Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Ekonomik Şiddet ve Aşağılayıcı Sözler Kusura Eklenince Kadının Tazminat Reddi Bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/5630 · K. 2026/7434 · T. 30.06.2026
Karar Özeti
Karşılıklı boşanma davalarında mahkemeler tarafları eşit kusurlu kabul ederek kadının maddi ve manevi tazminat taleplerini reddetti. Yargıtay, fiilî ayrılığa yol açan erkeğin ayrıca kadın ve ortak çocukla yeterince ilgilenmediğini, kadına aşağılayıcı ifadeler kullandığını ve evin geçimine katkı sağlamayarak ekonomik şiddet uyguladığını, bu vakıaların da kusur olarak yüklenmesi gerektiğini belirtti. Buna göre erkek ağır, kadın az kusurlu olduğundan kişilik hakları saldırıya uğrayan ve maddi desteğini yitiren kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat verilmesi gerekirdi. Kusur belirlemesi ve tazminat retleri yönünden karar bozuldu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
İspatlanan ilgisizlik, aşağılayıcı söz ve ekonomik şiddet vakıaları da erkeğe kusur olarak yüklenmiş, ağır kusurlu erkek karşısında az kusurlu kadın yararına maddi ve manevi tazminat gerektiği kabul edilmiştir.
Soru: Ekonomik şiddet ve aşağılayıcı sözler boşanmada kusur ve tazminatı etkiler mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kusur ve kadının tazminat talepleri yönünden kaldırılarak ilk derece kararı bozuldu, diğer bölümler onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/5630
- Karar No2026/7434
- Karar Tarihi30.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKısmen Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“İspatlanan bu vakıaların da davalı-karşı davacı erkeğe ayrıca kusur olarak yüklenmesi gerekir.”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2026/5630 E. , 2026/7434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2264 E., 2025/2047 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/440 E., 2022/339 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı olarak açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince; davacı-karşı davalı kadına "erkek eşin önceki evliliğinden olan çocuğu ...'ya hakaret edip ortak konutta istemediği yönünde sözler söylediği", davalı-karşı davacı erkeğe ise "ortak konuta gelmeyerek fiili ayrılığa neden olduğu" vakıaları kusur olarak yüklenmiş, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle davaların kabulüne ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilmiş ise de, yapılan yargılama, dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında ayrıca evlilik birliği süresince kadın ve ortak çocuk ile yeterince ilgilenmediği, kadına yönelik "...", "..." şeklinde aşağılayıcı ifadeler kullandığı ve evin geçimine katkı sağlamayarak ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. İspatlanan bu vakıaların da davalı-karşı davacı erkeğe ayrıca kusur olarak yüklenmesi gerekir. O hâlde tarafların belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları birlikte değerlendirildiğinde, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır, davacı-karşı davalı kadının ise az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken Mahkemece hatalı değerlendirme ile tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden BOZULMASINA,
3.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Yargıtay Kadın İçin Tazminat Miktarını Kendisi Belirledi mi?
Hayır. Yargıtay erkeği ağır, kadını az kusurlu kabul etmiş; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 22.06.2026
Kadına Yüklenen İki Kusur Kaldırılınca Erkek Ağır Kusurlu Sayıldı; Tazminat Reddi Bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/1081 · K. 2026/6897
Evin giderlerine katılan ve hakareti birlikte yaşamın sürmesiyle erkek tarafından affedilen veya hoşgörüyle karşılanan kadına bu iki vakıa kusur olarak yüklenmemiş, erkek ağır, kadın az kusurlu sayılmıştır.
Kısmen Bozma Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 2. HD 15.06.2026
Kadına Yüklenen Kusur İspatlanmayınca Maddi Tazminat Talebinin Reddi Bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/9796 · K. 2026/6604
Kadına yüklenen kusurun ispatlanamadığı ve erkeğin kusurunun istinaf edilmeyerek kesinleştiği dosyada erkek tam kusurlu sayılmış, maddi desteğini yitiren kadın yararına maddi tazminat gerektiği kabul edilmiştir.
Kısmen Bozma Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 2. HD 25.06.2026
Eşit Kusur Kabulü Hatalı Bulundu: Az Kusurlu Kadın Yararına Tazminata Hükmedilmeli
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/470 · K. 2026/7268
Ağır kusurlu erkeğin eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu ve kadının maddi desteği yitirdiği dosyada, az kusurlu kadın yararına TMK 174 uyarınca uygun tazminata hükmedilmelidir.
Kısmen Bozma Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 2. HD 12.03.2026
Servis Şoförlüğü, Sabit Görülen Aile Görevi İhmalinin Kusurdan Çıkarılmasına Yetmedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/7504 · K. 2026/2938
Delillerle sabit olan eve geç gelme ve aile sorumluluklarını aksatacak derecede uyuma vakıalarının, erkeğin servis şoförü olması gerekçesiyle kusurlar arasından çıkarılması doğru görülmemiştir.
Kısmen Bozma Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Konusundaki 83 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Boşanmada Maddi Tazminat Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Boşanmada Manevi Tazminat Nedir?
- Tazminat Hesaplama: Hangi Tazminat, Hangi Araç?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.