
Yabancı parayla talep edilen alacaklara, sözleşmede daha yüksek faiz kararlaştırılmamışsa, Devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz uygulanır.
Düzelterek Onama İhbar Tazminatı
İhbar Tazminatı konusundaki 26 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.