top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Haklı Nedenle Fesih

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Fesih Yazısı İşverene Aitken İstifa Kabul Edilerek Çıkış Kodu Davasının Reddi Bozuldu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/271 · K. 2026/2053 · T. 05.03.2026

Karar Özeti

Satış mümessili olarak çalışan davacı, işverenin SGK'ya bildirdiği 46 kodunun haklı sebep bildirilmeden işveren feshini gösteren 04 koduyla düzeltilmesini istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi de tanık ve isticvap beyanlarına göre davacının istifa ettiğini kabul ederek istinafı esastan reddetti. Yargıtay, kaşeli fesih yazısını, davacının bu yazıyı imzalamaktan kaçındığını, işverenin bütün aşamalarda istifa değil haklı fesih savunması yaptığını ve istifa belgesi bulunmadığını gözeterek feshin işverence yapıldığını belirtti. 25/II'deki fesih nedenleri ispatlanamadığından davanın reddini bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

İşverenin kaşeli yazıyla haklı fesih bildirdiği, istifa savunması yapmadığı ve istifa belgesi bulunmayan dosyada fesih işverene ait olup 25/II nedenleri ispatlanamadığından kod düzeltme davası kabul edilmelidir.

Soru: Çıkış kodu davasında istifa kabulü neden dosyayla uyumlu bulunmadı?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle ilk derece kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği; davalı işverence kullanılan kod (46)'nın karşılığını oluşturan 4857 sayılı Kanun'un 25/II hükmündeki fesih nedenlerinin ise dosya kapsamına göre ispatlanamadığı”

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi 2026/271 E. , 2026/2053 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1605 E., 2025/2113 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/6 E., 2025/133 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı nezdinde 24.02.2021 tarihinden 29.07.2021 tarihine kadar ürün tanıtım elemanı/satış mümessili olarak kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshedildiğini, davalı işverenin gerçeğe aykırı ve hatalı kod bildirmesi sebebiyle davacının maddi ve manevi açıdan zarara uğradığını ileri sürerek davalı Şirket tarafından ... Kurumuna (SGK) 29.07.2021 tarihli kod (46) olarak bildirilen işten ayrılış bildirgesinin iptali ile işten ayrılışının Kod (04) olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işten çıkış bildiriminin davalı Şirket tarafından gerçeğe uygun şekilde yapıldığını, davacının güveni kötüye kullanan hâl ve hareketlerinin mevcut olduğunun araç takip sistemi kayıtları ve Otomatik Geçiş Sistemi hareket bilgileri ile sabit olduğunu, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını ve haklı nedenle feshe kendisinin sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dosyasında dinlenen taraf tanıklarının davacının istifa ederek işten ayrıldığını beyan ettikleri, davacının isticvapla alınan beyanında da istifa ederek işten ayrıldığını beyan ettiği, davacının davalıya ait işyerinden istifa ederek ayrıldığı, davacının dava dilekçesinde (46) kodun (04) olarak düzeltilmesini talep ettiği, Mahkemenin talep dışında karar veremeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararının dosya kapsamına uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında davalı işverenlikçe davacı işçinin istifa ettiğine dair yazılı bir istifa metninin sunulamadığını, sadece tarafların sözlü beyanı ile davacının istifa ettiği yönündeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki talep ve uyuşmazlık konusunun davacının istifa edip etmediği değil, irdelenmesi gereken hususun, SGK'ya bildirilen (46) kodunun fesih sebebine uygunluğu olduğunu, davacının kod (46) ile işten çıkartılmasına dayanak teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığını, davacının işten ayrılış kodunun değiştirilmesi talebinde güncel hukuki yararının bulunduğunu, davacı işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshedildiğini, davalı işverenin gerçeğe aykırı ve hatalı olarak çıkış kodu bildirmesi sebebiyle davacının maddi ve manevi açıdan zarara uğradığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkindir.

Fesih bildirimi tek taraflı bir irade beyanı olup bu beyan, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde süre verilerek sözleşmenin sona erdirilmesinde kullanılabileceği gibi belirli ya da belirsiz süreli sözleşmelerin haklı nedene dayanarak, işçi veya işveren tarafından süre verilmeksizin sona erdirilmesinde de kullanılmaktadır. Bu nedenle iş sözleşmelerinde fesih bildirimi sözleşmeyi belirli bir sürenin geçmesiyle ya da derhâl sona erdiren, karşı tarafa yöneltilmesi gerekli tek taraflı bir irade beyanı olup muhataba ulaşması ile sonuç doğurur. İş sözleşmelerinde fesih bildiriminde bulunma hakkı, kural olarak her iki tarafa da tanınmıştır. Hukuki niteliği itibarıyla fesih bildirimi, yenilik doğuran bir hak olup beyanın karşı tarafa ulaşması ile sonuç doğurur; bu nedenle karşı tarafın kabulüne gerek yoktur. Hukuk sistemimizde feshin işçi veya işveren tarafından yapılmasına bağlanan hukuki sonuçlar farklı olduğundan fesih bildiriminin kimin tarafından gerçekleştirildiğinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Yine iş sözleşmesinin her iki tarafça feshedilmiş olması hâlinde de ilk önce kimin tarafından feshedildiğinin ortaya konulması gerekmektedir. İş sözleşmesinin kimin tarafından feshedildiği belirlendikten sonra sözleşmeyi sona erdiren bozucu yenilik doğuran hak bu kişi tarafından kullanılmış sayılacağından, feshe bağlanan hukuki sonuçlar kullanan kişiye göre belirlenecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.09.2018 tarihli ve 2015/22-3097 Esas, 2018/1339 Karar sayılı kararı).

Hukuk sistemimizde feshin işçi veya işveren tarafından yapılması farklı hukuki sonuçlar doğurduğundan fesih bildirimini kimin gerçekleştirdiğinin belirlenmesi önem taşımaktadır. İş sözleşmesinin her iki tarafça da feshedilmiş olduğu hâllerde ise öncelikle hangi tarafın fesih hakkını daha önce kullandığının ortaya konulması gerekmektedir. Feshi gerçekleştiren taraf belirlendikten sonra sözleşmeyi sona erdiren bozucu yenilik doğuran hakkın o kişi tarafından kullanıldığı kabul edileceğinden, feshe bağlanan hukuki sonuçlar da buna göre belirlenecektir.

Haklı nedenle fesih hakkı; dürüstlük kuralları gereği iş ilişkisini sürdürmesi kendisinden beklenemeyecek tarafa belirli veya belirsiz süreli iş sözleşmesini derhâl feshetme yetkisi tanıyan bozucu yenilik doğuran bir haktır. Sürekli borç ilişkisi yaratan iş sözleşmesine devam edilmesi, ortaya çıkan bir durum nedeniyle, taraflardan biri açısından çekilmez hâle gelmişse haklı nedenle derhâl fesih hakkı doğar. Sözleşmeye devamın çekilmez hâle gelip gelmediğinin ölçütünü ise objektif iyiniyet, yani dürüstlük kuralları oluşturur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 24... . maddeleri, iş sözleşmesinin işçi ve işveren tarafından haklı nedenle derhâl fesih hâllerini düzenlemektedir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, SGK çıkış bildiriminde ise "belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi" kodu (kod 4) yerine "doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış" kodu (kod 46) kullanıldığını ileri sürerek kodun düzeltilmesini talep etmiştir. Davalı ise davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı tutum ve davranışları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savunmuştur.

Fesih, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran tek taraflı bir irade beyanı olduğundan feshin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespiti belirleyici önem taşımaktadır.

Yargılama sırasında dinlenen davalı tanığı ..; davacıya fesih bildirimi yapılacağını, ancak davacının imzalamaktan kaçındığını ve bunun üzerine tutanak tutulduğunu, kendisine işten çıkarılacağı söylenince ayrıldığını beyan etmiştir. Davalı tanığı .. ise davacının şirket aracını plakasız kullandığını, bu konuda yetkililerce tutanak tutularak kendisine bildirildiğini ve davacının bunu öğrenince fevri biçimde ofisten ayrıldığını belirtmiştir.

Dosya kapsamındaki 29.07.2021 tarihli ve davalı Şirket kaşesini taşıyan yazıda; davacının işverenin güvenini kötüye kullandığı ve Şirket aracını izinsiz özel işlerinde kullandığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiği ifade edilmiş, davacının bu yazıyı imzalamaktan imtina ettiği belirtilmiştir. SGK işten çıkış kodunun (46), fesih bildirim tarihinin ise 29.07.2021 olduğu görülmektedir. Davalı tarafın cevap, istinaf ve temyiz dilekçelerinde davacının istifa ettiğine dair herhangi bir savunmada bulunmadığı, haklı nedenle işveren feshini savunduğu ve dosyaya davacının istifa beyanını içeren herhangi bir belgenin sunulmadığı da anlaşılmaktadır.

Bu itibarla iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği; davalı işverence kullanılan kod (46)'nın karşılığını oluşturan 4857 sayılı Kanun'un 25/II hükmündeki fesih nedenlerinin ise dosya kapsamına göre ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken iş sözleşmesinin davacı tarafından istifa ile feshedildiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Fesih Yazısını İmzalamayan İşçinin İşyerinden Ayrılması İstifa Sayıldı mı?

Hayır. Daire, işverenin kaşeli fesih yazısını, işverenin bütün aşamalarda istifa değil haklı fesih savunması yapmasını ve istifa belgesinin bulunmamasını esas alarak feshin işverence yapıldığını kabul etti.

Benzer Kararlar

Haklı Nedenle Fesih Konusundaki 50 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page