top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Etkin Pişmanlık

Yargıtay 7. CD Bozma Ceza Hukuku

Dosyayla İlgisiz Gerekçe ve Çelişkili Eşya Değeri Nedeniyle Kaçakçılık Hükmü Bozuldu

Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/5817 · K. 2026/7422 · T. 24.06.2026

Karar Özeti

Bozma üzerine kurulan kaçakçılık mahkûmiyetini katılan idare ve sanık temyiz etti. Yargıtay sübutta isabetsizlik görmedi; ancak lehe kanun değerlendirmesinde dosyayla ilgisi olmayan sanık isimlerine yer verildiğini, eşya değerinin bozmadan önce 1.969,50 TL, sonra 5.000,00 TL tespit edilmesindeki çelişki giderilmeden sanık aleyhine olan 24.430,86 TL gümrüklenmiş değer üzerinden etkin pişmanlık ihtarı yapıldığını belirledi. Derdest benzer dosyanın zincirleme suç yönünden incelenmesini, doğrudan adli para cezasının paraya çevrilmesini, kazanılmış hakkın gösterilmesini ve tüm eşyanın müsaderesini de gerekli gördü. Hüküm bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Tespit varakalarındaki eşya değeri çelişkisi giderilmeden sanık aleyhine olan gümrüklenmiş değer esas alınarak yapılan etkin pişmanlık ihtarı usulüne uygun sayılmaz.

Soru: Eşya değerleri çelişkiliyken aleyhe değer üzerinden etkin pişmanlık ihtarı yapılabilir mi?

Sonuç: Hüküm; gerekçe ve değer çelişkisi, etkin pişmanlık ihtarı, zincirleme suç araştırması, adli para cezası, kazanılmış hak ve müsadere yönlerinden bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“dosya ile ilgisi olmayan farklı sanık isimlerine ve gümrüklenmiş değere yer verilmesi,”

“sanığın aleyhine olan 24.430,86 TL gümrüklenmiş değer esas alınarak ihtarat yapılması,”

Kararın Tam Metni

7. Ceza Dairesi 2025/5817 E. , 2026/7422 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/420 E., 2025/408 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin/istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin/istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Gerekçeli kararın lehe kanun değerlendirmesi bölümünde, dosya ile ilgisi olmayan farklı sanık isimlerine ve gümrüklenmiş değere yer verilmesi,

2.Ele geçen kaçak sigara, cep telefonu, kulaklık, batarya ve şarj aleti yönünden dosya arasında bulunan ve ... İdaresi tarafından hesaplanan bozmadan önce alınan iki ayrı Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit (...) Varakasında suça konu eşyanın toplam ... değerinin 1.969,50 TL, bozmadan sonra alınan

... varakasında ise toplam ... değerinin 5.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, suça konu eşya yönünden hesaplanan ... değerlerine yönelik çelişki giderilerek, yeniden tespit edilecek ... değer üzerinden ... İdaresince hesaplanacak gümrüklenmiş değer tutarına göre; soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, ... varakasındaki sanığın aleyhine olan 24.430,86 TL gümrüklenmiş değer esas alınarak ihtarat yapılması,

3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 30.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 29.06.2015 olduğu,

Yapılan UYAP sorgulamasında Van 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/293 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 14.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.07.2025 olduğu,

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Yargılama sonucunda sanığın neticeten 1 yıl 6 ay hapis ve 3 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, ancak sanık hakkında doğrudan hükmedilen 3 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereği netice adlî para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

5. 29.03.2016 tarihli kararda sanığın neticeten sanığın hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve ve doğrudan tayin edilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, bu kararın sanık temyiz edildiği gözetilerek, sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle cezanın hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezası ve doğrudan tayin edilen 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,

6.Dava konusu kaçak eşyaların tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine yalnızca imha harici tutulan eşyalarlar hakkında müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Yargıtay Eşyanın Değerini Kendisi Belirledi mi?

Hayır. Tespit varakalarındaki değer çelişkisinin giderilmesini, yeniden belirlenecek değer üzerinden gümrüklenmiş değerin hesaplanmasını ve buna göre usulüne uygun ihtar yapılmasını istedi.

Benzer Kararlar

Etkin Pişmanlık Konusundaki 24 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page