top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Yoksulluk Nafakası

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Eşit Kusur Kabulü Hatalı Bulundu: Az Kusurlu Kadın Yararına Tazminata Hükmedilmeli

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/470 · K. 2026/7268 · T. 25.06.2026

Karar Özeti

Boşanma davasında ilk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Kadının temyizi üzerine Yargıtay, gerçekleşen kusurlu davranışlara göre erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunu belirtti. Daire, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ve kadının, erkeğin maddi desteğini yitirdiğini, bu nedenle TMK 174 ve hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini açıkladı. Kusur ve tazminat yönünden karar bozulmuş, tedbir ve yoksulluk nafakası dâhil diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda ağır kusurlu erkeğin eylemleri kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan ve kadın maddi desteği yitirdiğinden, az kusurlu kadın yararına TMK 174 uyarınca uygun tazminata hükmedilmelidir.

Soru: Boşanmada az kusurlu kadın, ağır kusurlu kocasından maddi ve manevi tazminat alabilir mi?

Sonuç: Kusur belirlemesi ile kadının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden karar bozuldu, diğer yönler onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“tarafların gerçekleşen ve kabul edilen kusurlu davranışlarına göre, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekir.”

“erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/3005 E., 2025/1468 K.

DAVA TÜRÜ: Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ: Tire 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI: 2020/317 E., 2022/29 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat hükümleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile davalarının kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın kadın vekilince temyiz edildiği görülmüştür. Mahkemece tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, tarafların gerçekleşen ve kabul edilen kusurlu davranışlarına göre, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden hatalı değerlendirme sonucu tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile davacı kadının maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile davacı kadının maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden davacı kadın yararına BOZULMASINA,

3.Davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Yoksulluk Nafakası konusundaki 22 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page