top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Etkin Pişmanlık

Yargıtay 8. CD Bozma Ceza Hukuku

Vakıa Kabulünü Değiştirerek Etkin Pişmanlık Uygulayacak İstinaf Mahkemesi Duruşma Açmalı

Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/7389 · K. 2026/9700 · T. 01.07.2026

Karar Özeti

Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûm edilen sanıklar hakkında bölge adliye mahkemesi, duruşma açmadan TCK 192/3'teki etkin pişmanlık hükmünü uygulamış ve cezaları düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sanık müdafilerinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin maddi vakıa kabulünü delil değerlendirmesiyle değiştirerek bu hükmü uygulayabilmek için CMK 280/1-g uyarınca duruşma açılması ve delil değerlendirmesinden sonra hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir. Karar sair yönleri incelenmeksizin oy çokluğuyla bozulmuş, salıverilme talepleri reddedilmiştir.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin maddi vakıa kabulünü delil değerlendirmesiyle değiştirip TCK 192/3'ü uygulayacaksa CMK 280/1-g uyarınca duruşma açmalıdır.

Soru: İstinaf mahkemesi duruşma açmadan etkin pişmanlık indirimi uygulayabilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı oy çokluğuyla bozuldu.

Kararın Önemli Bölümleri

“duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.”

“Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıaları kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2025/155 Esas, 2025/277 Karar

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94/1.maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/59 Esas, 2024/462 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52. ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihli ve 2025/155 Esas, 2025/277 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki, etkin pişmanlık hükümlerinin koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanmayarak fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle oluşan hukuka aykırılık düzeltilerek, sonuç olarak sanıklar hakkında 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası belirlenmek suretiyle hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarında kaldığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, aramanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemi

Suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, sanığın sadece uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, ele geçen maddenin kullanım miktarında olduğuna, hatalı değerlendirme yapıldığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303. maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıaları kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanmasına karar verebilmesi için, aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihli ve 2025/155 Esas, 2025/277 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma sebebine göre, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçiminine ilişkin kabulünü değiştirmeden yeni delil ikame yoluna gitmeden ve delil değerlendirmesi yapmadan duruşma açılmaksızın sanık lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerini uygulamak suretiyle hüküm kurmasında hukuka aykırılık bulunmadığından sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. 01.07.2026

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Etkin Pişmanlık konusundaki 17 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page