Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Etkin Pişmanlık
Ceza Genel Kurulu İtirazın Reddi Ceza Hukuku
Yanıltıcı Bilgi Veren Sanık Uyuşturucuda Etkin Pişmanlıktan Yararlanamaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/54 · K. 2026/50 · T. 21.01.2026
Karar Özeti
Evinde yüklü miktarda eroin ele geçirilen sanık, muhbir olduğunu ve uyuşturucudan kolluğu haberdar ettiğini savunmuş; ticaret suçundan kurulan mahkûmiyete yönelik istinaf ve temyiz başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, TCK 192/3'teki etkin pişmanlık indiriminin uygulanması gerektiği görüşüyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu; görevlileri ikameti yerine başka bir adrese yönlendiren, bağlantılı kişinin açık kimliğini bildirmeyen ve muhbirliğine dair delil bulunmayan sanığın müphem ve yanıltıcı bilgiler verdiğini, ticaret kastıyla hareket ettiğini ve suçun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunmadığını kabul ederek itirazı oy çokluğuyla reddetmiştir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Kolluğa sonuca etkili bilgi yerine müphem ve yanıltıcı bilgiler veren, suçun ortaya çıkmasına ya da suç ortaklarının yakalanmasına yardım etmeyen sanık TCK 192/3 indiriminden yararlanamaz.
Soru: Evinde uyuşturucu olduğunu polise söyleyen sanık etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir mi?
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı reddedildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- KurulCeza Genel Kurulu
- Esas No2023/54
- Karar No2026/50
- Karar Tarihi21.01.2026
- Karar TürüCeza Genel Kurulu Kararı
- Sonuçİtirazın Reddi
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“suç konusu uyuşturucu maddeye ilişkin sonuca etkili ve faydalı bilgiler yerine müphem ve hatta yanıltıcı ve doğru olmayan bilgiler veren”
“Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır.”
Kararın Tam Metni
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ: 10. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 106-194
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3-4(a), 62, 52/2-4, 53, 54... . maddeleri uyarınca 25 yıl hapis ve 500.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Van 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.11.2020 tarihli ve 73-251 sayılı resen de istinafa tabi olan hükmün, sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince 26.01.2021 tarih ve 106-194 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine; söz konusu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 27.06.2022 tarih, 6763-8468 ve oy çokluğuyla temyiz isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Daire Üyesi ...; "Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, mahkûmiyetine hükmedilmiştir. Sanık ...'in muhbir olarak emniyet ile işbirliği halinde olduğu, olay tarihinden bir müddet öncesinde narkotik şubede çalışan tanık kolluk görevlilerine, ... isimli bir kişinin kendisine yüklü miktarda uyuşturucu getirdiğini, bunu evine kabul etmek zorunda kaldığını, uyuşturucuyu almaya geleceği zaman yakalatabileceğini beyan ederek durumu bildirdiği, tanık kolluk görevlilerine evine tarif ettiği, aradan birkaç gün geçtikten sonra tanık kolluk görevlilerinin sanığa ulaşamaması üzerine aldıkları arama kararıyla sanığın belirttiği ikamete gelerek yaptıkları aramada, neti 39 kg eroin ele geçirilen olayda; hakkında henüz başlayan bir adli soruşturma olmadığı aşamada, evinde uyuşturucu olduğunu ve bu uyuşturucuyu getiren kişiyi yakalatabileceğini beyan eden sanığa TCK'nın 192. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum." gerekçesiyle karşı oy kullanmıştır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11.09.2022 tarih ve 22847 sayı ile; "…Sanığa TCK'nın 192/3. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği halde uygulanmaması usul ve yasalara aykırıdır. " görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 01.11.2022 tarih, 12297-10957 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN
Özel Daire çoğunluğuyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin olup müzakere sırasında Ceza Genel Kurulu Başkanı ve bazı Ceza Genel Kurulu Üyeleri tarafından sanığın suç kastının bulunup bulunmadığının öncelikle belirlenmesi gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca bu husus da ön sorun olarak ayrıca değerlendirilmiştir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
Van İl Emniyet Müdürlüğünün 09.01.2019 tarihli yazısına, 10.01.2019 tarihli arama ve el koyma tutanağına ve 21.01.2019 tarihli fezleke ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; Van İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Amirliği görevlilerince, uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitine ve yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, Van Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2019 tarihli yazılı arama emrine istinaden, 09.01.2019 tarihinde saat 20.00 sıralarında, sanığın ikamet ettiği ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sitesi, B1 Blok, No. ... sayılı adrese gelindiği, görevlilerce zile basılmasına rağmen daire kapısının açılmaması üzerine söz konusu yere çağrılan çilingir marifetiyle kapının açtırıldığı, kimsenin bulunmadığı konutta 09.01.2019 tarihli yazılı arama emrine istinaden, narkotik arama köpeği eşliğinde yapılan aramada; yatak odasındaki yatak başlığının arkasında bulunan iki adet kırmızı renkli spor çantanın içinde, yüz kırk (140) paket hâlindeki suç konusu eroinin ele geçirildiği, mutfakta yapılan aramada ise mutfak dolabının içindeki; söz konusu dairenin sanık tarafından 15.09.2018 tarihinde kiralandığına ilişkin kira sözleşmesi ile sanık adına düzenlenmiş bir adet doğal gaz abonelik sözleşmesinin bulunduğu, konu hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatına istinaden sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan işlem yapıldığı, tüm aramalara karşın kendisine ulaşılamayan sanık hakkında Van 3. Sulh Ceza Hâkimliğince 05.02.2019 tarih ve 361 sayı ile yakalama emri çıkarıldığı, sanığın 01.05.2019 tarihinde, saat 17.05 sıralarında ... Mahallesi, ... ... Caddesi üzerinde görevlilerce yakalandığı,
Van Jandarma Kriminal Laboratuvarının 25.01.2019 tarihli raporunda; ele geçirilen net 69754 gram ağırlığındaki kahve renkli toz maddenin, net 39138 gram eroin ile net 1088, 16... -MAM içerdiğinin belirtildiği,
Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.11.2019 tarih ve 9168-12399 sayı ile; sanığın suç konusu uyuşturucu madde ile ilgi ve irtibatını belirttiği ... isimli şahıs hakkında, açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilemediği ve bu bağlamda sanığın söz konusu şahsa ilişkin beyanlarının soyut nitelikte olduğu gerekçesiyle, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,
Anlaşılmaktadır.
Tutanak düzenleyici tanık ... ... mahkemede; altında imzası bulunan olay tutanağının doğru olduğunu, sanığın tanıklar ... ve ... ile irtibatlı olduğu ve adı geçenlerle görüştüğünü bildiğini, sanığın ikametine çilingir marifetiyle girildiğini, yapılan aramada yatak odasındaki çantaların içinde suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğini, olay tarihinde sanığa ulaşılamaması üzerine konu hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatına ve yazılı arama emrine istinaden söz konusu yerde arama yapıldığını,
Tutanak düzenleyici tanık ... mahkemede; altında imzası bulunan olay tutanağının doğru olduğunu, olay günü akşam saatlerinde, sanığın ikametine ilişkin istihbarat bilgisinin elde edilmesi üzerine söz konusu adresin çevresinde tertibat alındığını, sanığın evde olmaması nedeniyle çilingir yardımıyla konuta girebildiklerini, yazılı arama emrine istinaden evde yapılan aramada, yatak odasında bulunan iki adet çantanın içindeki suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğini, sanığın muhbir olduğuna dair bir bilgisinin bulunmadığını,
Tutanak düzenleyici tanık ... ... mahkemede; Van İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Amirliğinde komiser olarak görev yaptığını, aynı birimde görev yapan polis memuru tanık ...'ten, sanığın muhbirlik yapmak istediğini, ancak net bilgi vermediğini, bazen para bazen de telefon kontörü istediğini öğrendiğini, bunun üzerine tanık ...'i sanığa güvenmemesi hususunda uyardığını, bir süre sonra sanığın tanık ...'e, bir ahırda sahipsiz uyuşturucu madde bulunduğunu söylediğini, ancak kime ait olduğu konusunda bilgi vermediğini, sanığın sıkıntılı biri olduğuna karar verip konuyu amirlerine bildirdiklerini, amirlerinin de sanığın uyuşturucu madde ticareti yapabileceğini söylediklerini, bu süreçte sanığın kendilerine evinde uyuşturucu madde bulunduğunu ifade ettiğini, ancak kendilerine oturduğu daire yerine başka bir adresi ikameti olarak bildirdiğini, zira sanığın konutu kendi araştırmaları neticesinde tespit ettiklerini, ardından arama kararına istinaden söz konusu evde arama yaptıklarını ve suç konusu uyuşturucu maddeleri ele geçirdiklerini,
Tanık ... ... mahkemede; Narkotik Şube Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığını, sanığın kendilerine uyuşturucu madde ticaretine ilişkin olarak bilgi verebileceğini söylediğini, bunun üzerine sanığa yardımcı olması durumunda ikramiye alabileceğini belirttiklerini, bir süre sonra sanığın kendilerinden para istediğini, sanığa uyuşturucu madde ele geçirilmeden ödeme yapılamayacağını söylediklerini, daha sonra sanığın, bir ahırda uyuşturucu madde bulunduğunu ifade ettiğini, ancak söz konusu yerin açık adresini açıklamadığını, belli bir sürenin ardından sonra sanığın kendilerine evinde uyuşturucu madde bulunduğunu söylediğini, bu süreçte gerek para istemesi gerekse önce ahırda daha sonra ise evinde uyuşturucu madde bulunduğunu söylemesi nedeniyle sanığın davranışlarından şüphelenmeye başladıklarını, bu süreçte sanığın, oturduğu daire yerine başka bir adresi ikameti olarak kendilerine bildirdiğini, bir süre sonra sanığın kendileriyle irtibatı kestiğini, çalıştığı iş yerinden ayrılıp İstanbul'a gittiğini öğrendiklerini, durumu amirlerine anlatıp Cumhuriyet savcısına bilgi verdiklerini, yaptıkları araştırmalar neticesinde sanığın ikametine tespit edip arama kararına istinaden söz konusu konutta arama yaptıklarını, arama yapılan konutun adresinin tespiti konusunda sanığın kendilerine bir yardımının olmadığını, hatta sistemde sanığın adres bilgilerinin Çorlu olarak kayıtlı bulunduğunu,
İfade etmişlerdir.
Sanık soruşturma evresinde; Van merkezde bir lokantada garson olarak çalıştığını, eşi Tekirdağlı olduğu için geçmişte belli bir süre Tekirdağ'da lokanta işlettiğini, Tekirdağ'da ikamet ettiği dönemde, Yüksekovalı olduğunu bildiği ... isimli bir şahısla tanıştığını, ancak adı geçenin açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini, Tekirdağ'dan Van'a taşınmasından sonra tarihi hatırlamadığı bir gün, iş yerinde bulunduğu esnada ...'nın yanına geldiğini, adı geçenin elinde bir miktar uyuşturucu madde olduğunu söyleyip söz konusu maddeyi evinde bir süre gizlemesini istediğini, olumlu cevap vermesi üzerine ...'nın iş yerinden çıkıp gittiğini, bunun üzerine konu hakkında görevlilere bilgi verdiğini, yine tarihini hatırlamadığı bir gece iş yerinde bulunduğu sırada, ...'nın yanına gelip birlikte dışarıya çıkmayı teklif ettiğini, kabul edip dışarı çıktığında ...'nın kendisini park hâlinde olan ve şoför koltuğunda tanımadığı bir şahsın oturduğu bir aracın yanına götürdüğünü, ardından ... ile birlikte araca bindiklerini, hareket eden aracın bir süre sonra durduğunu, ...'nın isteği üzerine adı geçenle birlikte araçtan indiklerini, söz konusu yerden ayrılan aracın kısa bir süre sonra geri geldiğini, araçtan inen diğer şahsın bir şey söylemeden yanlarından uzaklaştığını, ardından ...'nın, uyuşturucu maddelerin aracın bagajında bulunduğunu söyleyip aracı alıp götürmesini istediğini, bunun üzerine araca binip ikametinin bulunduğu adrese geldiğini, aracın bagajında olan ve içinde suç konusu uyuşturucu maddeler bulunan üç adet koliyi evine götürdüğünü, söz konusu kolileri yatak odasına yerleştirdiğini, ardından evden çıkıp iş yerine gittiğini, yaklaşık bir saat sonra iş yerine yanına gelen ve kendisinden aracın anahtarını isteyen ...'nın, anahtarı aldıktan sonra iş yerinden ayrıldığını, bir gün sonra tanık ... ile yüz yüze görüşüp konu hakkında bilgi verdiğini, daha sonra tanığın kendisini, ismini ... olarak hatırladığı bir komiser ile görüştürdüğünü, söz konusu kişiye evinde uyuşturucu madde bulunduğunu söylediğini, bu şahsın ise uyuşturucu maddelerin ... tarafından teslim alındığı sırada kendileri ile irtibata geçmesini, amaçlarının ...'yı uyuşturucu maddeler ile birlikte yakalamak olduğunu ifade ettiğini, kolluk görevlileriyle irtibat hâlinde olduğu dönemde, eşinin Tekirdağ'a, ailesinin yanına gitmesi nedeniyle kardeşinin evinde kaldığını, bu süreçte tanık ... ile iletişimini kendisine ait eski bir cep telefonuyla kurduğunu, söz konusu telefonun suya düşüp kullanılmaz hâle gelmesi üzerine görevlilerle iletişime geçemediğini, yine çalıştığı iş yerinin ekonomik nedenlerden dolayı personel çıkarmaya başlaması ve eşi ile çocuklarını görmek için Tekirdağ'a gitmek istemesi nedeniyle iş yerinden de ayrıldığını, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak kolluğa yardım etmek istemesine rağmen kendisine haber verilmeden evinde arama yapıldığını, görevlilerin kendisine muhbir formu imzalattıklarını, kesinlikle uyuşturucu madde ticareti yapma gibi bir kastının bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini,
Mahkemede; evinde ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddelerin ... adlı şahsa ait olduğunu, uyuşturucu madde ve söz konusu şahıs hakkında kolluk görevlilerine bilgi verdiğini, tanık ... ile sürekli irtibat hâlinde olduğunu, hatta adı geçenin kendisini komiser olarak görev yapan tanık ... ile tanıştırdığını, uyuşturucu maddeleri ...'dan teslim alıp evine yerleştirdikten sonra da görevlilere bilgi verdiğini, uyuşturucu maddeleri evine yerleştirdiği tarihten yaklaşık on gün sonra ...'nın yanına geldiğini, bunun üzerine adı geçene, bir an önce uyuşturucu maddeleri teslim alması gerektiğini söylediğini, hatta ... ile görüştüğünü görevlilere de açıkladığını, bir ara cep telefonunun bozulması nedeniyle belli bir süre görevlilerle irtibat kuramadığını, görevlilerle iletişime geçemediği dönemde annesinin evinde kaldığını, evinde arama yapıldığı günün akşam saatlerinde yanına ...'nın geldiğini, adı geçenin; "Yarın akşam saat 20.00 sıralarında gelip senden malı alacağım." dediğini, bunun üzerine eve gitmeyip annesinde kalmaya ve sabah olunca tanık ... ile görüşmeye karar verdiğini, ancak görevlilerce kendisine haber verilmeden söz konusu gece evinde arama yapıldığını ve evinde ele geçirilen uyuşturucu madde nedeniyle suçlu duruma düşürüldüğünü, yalnızca emniyete yardımcı olmaya çalıştığını, hatta tanık ...'e muhbirlik yaptığını, tanıklar ... ve ...'a, bir ahırda sahipsiz bir uyuşturucu madde bulunduğunu söylediğini, ancak ahırın açık adres bilgilerini adı geçenlere açıklamadığını, zira söz konusu yerin başkasına ait olması ve anahtarın emaneten bir arkadaşı tarafından kendisine verilmesi nedeniyle ahırın adres bilgilerini polislere söylemediğini, beraatini talep ettiğini,
Savunmuştur.
V. GEREKÇE
Asıl uyuşmazlık konusu ile ön sorun birlikte değerlendirilmiştir.
A. İlgili Mevzuat ve Asıl Uyuşmazlık Konusu ile Ön Soruna İlişkin Açıklamalar
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imâl ve ticareti suçlarında etkin pişmanlığı düzenleyen TCK'nın 192. maddesinin 1 ve 3. fıkraları şöyledir;
"(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
...
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir."
Maddenin gerekçesinde de; "Maddede, uyuşturucu veya uyarıcı maddelere ilişkin suçlar bakımından özel bir pişmanlık hâli düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçlarına ilişkin etkin pişmanlık hâli düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre etkin pişmanlığın soruşturma başlamadan önce gösterilmesi gerekir. Etkin pişmanlık için, kişinin, diğer suç ortakları ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerler hakkında bilgi vermesi ve verilen bilginin, suç ortaklarının yakalanmasını ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması gerekir. Bu düzenlemede, etkin pişmanlık cezanın ortadan kaldırılmasını sağlayan bir şahsî sebep olarak kabul edilmiştir.
...
Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti ya da kullanmak için satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması suçları ile ilgili olarak soruşturma başladıktan sonra, etkin pişmanlık göstererek suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek cezada indirim yapılması öngörülmüştür. Ancak, bu bilgi vermenin gönüllü olması gerekir. Etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için, bunun en geç hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi gerekir..." açıklamalarına yer verilmiştir.
Çağdaş suç ve ceza politikası, yaptırım teorisini zamanın ruhuna ve sosyolojik gerçeklere uygun olarak yeniden anlamlandırırken, ihlal edilen hakkın bir an önce ikamesi, ıslah ve onarıcı adalet gibi kurum ve kavramlar çerçevesinde mümkünse icrasına başlanan suçun işlenmemesi/tamamlanmaması (gönüllü vazgeçme/faalnedamet), değil ise sonuçlarının önlenmesi ya da telafisi (etkin pişmanlık) amacını öncelemektedir.
Ayrıntılı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün ya da iştirak halindeki yapının kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün/iştirak halindeki yapının amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Etkin pişmanlık hâlinde suç oluşmaktadır. Ancak bu durum cezayı kaldıran veya azaltan şahsi bir neden olarak düzenlenmektedir. Duyulan pişmanlık ve eylemin sonuçlarının bir kısmının da olsa bertaraf edilmesi nedeniyle faile ceza verilmemesi veya verilecek cezadan indirim yapılması kabul edilmektedir.
Bu cümleden olarak, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imalinin, ticaretinin ve kullanımının, genel sağlığı bozmanın ötesinde kullanıcısının sağlığını, kişiliğini, toplumsal ilişkilerini tahrip etmesi, genel ahlakı etkilemesi, şiddet içeren birçok suçun kaynağı ve öncüsü, yarattığı ulusal ve uluslararası pazar ağları nedeniyle zorunlu ve öncelikle mücadele edilmesi gerektiren tehlike suçlarından olması ile bu suçların önlenmesi ve ortaya çıkartılmasındaki zorlukları da gözeten kanun vazıı, söz konusu suçlarla daha iyi mücadele edilebilmesi ve daha fazla başarı sağlanabilmesi amacıyla, suç ortaklarını ele veren veya suçun delillerinin ele geçirilmesini sağlayan faili ödüllendirmiştir. Bu kapsamda, gerek cezasızlık nedeni gerekse cezadan indirim sebebi olarak TCK'nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, daha fazla bir zararı önleyebilmek için daha az bir zarara katlanılması şeklinde ortaya çıkan, bu suçlarla mücadele edilmesi sırasında karşılaşılan zorlukları aşmaya yönelik bir tercihtir.
Uyuşturucu madde suçlarıyla mücadele kapsamında bu şekilde bir tercihte bulunan kanun vazıı, TCK'nın 192. maddesinin 1. fıkrasında; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişinin, diğer suç ortaklarını veya suç konusu maddenin saklandığı ya da imal edildiği yerleri merciine haber vermesini, diğer bir anlatımla bu suçların failini, aynı suça katılan veya söz konusu suçu bağımsız olarak işleyen diğer bir faili ya da kendi suçunu ortaya çıkarmasını, söz konusu fıkradan yalnızca zaman itibarıyla ayrılan 3. fıkrasında ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ya da uyuşturucu madde imal veya ticareti suçlarını işleyen kişilerin, kendi suçlarının ya da diğer suç ortakları veya söz konusu suçları bağımsız olarak işleyen diğer bir failin suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım edilmesini cezadan indirim nedeni olarak düzenleme yoluna gitmiştir.
Maddenin birinci fırkasında, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişilerin, yetkili makamların suçun işlendiğini haber almalarından önce suç ortaklarını ve suç konusu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yeri bildirerek etkin pişmanlıkta bulunmaları hâli cezanın ortadan kaldırılmasını sağlayan bir neden olarak düzenlenmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrasında ise uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişilerin, suçun işlendiğinin resmî makamlar tarafından haber alınmasından sonra, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi hâli cezadan indirim yapılması nedeni olarak hüküm altına alınmıştır.
Maddenin birinci fıkrasında düzenlenen cezasızlık durumunda resmî makamlar tarafından haber alınmadan/soruşturma başlamadan önce ihbar ve yardım yapılması gerekirken, üçüncü fıkrasında düzenlenen ve indirim nedeni olarak kabul edilen etkin pişmanlıkta resmi makamlarca haber alınmasından/soruşturma başlamasından sonra ve gönüllü olarak işbirliği yapılması aranmaktadır.
TCK’nın 192. maddesinin 1. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir:
1- Fail TCK'nın 188. maddesinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır.
2- Haber verme bizzat fail tarafından yapılmalıdır.
3- Haber vermenin resmi makamlara yapılması gereklidir. CMK'nın 158. maddesinde gösterilen, bir suç hakkında soruşturma yapmakla yetkili olan adli ve idari merciler, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, savcılıklar, emniyet ve jandarma teşkilatı, suçları savcılıklara iletmekle yükümlü olan vali ve kaymakamlıklar, elçilikler ve konsolosluklar resmi makamlar kapsamında değerlendirilmelidir.
4- Fail tarafından yapılan bildirimin veya verilen bilginin, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından önce olması gereklidir.
5- Fail, diğer suç ortaklarını ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri bildirmelidir.
6- Failin verdiği bilgilerin, suç ortaklarının yakalanmasın ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesi için elverişli olması gerekir.
TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için ise şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranmalıdır:
1- Fail TCK'nın 1 88... . maddelerinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır.
2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır.
3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır.
4-Hizmet ve yardım, gönüllü olarak, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından/soruşturma başlamasından sonra ancak hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir.
5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir.
6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır.
Birinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen suç ortakları kavramı geniş yorumlanmalıdır. Sadece TCK'nın 37, 38... . maddeleri anlamında suça iştirak edenler değil, failin uyuşturucu madde satın aldığı, kabul ettiği, sattığı veya verdiği diğer kişiler gibi suçla bağlantılı olan diğer şahıslar da bu kavram içinde değerlendirilmelidir. Anılan fıkralarda geçen "yakalanması" sözcüğü de, suç ortaklarının yakalanması ya da kim olduğunun belirlenmesi olarak kabul edilmelidir.
Etkin pişmanlıkta aslolan, haksızlık zemininde, illegal alanda bulunduğunun bilincinde olan kişinin, farklı saiklerle (yakalanma korkusu gibi) iktiran etmiş de olsa samimi bir pişmanlık duyarak meşruiyete/legaliteye dönme irade ve eylemselliği içinde olmaktır. Ezcümle, tartışma konusu bakımından bu eylemselliğin, suçla ilgili bilinen her şeyin paylaşılması olduğu açıktır. Bu nedenledir ki, failin, birinci fıkrasında düzenlenen cezasızlık durumundan faydalanabilmesi için hem diğer suç ortaklarını hem de uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yeri bildirmesine, yine üçüncü fıkrada indirim nedeni olarak kabul edilen etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için hem suçun meydana çıkmasına hem de fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesine her halükarda gerek olmayabilir. Etkin pişmanlık bakımından bunlardan birinin yapılması yeterlidir. Söz konusu fıkralarda yer alan ve bağlacının veya olarak anlaşılması gerekir. Doktrin ve Yargıtayın yerleşik kabulü de bu şekildedir.
Diğer taraftan "gönüllülük", Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde; "bir iş yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken üstlenen" olarak tanımlanmıştır.
Pişmanlık ve gönüllülük failin psikolojik dünyasıyla alakalı ve son derece soyut kavramlar olması nedeniyle sanığın gerçek ve samimi bir pişmanlık duyup duymadığı veya gönüllü olup olmadığının tespiti fevkalade zordur. Suç sonrasındaki tutum ve davranışların belli ölçüde cezadan kurtulma düşüncesine dayanması son derece insani bir durumdur (Baba, Türk Ceza Hukukunda Etkin Pişmanlık 2013 baskı syf 98). Bu nedenle aslında saptanmaya çalışılacak olan, failin salt cezadan kurtulma saikiyle değil fiilin yarattığı haksızlığı gidererek legaliteye dönme düşüncesiyle hareket edip etmediği hususudur ki bu da ancak her somut olay özelinde kişinin dış dünyaya yansıyan davranışlarıyla belirlenebilir.
Diğer taraftan, 01.06.2005 tarihinde mer'iyet kazanan TCK'nın "Kast" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında kast; "Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir." şeklinde tanımlanmıştır.
TCK'nın 21. maddesinin birinci fıkrasının gerekçesinde; "Kast, kişi ile işlediği suçun maddi unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur..." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Bu tanıma göre kast; kanunda suç olarak tanımlanmış tipik eylemin/unsurlarının bilerek icra olunmasını ve suçun unsurlarının, öngörülmüşse neticenin gerçekleşmesini istemeyi kapsayan iradedir. Kastın, bilme ve isteme olmak üzere birlikte bulunması gereken iki unsuru vardır. TCK'nın kabul ettiği suç teorine göre haksızlığın işlenme yöntemlerinden biri olarak kastın, iradi hareketle birlikte neticeyi de kapsayan bir konumda bulunduğu söylenmelidir. Keza suçun konusuna ilişkin bilginin de kastın bilme unsuruna dâhil olduğunda kuşku yoktur.
Doğrudan kastta, kastın bilme unsuru belirgindir. Burada failin bütün maddi unsurları hakkındaki bilgisi tamdır, kesindir (Mahmut Koca- İlhan Üzülmez; Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 14. Bası, Seçkin Yayınları, s.170).
B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme
Sanığın ikametinde yazılı arama emrine istinaden 09.01.2019 tarihinde yapılan aramada; yatak odasında bulunan iki adet kırmızı renkli spor çantanın içinde, yüz kırk paket hâlindeki suç konusu eroinin ele geçirildiği olayda;
Van İl Emniyet Müdürlüğünün 09.01.2019 tarihli yazısına, 10.01.2019 tarihli arama ve el koyma tutanağına, kolluk tarafından düzenlenen 21.01.2019 tarihli fezlekeye ve tutanak düzenleyici tanıklar ile tanık ...'in beyanlarına göre; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma başlatılmasının ve bu kapsamda sanığın ikametinde arama yapılmasının dayanağı, kolluk tarafından uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespiti ve yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ve ikametinde uyuşturucu madde bulundurduğuna dair bilgilere ulaşılmış olmasıdır.
Her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında; muhbir olduğunu, evindeki uyuşturucu maddelerden kolluk görevlileri olan tutanak düzenleyici tanık ... ile tanık ...'in bilgilerinin bulunduğunu, bu hususu irtibat hâlinde olduğu adı geçenlere ilettiğini ifade etmiş ise de tanıklar mahkemedeki beyanlarında; sanığın uyuşturucu madde ticaretine ve evinde ele geçirilen suç konusu eroine ilişkin kesin bir bilgi vermediğini, önce bir ahırda sahipsiz bir uyuşturucu madde bulunduğunu söylediğini, ancak söz konusu yerin adres bilgilerini açıklamadığını, daha sonra ise evinde uyuşturucu madde bulunduğunu ifade ettiğini, bunun üzerine konu hakkında amirlerine ve Cumhuriyet savcısına bilgi verip sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığından şüphelendiklerini söylediklerini, sanığın ikametinde yaptıkları araştırmalar neticesinde tespit ettiklerini, hatta sanığın kendilerini ikameti yerine başka bir adrese yönlendirdiğini, resmî kayıtlarda sanığın ikamet adresinin Van değil Çorlu olduğunu, telefon ile aramalarına ve çalıştığı iş yerinden soruşturmalarına rağmen sanığa ulaşamadıklarını, iş yerindeki şahıslardan sanığın işten ayrılıp İstanbul'a gittiğini öğrendiklerini ifade etmişlerdir.
Sanığın suç konusu uyuşturucu madde ile ilgi ve irtibatını belirttiği ... isimli şahıs hakkında, Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.11.2019 tarih ve 9168-12399 sayı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Aşamalarındaki savunmalarında muhbir olduğunu belirten sanığın, itiraza konu olayda muhbirlik yaptığına, kolluk tarafından muhbir olarak görevlendirildiğine dair dosya kapsamı itibarıyla herhangi bir belge veya delil bulunmamaktadır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; önce bir ahırda uyuşturucu madde bulunduğunu belirten, ancak söz konusu yerin adres bilgilerini kolluk görevlilerine açıklamayan, daha sonra ise evinde uyuşturucu madde bulunduğu söylemesine karşın görevlileri ikameti yerine başka bir adrese yönlendiren, görevlilere suç konusu uyuşturucu madde ile ilgi ve irtibatını belirttiği kişinin açık kimlik bilgilerini açıklamayan, bu hâliyle suç konusu uyuşturucu maddeye ilişkin sonuca etkili ve faydalı bilgiler yerine müphem ve hatta yanıltıcı ve doğru olmayan bilgiler veren, dosya kapsamı itibarıyla muhbir olduğuna yönelik hakkında delil bulunmayan ve ikametinde de net 39138 gram eroin ile net 1088, 16... -MAM ele geçirilen sanığın, haksızlık zemininde bulunduğunun bilincinde olduğunun ve uyuşturucu madde ticareti yapma kastıyla hareket ettiğinin, bu bağlamda suç oluşturan tipik eyleminin TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasındaki ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma ve depolama fillerini oluşturduğunun, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun ortaya çıkmasına ya da diğer suç ortağı veya ortaklarının yakalanmasına yönelik hizmet ve yardımda bulunmadığının, bu nedenle hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Ön sorun yönünden çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu...; "Sanık aşamalardaki savunmalarında; muhbir olduğunu, evindeki uyuşturucu maddelerden kolluk görevlileri olan tutanak düzenleyici tanık ... ile tanık ...'in bilgilerinin bulunduğunu, bu hususu irtibat hâlinde olduğu adı geçenlere ilettiğini ve suç konusu uyuşturucu maddeyi teslim aldığı andan itibaren görevlilerle irtibat kurduğunu beyan etmiştir. Tutanak düzenleyici tanık ... mahkemede; sanığın, tanık ... ve tutanak düzenleyici tanık ... ile irtibatlı olduğunu ve adı geçenlerle görüştüğünü ifade etmiştir. Gerek sanığın savunmalarını gerekse tanık ...'ın beyanlarını doğrular şekilde tanıklar ... ve ... mahkemede; uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak sanıkla bir araya gelip görüştüklerini, sanığın muhbirlik yapmak istediğini ve sanığın evinde uyuşturucu madde bulunduğunu söylediğini ifade etmişlerdir.
Bu hususlar birlikte dosyadaki diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmamakla müsnet suçtan, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan, ön sorun yönünden sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.",
Ön sorun yönünden çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi de; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği ve buna bağlı olarak isnat edilen suçtan CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği,
Asıl uyuşmazlık konusu yönünden çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu...; "Van İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen fezleke ve belgeler ile Van Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2019 tarihli yazılı arama emrine göre; Van İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Amirliği görevlilerince, uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitine ve yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştır. Söz konusu soruşturma sırasında görevlilerle irtibata geçen sanık, evinde uyuşturucu madde bulundurduğunu açıklamış ve 09.01.2019 tarihinde sanığın evinde yapılan aramada; yüz kırk paket hâlindeki suç konusu eroin ele geçirilmiştir. Bu bağlamda sanık resmi makamlarca soruşturma başlatıldıktan sonraki aşamada, suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlayan etkili ve yararlı nitelikteki beyanlarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmiştir. Bu kapsamda suçun meydana çıkmasına yönelik kendisinden beklenen hususları yerine getirdiği anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği görüşünde olduğumdan, asıl uyuşmazlık konusu bakımından da sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.",
Asıl uyuşmazlık konusu yönünden çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi de; suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlayan etkili ve yararlı nitelikteki beyanlarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında, TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu,
Düşünceleriyle,
Karşı oy kullanmışlardır.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2-Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 8. CD 02.07.2026
Etkin Pişmanlık İndirimi için Bölge Adliye Mahkemesinin Duruşma Açması Gerekirdi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/11452 · K. 2026/9793
Somut olayda TCK 192/3 kapsamındaki etkin pişmanlık indirimi CMK 303/1 ve 280/1-c kapsamında bir düzeltme sebebi olmadığından bölge adliye mahkemesinin duruşma açarak hüküm kurması gerekir.
Kısmen Bozma Etkin Pişmanlık
Yargıtay 8. CD 02.07.2026
Suçun Sübutunu Etkilemeyen Uyuşturucu Yeri Bildirimi Etkin Pişmanlık Sayılmadı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2026/6712 · K. 2026/9753
Somut olayda sanığın bir kısım uyuşturucunun yerini bildirmesi sübutu etkilemediğinden ve kendisinin veya başkasının suçunu ortaya çıkarmaya katkı sağlamadığından etkin pişmanlık uygulanamaz.
Bozma Etkin Pişmanlık
Yargıtay 8. CD 01.07.2026
Vakıa Kabulünü Değiştirerek Etkin Pişmanlık Uygulayacak İstinaf Mahkemesi Duruşma Açmalı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/7389 · K. 2026/9700
Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin maddi vakıa kabulünü delil değerlendirmesiyle değiştirip TCK 192/3'ü uygulayacaksa CMK 280/1-g uyarınca duruşma açmalıdır.
Bozma Etkin Pişmanlık
Yargıtay 8. CD 02.07.2026
Sentetik Uyuşturucu Ticaretinde Yarı Oranında Artırım Onandı, Etkin Pişmanlık Uygulanmadı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/3339 · K. 2026/9810
Somut olayda suç tarihi itibarıyla TCK 188/4-a kapsamında düzenlenen uyuşturucu nedeniyle temel cezada yarı oranında artırım yapılması usul ve kanuna uygundur.
Onama Etkin Pişmanlık
Etkin Pişmanlık konusundaki 17 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.