top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Kadına Yüklenen Kusur İspatlanmayınca Maddi Tazminat Talebinin Reddi Bozuldu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/9796 · K. 2026/6604 · T. 15.06.2026

Karar Özeti

Kadının açtığı boşanma davasında ilk derece mahkemesi tarafların evlilik yükümlülüklerini yerine getirmediğini kabul ederek kadının tazminat taleplerini reddetti, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, kadına yüklenen vakıanın ispatlanamadığını, erkeğe yüklenen kusurun ise istinaf edilmeyerek kesinleştiğini belirterek erkeğin tam kusurlu kabul edilmesi gerektiğini açıkladı. Boşanmayla erkeğin maddi desteğini yitiren kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmesi gerektiğinden kusur ve maddi tazminat yönünden karar bozuldu; manevi tazminat dâhil diğer bölümler onandı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Kadına yüklenen kusurun ispatlanamadığı ve erkeğin kusurunun istinaf edilmeyerek kesinleştiği dosyada erkek tam kusurlu sayılmış, maddi desteğini yitiren kadın yararına maddi tazminat gerektiği kabul edilmiştir.

Soru: İspatlanamayan bir kusur yüzünden kadının maddi tazminat talebi reddedilebilir mi?

Sonuç: Kusur belirlemesi ve kadının maddi tazminat talebinin reddi yönünden ilk derece kararı bozuldu, diğer bölümler onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır.”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2025/9796 E. , 2026/6604 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1564 E., 2025/1810 K.

DAVA TÜRÜ : Boşanma - Ziynet Alacağı

İLK DERECE MAHKEMESİ : Eleşkirt Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2020/29 E., 2024/187 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri, nafakaların miktarı, kişisel ilişki ile reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince boşanmaya neden olan olaylarda tarafların karşılıklı olarak evlilik yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasına, davacı kadın yararına tedbir nafakasına ve toptan yoksulluk nafakasına, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, verilen karar davacı kadın vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince "(...) tarafların üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği(...)" gerekçesi ile boşanmaya neden olan olaylarda tarafların kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de dosyanın yapılan incelemesi ile toplanan delillerden; kadına yüklenilen "(...) üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği(...)" vakıasının ispatlanamadığı ve erkeğe yüklenilen kusurun ise istinaf edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmıştır. O halde; davalı erkeğin "(...) üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği(...)" böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir iken hatalı değerlendirme sonucu tarafların kusurlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün kusur belirlemesi yönünden bozulması gerekmiştir.

3.4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddî tazminat talebi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddî tazminat talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,

3.Davacı kadının diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Konusundaki 83 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page